kadınların değil de bazı kadınların ve hatta bazı insanların anlaşılmaz olma tutkusuna çok rastladım etrafımda. ama bunu genel olarak kadınlara bağlamak yanlış olur.
bu tip insanlar anlaşılmaz olmaktan ziyade etrafındakilere ve özellikle yeni tanıştıkları insanlara gizemli bir hava vermek, esrarengiz bakışlar atmak gibi belirtlilerle kendilerini belli ederler. bu gizemli hava karşı tarafta merak uyandırır haliyle. uzun sohbetler başlar başlamasına ancak anlaşılmaz olma tutkusu tüm beyin kıvrımlarında dolaşan insan gizemli cümlelerini kurarak sohbeti derinleştirir, konudan konuya atlanır. her defasında daha çok ve daha uzun konuşmak istersiniz. çünkü hep yarım kalan, üzeri örtülen konular kafanızı kurcalar. bi türlü anlayamazsınız onu. onun istediği de odur zaten. o istediğini yapmaya başlamıştır bile. siz o karşınızdaki kadını (insanın) bir bulmaca olarak düşlersiniz. zihniniz zorlanır onu çözmeye çalışırken. kafanızı yorar bu insanlar evet. zamanınızın büyük bir bölümünü onunla, onu anlamayla, kalanını bilumum ihtiyaçlarınızı(sıçmak, yemek yemek, uyumak) karşılamayla geçirirsiniz. ancak kendi ihtiyaçlarınıza zaman ayırırken bile o kişi sizin beyninizin içinde dönmeye başlar. sesi yankılanır. konuşmalar aklınızın içinden sanki onunla konuşuyormuşcasına geçer.
anlaşılmaz olmaktan tatmin olan bu kişinin iç dünyasına inmemiz gerekirse, çocukluğunda hiç anlaşılmamış olduğu gerçeğini görürüz. anlaşılamamıştır. hep ilgi gören çocuk olmak isterken, arka sırada sessiz sakin içine kapanık, hoca soru sorduğunda götü kulağı kızaran çocuk olduğu bir gerçektir. aşık olduğu çocuk onu farketmemiştir ergen yıllarında da. hep bir ilgi eksikliği görür etrafındakilerden. en iyi arkadaşı kuzenleri falandır bu
anlaşılmaz olma tutkusu olan kişinin. sonra bu kişiye araba çarpar, başına saksı düşer, ya da ne biliyim işte kitaplarıyla yürürken biriyle kafa kafaya tokuşurlar falan, o sırada hayatı gözlerinin önünden film şeridi gibi geçer.
"vay mk" der, " artık hayatın anlamını çözdüm, beni kendine çeken beyaz ışığı bile gördüm, artık hayatın anlamını biliyorum --carpe diem-- " bi kaç haftalık carpe diem felsefesinden sonra bunun da bir boka yaramadığını görür. bir kez daha başına büyük bir kaza gelir. ve asıl hayatın anlamını böyle çözer.
***
anlaşılmaz olmalıyım, sürekli ağlamalı sızlamalıyım. etrafımdaki arkadaşlarım bana yardımcı olmak istediğinde evet ihtiyacım var buna demeliyim, ama bana yardım etmlerine izin vermemeliyim. hep içime bir şeyler atmalıyım. onlardan bazı düşüncelerimi saklarsam bana tam olarak yardımcı olamazlar zaten. ve sürekli benimle ilgilenirler. ahh aman allah'ım tam istediğim gibi herkes benimle ilgilenecek. çok mutluyum tanrım.
***
(bkz:
kaynak kıçım)
(bkz:
girinin sonlarına doğru saçmalamak)