hiç bir zaman sonucu ulaşamayacak bir tartışmadır. ne kadar aynı canlı gibi gözüksek de kadın ve erkeki eşit tutmak, elmayla armutu toplamaya, anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı? demeye benzeyecektir.
öncelikle kadın için zayıf yapılı denir, doğrudur. fiziksel olarak da ruhsal olarak da kadınlar erkeklerden daha zayıf yapılardadır. (tabii ki arada istisnalar vardır)
örnek verecek olursak, çoğu erkek bir olay karşısında hemen göz yaşlarına boğulmaz ama, sevindirici bir şeyde de hemen gaz olurlar.
* belki de ağlamamaları erkekliği bok sürmemek içindir bilemeyecem.
uç bir örnek için hayvanlarla kıyaslayacak olursak, yavruları sürekli dişi büyütür, dişi besler, erkek sadece cinsel ilişki sırasında vardır.
fiziksel hale gelirsek, kadınların vücutları daha narin olduğu için daha dikkatli davranmak gerekir. (hiç amelelik, hamallık yapan; şap döken, duvar ören bayan gördünüz mü?)
şimdi belki aklınızdan sekreterler de erkek olmuyor neden çünkü kadının cinsel çekiciliğini kullanıyorlar diyeceksiniz. mantıklıdır makuldur, şahsen ben bir yere telefon açınca heee diye sert bir tonla karşılaşmak istemem, tabi bayan da 900lü hatlar şeklinde açsın da demiyorum.
günlük hayatta da bunun örneklerine rastlayabiliriz:
otobüslerde herkesin de bildiği gibi yaşlılara, çocuklu bayanlara ve erkeklere, hamile bayanlara yer verilir. fakat arada gözden kaçan bir nokta: eğer bir yer boşalırsa ve ayakta bir bayan varsa öncelik ona tanınır ve "buyurun oturun" manasına gelecek hafif bir el işareti yapılır değil mi!
ayrıca neden askerlik kadınlar için zorunlu değildir, neden hiç erkek hemşire yoktur gibi gıcık sorularla olayı daha da karıştırabilirim, fakat kısa kesiyorum.
not: burda yazılanlar, bayanları küçük düşürme ve erkeklerin burnunu büyütme amacı gütmemektedir.
(bkz:
lise kompozisyon dersinde iyi bombalardım)