belki ilginizi çeker
  1. · penis
  2. · vajina
  3. · woodrow wyatt
  4. · erkeklerle kadınlar arasındaki farklar
  5. · kızların en çekici olduğu anlar
  6. · erkeklerin en çekici olduğu anlar
  7. · 1 kadın ve 1 erkek
  8. · şahin marka beyaz araba kullanan kadın
gündem
  1. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  2. · okan bayülgen
  3. · kar yagarken hissedilen duygular
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  6. · annelerin yakışıklı anlayışı
  7. · google wave
  8. · vizelerin bitmesine üzülen öğrenci tipi
  9. · erkeksiz hayat

kadınlarla erkekler arasındaki farklar  

 sayfa  / 3
  1. (bkz: penis)
    (bkz: vajina)
    (bkz: doğum)
    vs.vs.vs....
    (right lane must exist, 31.05.2005 18:03)
  2. her iki tarafta kendilerine göre artı ve eksilerle donatılmıştır. genellikle bu nüanslar doğuştan gelir ve bu genellemeyi bozanlar her zaman vardır, var olacaktır.
    (bkz: araba kullanma yeteneği)
    (bkz: düşünme yetisi)
    (bkz: el beceri yeteneği)
    (16v, 18.06.2005 19:32)
  3. kadınlık, kazanım veya başarı değil; veridir. erkeklik ise veri değil; edinim, kazanımdır. bu nedenle erkeklik her an kaybedime tehlikesi bulunan, nihayi olarak asla elde edilemeyen bir statüdür.erkek üstünlüğüne dair iddiaların çok daha güçlü olduğu ataerkil toplumlarda erkeklerin erkekliklerini ispatlaması gerekliliği doğar ve bu erkekliği kaybetmeyle ilgili kaygıları da beraberinde getirir. toplumlar tarafından oluşturulan bu ayrım ve durum kadınların cinsel denetime maruz kalmasına neden olurken erkeklerin de "erkekliğin kitabı", " erkek adama o yakışmaz, erkek adam öyle yapmaz" gibi söylemlerle kendilerini baskı altına sokmalarına neden olur.
    (tanrim ben nerdeyim, 10.01.2007 18:51 ~ 18:58)
  4. 100 metre rekorunda yaklaşık 1 saniye falandır. örnekler çoğaltılabilir.
    (alkolik2000, 10.01.2007 21:56)
  5. kadınlar erkeklere göre daha duygusal ve daha romantikdir
    (tashicardi, 10.01.2007 21:58)
  6. "bu nedir?" sorusuna dünyadaki bütün erkeklerin aynı cevabı verebilmesi bunun aksine her kadından milyonlarca (bkz: abartma) değişik cevabın çıkmasıdır.
    (ne kadınlar sevdim, 10.01.2007 22:06)
  7. "çişine yön verebilme yeteneği" de bu farklardan biridir.
    (pushitonmeshitonme, 19.07.2007 22:37)
  8. canlılar aleminde sadece insan denen türü fazlasıyla enterese eden farklardır.
    (luto, 11.08.2007 11:48)
  9. şimdiye kadar en çok araştırılan ki kanımca bazı disiplinlerin temelindeki bulmacayı andırır ayrım sorunudur.

    1930 larda sosyal antrolopoloji diye bir şey çıktı. bu disiplinin başlangıçta kendine koyduğu soru kişiliğin ırka mı yoksa kültüre mi dayandığıydı.

    bu konunun öncülerinden margaret mead, amerikalı antropolog, kadın ve erkek arasındaki farkları kendi toplumu dışındaki toplumlarda incelemenin doğru olacağını ve bu hususta özellikle ilkel toplumların incelenmesinin kadın erkek arasındaki farkı ortaya koyacağını düşündü. bu düşünce üzerine yeni gineye gitti.

    ilk araştırdığı kabile arapeshti. bu kabilenin en ilginç özelliği çevre kabilelerin aksine insan eti yememeleriydi. neyse konunun bizimle ilgili kısmına gelirsek, mead tam bir düşkırıklığına uğradı, çünkü bu kabilede erkek ve kadın arasında bir mizaç farklılığı yoktu. kendi üretim ilişkileri çerçevesinde belirli görev tanımları vardı, ancak bu tanımlar herhangi bir kadın erkek farkılığı yaratmıyor, erkeği veya kadını diğer cinsin üstüne koymuyordu. böylesi bir üstünlük evlenme olayında gözlemlenebilirdi belki. zira arapeshlilerde ergenlik çağına yaklaşan kız nişanlandırılır, ve diğer aileye gönderilir. nişanlısı artık onu da besleyecek gıdayı bulmak zorundadır. ancak bu erkeğin özellikle gururlandığı veya istediği bir şey değildir, sadece kültürün ve üretim yapısının mümkün kıldığı koşullar bu şekildedir. erkek kadından bir şey istediği zaman bunu erkekliğini göstererek değil, yaptığı işleri göstererek istiyordu. aynı şey kadın için de geçerliydi. zaten çok barışçıl olan bu toplumda önemli olan toplumdaki üretime katkın. bu katkı üzerinde bir şeyler elde edebiliyorsun ki kadın veya erkek herhangi birinin günde sarf ettiği çabanın onda dokuzu komşular ve diğer akrabalar için. kimse kendisi için bir şey yapmıyor, tam tersine herkes başkaları için çalışıyordu. bu kollektivist yapıda nişanlıya ve nişanlının ailesine düşen gelini eğitmekti. son olarak bir şeyi tekrar ediyorum, görevler arasında kesin ayrımlar olsa da mizaç veya yetki olarak herhangi bir ayrım kadınlar veya erkekler arasında yoktu.

    bu kabile öylesine barışçıldı ki savaş kavramını haiz değildi. bir insanın diğerini öldürmesini anlamıyor, rekabet duygusunu hissetmiyorlardı. zaten çocukların oyunlarının hiçbirinde kazanan taraf olmazdı.

    mead bu hayalkırıklığıyla başka kabileleri incelemek istedi. incelediği ikinci kabile tam bir kafa avcısı olan mundugumor kabilesiydi. bu kabile arapeshlerin tam tersiydi. insanların mizaçları olabildiğince sert, kaba ve düşmancaydı. toplumun itkisi düşmanlıktı sanki. çekirdek aile üyeleri dahi birbirine düşmandı. tabi bunun üretimin kültürüyle ve oluşturulmuş bir yetiştirme tarzına bağlı olduğu çok açık. arapeshlerde çocuk her şeyin üstündeyken, sürekli olarak anne kucağının güvenli duygusuyla büyürken, mundugumorlar da durum bunun tam tersiydi. hatta çoğunlukla doğan erkekler öldürülüyordu, çünkü bir erkeğin biriyle evlenmesinin tek olanağı, evlendiği kişinin erkek kardeşine kendi kız kardeşini vermesiydi. bu nedenle yeterince kız çocuğu olmayan baba, hatta bazan anne erkek çocuğunu doğar doğmaz öldürüyordu.

    burda da kadınlar ve erkekler arasında üretim aşamalarındaki görev dağılımlarında farklılıklar var, ama hem erkek hem kadın olabildiğince düşmanca, kaba, ve şiddet eğilimliydi. yani mizaçlarında doğuştan gelebilecek en ufak bir farklılık yoktu.

    son olarak tchambuli kabilesine gitti mead. bu kabilede üretim yüzde doksan kadınların elindeydi. kadınlar ve erkekler farklı bölgelerde yaşıyor, erkekler kendi aralarında görsel ve duyusal şovlarını geliştiriyor, kadınlar ise balık tutuyor, yemek yapıyor ve çocuklara bakıyorlardı. büyüyen çocuk kadınlar bölgesinden erkekler bölgesine gönderiliyor ve erkek olma eğitimine giriyordu. kafa avcısı değillerdi, ancak bir erkeğin erkek olabilmesi için mutlaka başka bir insanı öldürmesi gerekiyordu, bu nedenle kabileler arasında öldürülecek küçük çocuklar ticareti yapılıyordu. ve başta kafa ticareti olmak üzere diğer malların ticareti erkeklerin işiydi.

    mead sonunda aradığını bulmuştu. kadınlar ve erkekler arasında mizaç farklılığı olan bir kabile, çünkü bu kabilede kadınlar kollektivist, birbirine bağlı, mantıklı; erkekler ise duygusal, kuşkucu, estetiğe düşkündü.

    her üç kabile de aynı ırktandı. ikisinde kadın ve erkek arasında mizaç farkı yokken üçüncüsünde vardı. peki kadın ve erkeğin mizacı nerden geliyordu?

    mead yaptığı araştırmaya dayanarak, biyolojinin etkisi olsa da mizaçların yetiştirilme tarzı ve kültürden geldiğini söyledi. biyolojinin etkisi vardı zira her üç grupta da "tuhaf" denilebilecek marjinaller çok az sayıda da olsa çıkıyordu. arapeshler de kendine düşkün kollektivist olmaya egoistlikten vazgeçmeyen tipler olduğu gibi, mundugumorlarda düşmaca tavır sergilemeyen, daha hoşgörülü tipler çıkabiliyordu.

    neyse bunca şeyi niye yazdım? erkekler ve kadınlar arasındaki farkları yazabilmek için. öncelikle şunu söylemek gerekir, insanlar arasında biyolojik farklar olsa da mizaç yönünden bir çok birey yetiştirilme tarzına ve kültürüne göre gelişir. yani mizaçtaki farklılıklar kadın veya erkek arasındaki farklılıklar değil, bireyin yetiştirilme tarzı ve toplumun ona biçtiği rollerin farklılıklarıdır. marjinal olma oranlarında dahi(yani yetiştirilme tarzına karşı çıkıp, topluma isyan eden ve bildiğini okuyanlar) kadın veya erkek arasında bir fark yoktur. sözün özü farklılık varsa bile kadınlar veya erkekler arsında, bu erkek ve kadın olmalarıyla değil, toplumdaki kadın olma veya erkek olmayla ilgilidir.

    olay burda düğümleniyor gibi. yani kadınlar ve erkekler arasında farklar var. ama bu farklar kültürden ve çocukluktan geliyor. her toplumda farklı olabiliyor. bir toplumda çok akılcı olan kadın, diğerinde çok aptal olabiliyor. bir toplumda çok kaba olan erkek, diğer toplumda kaba olan kadın olabiliyor. bu nedenle şunu sormak lazım, hangi toplumdaki veya kültürdeki kadın ve erkek arasındaki farktan bahsediyoruz? ayrıca günümüzde tek bir kültür ve yetiştirilme tarzı kaldı mı ki? doğuda kadın başka yetişiyor batıda başka. hatta aynı yerdeki insanlar dahi farklı yetiştirme tarzı kullanabiliyor. her kadın farklı bir erkek tipini istiyor(bkz: erkeklerin en çekici olduğu anlar), her erkek farklı bir kadın tipi istiyor(bkz: kızların en çekici olduğu anlar).

    yani diyorum ki bizim toplumdan bahsediyorsak kadın veya erkekler arasında kesin bir ayrım yoktur. farklılık bireydedir. birey dğer bireyden farklıdır. kadın erkekten değil.
    (tariktuna, 13.03.2008 00:59 ~ 12:01)
  10. erkek: ne güzel! bir kadını seviyorum der
    kadın: ne güzel! bir erkek beni seviyor der
    (z string, 13.03.2008 01:05 ~ 01:05)
  11. kadın vücudu, bir ay boyunca bir tane yumurta hücresi üretirken, erkek vücudu bir ay boyunca 12 milyar sperm hücresi üretir.

    (bkz: geri kalan her şey için mastercard)
    (kadın giyinmiş zaman, 15.04.2008 20:22)
  12. bruno bozzetto'nun eğlenceli bir flash animasyonunun konusu.

    http://www.bozzetto.com/...
    (talen, 15.04.2008 20:27)
  13. "erkek evin başıdır, kadınlar da boynu. o başı, istediği yere döndürebilir."
    (kadın giyinmiş zaman, 22.04.2008 17:04)
  14. kadınlar detaylarla uğraşırlar,erkek için ise olayı yüzeysel olarak bilmek kafidir.
    (splendor, 26.06.2008 17:08)
  15. kadınlar sessiz sakin olunca hanım denilir,erkekler sessiz sakin olunca pısırık denilir.

    ps:bu söz kadınları mı yüceltir,hayır erkekleri.
    (haut parleur, 01.08.2008 21:14)
  16. (stylebrisbane, 01.08.2008 21:25)
  17. erkek, bir kadına aşık olurken; kadın, bir erkeğin kendine aşık olmasına aşık olur.
    (yazar gibi, 01.08.2008 21:48)
  18. erkekler çabuk bağlanır çabuk unutur; kadınlar zor bağlanır hiç unutmaz.
    (eksik roman, 01.08.2008 23:22)
  19. 1. erkek hayatına giren her kadını aynı kelimelerle sever; kadınsa her yeni erkeği farklı bir lügatla.
    2. erkek hayatına giren her kadını aynı şekilde sever, aynı şekilde de sevilmek ister; kadınsa her erkek onu daha farklı sevsin, sevginin şiddeti hep değişsin.
    3. erkek işi biten gitsin ister; kadınsa uzun uzun kalınsın.
    4. erkek saftır, kadınsa hesaplı ve hesapçı.
    5. erkek hayalcidir, kadınsa gerçekçi.
    6. erkek bittiyse hepten silinsin ister, kadınsa anısı kalsın, iz bıraksın.
    7. erkek elde etmek ister, kadınsa elde tutmak.
    8. erkek güvenilmek ister, kadınsa güvenmek.
    (zinkafnun, 18.09.2008 11:48 ~ 24.04.2009 15:58)
  20. erkeklerin penisi, kadınların ise vajinası vardır.
    (haarp131, 18.09.2008 11:51)
  21. kadınlar ayrıntıları sever, ayrıntılarla mutlu olur, ayrıntılarla mutlu etmeye çalışır sevdiklerini.
    erkeklerse ayrıntılardan nefret eder ve mutsuz eder sevdikleri kadınları
    (kırmızıdenizyıldızı, 18.09.2008 12:34)
  22. fiziksel farklılıklar dışındaki en büyük fark farklı değer yargılarıyla, kodlarla yetiştirilmeleridir.
    (arapbebek, 18.09.2008 12:37)
  23. (comeundone, 18.09.2008 13:07)
  24. erkekler romantiktir, romantik olduğu iddia edilen kadınlar da o anda dedikodu ile meşguldür.
    (ufoya taş atan masum köylü çocuğu, 18.09.2008 13:09)
  25. erkekler kadınları melek sanır, lakin kadınlar erkeklerin n'olduğunu iyi bilir.
    (tozduman, 20.10.2008 09:28)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil