(bkz: kadından bi bok olmaz)
nerdeyse yobazlıkta ülke olarak sınırları zorluyoruz. kadindan şair olmaz, kadından şöför olmaz, kadından pilot olmaz, kadından...vb olmaz. ee kadından ne olur? temizlikçi ve aşcı mı sadece. e tabi biz erkekler kadınlardan sadece bize iyi hizmet etmelerini isteriz, sadece bize çalışsınlar başka bir iş yapmasınlar...
en büyük ispatı amatör şiirin göz bebeğidir lan bu diye düşündüğüm hülya taydaşdır sanırım. öğrenci evimizin demirbaşı olan kitabı ilk ışık adlı kitapta okuduğumuz bir kaç vasat üstü şiiri dışında kesinlikle berbat şiir yazıyor. bir iki örnek vermek gerekirse:
satıldık
yine satıldık!
pazarda satılan meyva, sebze gibi,
biz de yine satıldık
sanki biz insan değiliz!
bizi böyle harcıyorlar
seçimlerde binlerce söz ve vaad verenler,
seçilince, seççmeni, meyva gibi satıyorlar.
helâl olsun seçtiklerimize!
biz alıştık yüzde on'lara.
alıştık enflasyonlara.
alıştık satılmaya, aç kalmaya.
alıştık itilip, kakılmaya.
alıştık yolsuzluklara.
alıştık dediysek;
bu düzen böyle gidecek demedik ya!
kalp hırsızı
ben bir maceracıyım!
bir hayaciyim ben.
pilotu olmadan gökte uçan uçağım.
ben bir kalp hırsızıyım.
hiç düşünmeden çalarım dedim ya...
ben kalp hırsızıyım
beni görünce kalbini sakla!
ben parayı, pulu çalmam,
ben kalp koleksiyoncusuyum
kalbini çalar koleksiyonuma
eşşiz bir parça daha eklerim.
sakla kalbin çalınmasın, sakla
kadından şair olmaz diye de bir iddiam yok. dünyada en güzel ağıdı yakan annelerimize haksızlık olur. fakat hülya taydaş gibi bir çok başarısız bağyan şair var.
içlerindeki duyguyu yansıtmakta oldukça güçlük çekerler genellikle. bir şiir okuduğunuzda, genel olarak şair kadın mı erkek mi ayırt edilebilir. aceleyle yapılmış salata gibidir o şiirler çoğunlukla..kelimelerin uyumunda ya da seçiminde biraz daha kolaya kaçılmış, aynı olguarın etrafında dönen, sönük ya da fazla abartılı.. istisnaları tabiki vardır.. yazık ki genelde çok da başarılı olabildikleri bir alan değildir..böyledir..
erkek aynı anda birçok şey olabilir.şair olur, yazar olur, aktör olur, boyacı olur,makine mühendisi olur,o olur bu olur..her şeyi yapabilir de, neden yine de daima kadına ihtiyaç duyar? yok öyle bir şey..şair olmak duygudan geçer..duygusu olan herkes şairdir..ünlü ya da ünsüz..herkes kendi bilinen/bilinmeyen şiirini şairidir.ve şiirin cinsiyeti yoktur..dolayısıyla kadından da pekala şair olur..
çoğu erkeğe göre kadından hiç birşey olmaz. kadına böyle bakan bir topluluk içinde, her yaptığının eleştirildiği, hiç bir söylediğinin beğenilmediği, bütün özel hayatının irdelendiği, saçından tutun da cinsel hayatına dair herşeyin eleştiri malzemesi olduğu bir toplumda kadından duygularını şiir gibi güzel bir sanat aracılığıyla açıklamasını bekleyip bir de bunun üstüne yapamıyor diye de eleştirmenin sonucu varılan yargıdır. yabancı şairler hakkında pek bilgim yok, ama türkiyede kadın şair azsa bu sadece kadınların eksikliği değildir.
her ne kadar bütün büyük şairler erkek olsa da ve her ne kadar aslında erkek; duyguyu kendinden içselleştirse de (ki; bundan anlaşılması gereken erkeğin aslında daha duygusal olduğudur) nilgün marmara'yı dahil etmeden geçilmemesi gereken bir miktar doğru genelleme.
doğru ama eksik önerme ... hala sıkılmadık mı kadından ahçı, mühendis, doktor, şöför, yazar ya da siyasetçi olmaz diye saçmalamaktan?
sanırım kadından kadın olmaz diyerek şahane eleştirelere son noktayı koyabiliriz... evet kadından kadın olmaz, en iyi kadınlar erkeklerden çıkar. mesela bülent ersoy.
kadından çok iyi şair olmaz çünkü en etkileyici şiirler onlara ithaf edilmiş; malzeme kadının zarifliği, güzelliği -anlatamıyorum işte erkek olsam anlatabilirdim- kadının ince ruhu, bedeni olmuştur. şiir olmak şair olmaktan güzeldir de. benzetmeler, yermeler, göklere çıkarmalar hep kadınsı niteliklerle bağdaştırılır en güzel şiirlerde.
doğru önermedir.
şair olabilmek için etkilenmek, hissetmek gerekir. etkilenebilmek için de eser. erkeklerin önünde anlatabilecekleri muhteşem bir eser duruyor. bırakalım da şair olsunlar.
bunu söyleyen her kimse, birhan keskin'i tanımadığına yemin etmekle kalmaz, bence yaşayan ve türkçe yazan en büyük şairin önünde şapkamı da çıkartabilirim.