müzik gruplarının bir başka tarz müzik yaptığı ve kadıköy müziği denen tarzın ortaya çıktığı.. akmarı, kadıköy çarşısı stüdyoları tek büfesi, rıhtımı ile bambaşka güzellikte bir yerdir kadıköy
kadıköyde geçirilebilinecek bir gün:
modaya gidilir sahilde yürülür ve bi çay bahçesinde oturulur * sonra reksin sokağında bi nargileciye gidilir.bu kahverengi ya da marakeş filan olabilir.bi tavla atılır tabe.sonra mutlaka ya patsos ya da yazıcıoğlunun önündeki büfede psikopat,deli,manyak ve bunun gibi isimlere sahip sandviçlerden yenir.o gün para varsa yazıcıoğlundan keyfe keder bi oyun yahut bi dinleti cd si alınabilir.ya da akmara gidilir.zihnideki promosyon kasetlere, orta dünya kitaplarına bakılır.artık akşama doorudur ve alkol için dooru zamandır.barlar sokağına dooru şööyle bi uzanılır. hera, budha, karga, karin, lal, hintçayı,isis gibi geniş fiyat yelpazesine sahip barlardan biri seçilir.(genelde ucuz olduundan karga ya da grup çıktığından budhaya gidilir.)gece bardan çıkılır.ya kadıköyde sabaha dek ordan oraya sürüklenilir ya da caddebostan sahiline gidilip çimenlere uzanılır deniz izlenilir.tabi bu arada bikaç sokak arkadaşı * edinmek kaçınılmaz olacaktır. sabah günün ilk ışıklarıyla şaşkınbakkal unpak a gidilir.sıcak bi poğaça ve limonatayla güne yeniden başlanılır..
sinemaları, sahafları, kitapevleri, barları, cafeleri, caddeleri, sokakları ile
kültür, sanat, eğlence, yiyiş ve aşkın anadolu yakası adresidir. tabii ki bunalım ve melankoliyi de bolca içerir. (bkz. moda sahili ve çay bahçeleri )
iki milyon küsür nüfusuyla istanbul'un en kalabalık ilçesi. bir kaç yıl önce il olması tartışması gündeme gelmiş, fazla olay çıkmadan fikirden vazgeçilmiştir.
eskiden istanbul'un en nezih yerlerinden olan, moda gibi insanı dinlendiren,deniz havasına sahip bir semte sahip olan ilçedir.şu an adım başı her binası ya dershane ya da cafe olmuştur,ayrıca haftasonları gidilip gezilmesi son derece tehlikelidir, haftasonları fb stadında gerçekleşen maçlar nedeniyle trafiği felç olur ve kadıköyden eve dönmeniz bir cehennem azabına dönüşür...
iskelesinden iner inmez bir sürü çingenenin üzerinize üşüştüğü,cep telefonu ve cüzdan gibi şeyleri kaptırmamak için oldukça efor sarf edilmesi gereken yer.
bir çocuğun bir gencin bir çiftin bir yaşlının yaşamını geçirebileceği en güzel yerdir; gençlere uygundur çünkü cafeleri; sinemaları; tiyatroları; alışveriş mekanları oldukça fazladır; çiflere uygundur çünkü moda'da en güzel romantik anları yaşayabilirler; yaşlılar içindir çünkü pencerelerinden tüm olanları seyredip mutlu olabililer.
dünyanın en büyük ilçesi olup (yanlışım varsa düzeltin) boğazın marmara çıkışına köşedir.anadolu yaksının insanı olmadığımdan pek gitmem,yer yurt bilmem.ama avrupa yakasındaki ilçelerden daha düzenli olmasıyla takdire şayandır.
kadıköy'ün kuruluşu, bizanstan, yani istanbul'un kuruluşundan 17 yıl kadar öncedir. kuruluş tarihi olarak m.ö. 675 kabul edilir. fikirtepeden sonraki ilk yerleşme bugünkü moda burnu ile yoğurtçu arasında kalan yerde kurulan halkedon (bakır ülkesi) olmuştur. fetih yıllarında küçük bir yerleşim birimi olan kadıköy, fethi takip eden yıllarda da çok büyük bir gelişme göstermemiştir. kadı hızır bey'in, bugünkü osmanağa caminin bulunduğu yere yaptırdığı cami, osmanlının buradaki ilk önemli yapısı olmuştur. kadıköyün asıl gelişmesi, 19. yüzyılın 2. yarısında, selimiye kışlası, haydarpaşa askeri hastanesi gibi önemli yapıların inşasından sonra başlamıştır. özellikle 1857 de başlayan düzenli vapur seferleri kadıköyün yerleşimi için daha tercih edilir bir mevki haline getirmiştir. kadıköy, 1869 yılında o zamanlar daha büyük ve önemli bir merkez olan üsküdar sancağına bağlanmıştır. uzun süre üsküdara bağlı kalan kadıköy, 1930 da ilçe yapılmıştır.
1350 yılında kadıköy osmanlılar tarafından istila edildikten sonra ismi "kalıcı dünya" olmuş, fakat bu deyim fazla kullanılmamıştır.
daha sonra istanbul türkler tarafından zaptedilmiş ve kadıköy, fatih'in ilk kadısı olan hıdır beye makam ödeneği karşılığı arpalık olarak verilmiştir. böylece kadıköy ismi yerleşip, günümüze kadar gelmiştir.