şöyle bir deneme yapalım isterseniz;
mango'daki çoook beğendiğiniz kırmızı çanta indirime girmiş (bkz:
indirim gününde mango)..sadece bir tane kalmış ama, o da kasanın (bkz:
kale) hemen yanında, üzerinde %50 indirim etiketi ile sizi bekliyor..ama bu çantanın tek meraklısı siz değilsiniz..olmaz zaten o kalabalıkta..
çantayı gözüne kestiren diğer bir bayan da (bkz:
rakip oyuncu) sizin hemen yanınızda beliriveriyor..(iki, birbirinden çazgır kadın)
göz göze geliyorsunuz..ikiniz de durumun farkındasınız ve o alışveriş heyecanı ve enerjisi ile kasaya (kaleye) harekete geçiyorsunuz..tam o sırada; biraz önce bluz aldığınız
top shop'da (çılgınlık bitmiyor!) ödemeyi yaptıktan hemen sonra aniden çalan cebinizi cevaplamak icin cüzdanınızı çantanıza koymaktansa arkadaşınıza verdiğiniz ve ondan geri almayı unuttuğunuz aklınıza geliyor..(uuu çok komplex)
bir yandan kasaya doğru koşarken diğer yandan da elinizi havaya kaldırarak arkanızda kalan arkadaşınızın cüzdanı (bkz:
top) size atmasını istiyorsunuz..
iki ucu boklu değnek pozisyonu ortada; diğer kadının gerisinde kalırsanız, kasaya daha uzak kalacağınız için avantajınızı kaybedeceksiniz..öte yandan eğer arkaya geçmezsiniz arkadaşınızdan uzak kalıyorsunuz ve arkadaşınız da o kalabalıkta size cüzdanınızı atamıyor (pas veremiyor)..
bu durumda taktik yapmanız gerekiyor..rakibinizin arkasına geçip cüzdanı (topu) almanız ve cüzdanı ele geçirdikten sonra tekrardan rakibinizi geçmeye calışmanız gerekiyor..
işte
ofsayt bu..
top sana atıldığı anda rakip kaleye (kasaya), rakibinden (diğer kadından) daha yakın bir durumda olamazsın..ama golü atmak için de (çantayı satın almak) tüm hünerlerinizi göstermen gerek..
kadının önüne cüzdan ile geçebilmek için de bazen çaktırmadan bir kurnazlık yapman gerekebilir..ama bugünlük yeter, onu bir sonraki derse anlatırım..
(hoş,
plaza kadınlarının birbirlerine omuz attıklarını da hiç görmedim ama, neyse)
(alternatif kurgu ve düşünce balonları:
zeus)