1. kadınların alınganlık alıcılarının çok ince hassasiyete sahip olmalarından kaynaklanan , zamanında bir kadının "yeter ulan , erkekleri bir gün geçeceğiz" demesi üzerine gerçekten de cinsiyet üzerine bir tane erkek hakkı olmazken , son derece zikredilen kadın haklarının gün geçtikçe bölünerek çoğalması ile bir çok erkek yazar tarafından da "pakize suda" , "duygu asena" gibi birçok feminist yazardan korkarak savunulan cinsiyet tabanlı hak.

    muhtelif örnekler:
    gezme tozma hakkı
    oy kullanma ve de başbakan olup ülkeyi bir erkeğe taş çıkaracak kadar *ikme hakkı
    erkeklerin ortalama ömrünü kısaltma hakkı
    dedikodu yapma hakkı

    bahis konusu olgu ülkemize dünyadaki bir çok ülkeden önce girmiştir.
  2. aşık memo'nun bu konudaki sözleri dinlenmeye değer :

    dam sahibi insanlara biz kadınlar diyoruz
    buradan kendilerine biz çok hörmet ediyoruz
    kendileri ile esasen yoktur münakaşamız
    lakin onların damı var, bizim fik başşağımız
    haşa kadın haklarına lafımız yok ne demek
    hakkıdır istemeyenin damından fiktirmemek

    (bkz. aşık memo)
  3. sadece kadınlara neden mal edildiğini anlayamadığım, toplamda insan hakları olarak tek çatı altında toplanmasını gerektiğini düşündüğüm, bazı kendini bilmezler tarafından zorla dayatıldığını ve gereksizliğinin hat safhada olduğunu düşündüğüm bir baş kaldırıdır. eğer zulme uğrayan insan! varsa hakkını sonuna kadar aramalıdır, kadın veya erkek diye ayrımcılık yapmanın alemi yoktur.
  4. temel insan haklarının bile tartışıldığı bir ülkede, konuşulması abes mefhum! araya değil hanımlar, sıraya lütfen! arada insan hakları var!
  5. totalde insan hakları bulunup,kadın hakkı,erkek hakkı*** gibi ayırmalar zaten hakka saygı göstermeyen kimselerin içine düştüğü bilinçsiz cinsel ayrımcılıktır...
    (bkz: ben dedim oldu)
  6. seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok hakkından habersiz, kıymet vermeyen, önemini kavrayamayan kadınlarla doludur bu ülke. çünkü amerika'da ingiltere'de kadınlar bu haklarını elde etmek için çok büyük mücadeleler verirken türkiye'de ise onlara sadece verilmiştir bu haklar. uğruna verilen mücadele neredeyse hiç olduğu için (elbette bazı kadın hakları için çetin mücadeleler vermiş türk kadınları da var.) ne alan ne veren sayar bunları.

    bir uyarı: kurtuluş savaşında cepheye erzak ve cephane taşıyan, silah kuşanıp savaşan, her türlü fedakarlığı yapan kadınların mücadelesi bağımsızlık içindir. kadın hakları için; millet vekili olmak için, boşanmak için, miras için, eşit çalışma koşulları için mücadele veren kadınlarımızın sayısı ise çok azdır.

    (bkz: ilk türk kadın doktor)