av köpeklerinin ve erkeklerin, kadınları bulmak için sürdükleri iz.
(jaded, 20.10.2004 19:04)
channel no 5
john creten'a ait 5 heykelden oluşan ve bugünlerde yerebatan sarnıcında sergilenmekte olan eserler grubunun adı.
ne kadar nahoş gelirse gelsin kulağa en güzeli sevişirken dış hormonların ürettiği feramon olduğundan şüphelendiğim kokudur ve birde banyodan yeni çıkmış kadın kokusu
iz bırakan kokudur.
bebek kokusu gibidir. tertemiz ve sıcaktır. erkeğin sevdiğinde, zihnine kazınan kokudur.
terlemiş vajina kokusuyla birleştiğinde, burun direğinde eğilme yapan koku
muhteviyatı hakkında bilgi vermez.
kavun değil ki koklayıp da alasın.
hiç parfüm kullanmamış, banyo yapalı en az 24 saat geçmiş, günlük aktivitelerini gerek terleyerek gerek sakin bir şekilde geçirmiş saf kadın kokusudur.
her kadının kendine has bir kokusu vardır. bazısı çiçek gibi, bazısı şekerli bir meyve gibi bazısıysa yemek gibi kokmaktadır. cidden yemek gibi kokan kadınlar vardır. bana çok itici gelse de onların da yanlarında birer sevgilileri vardır ve benim buradan çıkarımım seven insana kadınının kokusu güzel gelmektedir. aslolan sevmek ve sevilmek heralde...
bir kadını öpmekten önce onun tenini koklamak gelir bende. hem çaktırmadan öpmeniz zor olur ama koklamak öyle değildir. bedavadır. zahmetsizdir. dokunmak görmek gerekmez. üstelik bu hadise karşınızdaki, sizin kendisini kokladığınızdan tam emin olamayacağı için, gizemlidir de. ve son olarak bir kadının kokusunu almışsanız o kokuyu asla unutmazsınız. nerede olursa olsun kokuyu hatırlar ve de dejavu anınızdaki şaşkınlığınızla etrafa bakakalırsınız. böyle bir şeydir kadın kokusu.
baharın gelişi ile bağdat caddesi'ni kaplayacak olan kokudur.zor geçti bu sene kış hacı,özledik o kokuyu vallahi.
"kendimi ayırt etmeden söyleyeceğim:
bazen erkek soyu midemi bulandırıyor.
"kadın kokusu", taze ete susamış bir sırtlana dönüştürüyor bizi... gözümüzü kör ediyor; başımızı döndürüyor.
amerikan başkanından hocasına, kör cahilinden okumuşuna, kılıbığından "taşfırın"ına kadar böyle bu...
hele 40'ımızı geçmişsek...
hele cüzdanımızı şişirmişsek...
ve hele 40 yılı "boşa" geçirmişsek...
can dündar
düşününce olmayan bir kokudur. her 10 kadın da birbirinden farklı kokar ve hatta her 10 erkek de birbirinden farklı kokar.
vücuttaki adrese göre değişen kokudur.
aşktır, senin kadınındır ve sırf kokusu için bile sana aşık olabilirdim, denen kadındır. mutluluktur, içine her çektiğinde ömrüne ömür katar, zaman sanki durmuştur onun kokusunu hissederken.
küçükken annemin arkadaşları filan gelirdi eve, bazılarında garip bir koku vardı. güzel değildi hatta kötü bile sayılabilir. bu kokuyu büyüdükçe daha az duymaya başladım ama halen var olduğuna tanık oluyorum. bazen yoldan geçen bir kadından, bazen tanıdık çevrelerden geliyor bu koku. ne olduğunu bir türlü çözemedim. kullandıkları losyonla ter kokusu karışınca mı bu koku ortaya çıkıyor ya da parfümle ten kokusu birleştiğinde mi oluşuyor düşünüyorum. peki ben küçükken bütün teyzeler aynı parfümü mü kullanıyordu ki, pek sanmıyorum. bu koku ne kokusu hiçbir zaman çözemedim ama sadece kadınlarda var olduğunu biliyorum ve nadiren de olsa karşılaşmaya devam ediyorum.
yoksa bu kokuyu sadece ben mi duyuyorum?