merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • görseller

    • kadın bacakları
    • kadın bacakları

kadın bacakları

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. bir necip fazıl kısakürek şiiri.

    "her ayağın bastığı yerde sanki kalbim var,
    kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.
    ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,
    gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.

    bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,
    gözlerinden ziyade bacaklarına yakın,
    bir lisandır onların duruşu, bükülüşü,
    kadınlar! onlar varken konuşmayınız sakın.

    ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
    bacakların ruhudur şekil veren diyorum
    bacakları bir kalın örtüde saklı diye
    mermerde kalbi çarpan venüs'ü sevmiyorum.

    boynuma doladığın güzel putu görseler
    insanlar öğrenirdi neye tapacağını.
    kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler
    isa'nın eli diye, bir kadın bacağını."

    çetin altan da, kanal 7'de katıldığı bir programda dillendirmiş bu şiiri. mina urgan anılarında bu olayı şöyle anlatıyor:

    "gelgelelim tv’lerde ara sıra çok eğlendirici durumlarla karşılaştığımız da oluyor. bir gece, ilginç birşey var mı diye “zapping” yaparken, bir de ne göreyim? dinci kanalların birinde bizim, daha doğrusu “eskiden bizden olan” çetin altan. karşısında da saçları ortadan ayrılmış; sakalsız ama şeriata uygun bıyığı olan dinci bir genç. çetin altan’ın ağzından sözcükler sel suları gibi durmaksızın aktığından, dinci genç bir şey sormak fırsatını pek bulamıyor. “eskiden bizden olanın” şimdi yazılarını yayınladığı gazeteyi pek okumadığım için “bakalım neler söylüyor bu” dedim kendi kendime. ve üyesi olduğum türkiye işçi partisi'nin eski şanlı günleri aklıma geldi. “çetin altan acaba bugün ne dedi?” merakı içinde olduğum için gazeteyi elime alınca, manşetlere göz atmadan önce onun yazdığını okurdum. makaleleri yalnız biz solcuları değil, herkesi etkilerdi. örneğin, genco erkal emekli bahriye subayı babasının artık solcu olduğunu bana bildirmişti. “ne solcusu?” diye sorduğumda, “çetin altan solcusu” diye yanıt vermişti. çetin altan söz alınca toplantı yaptığımız alanlar, gol atıldıkça seyircilerin coştuğu futbol sahalarına dönerdi... milletvekiliyken türkiye büyük millet meclisinde linç edilmesine ramak kalmıştı. bütün bunları ve bir yığın başka şeyi anımsadım.

    gelgelelim, bu anılara dalmaya pek vakit bulamadım; çünkü “eskiden bizden olan” şaşırtıcı laflar ediyordu. dinci olmadan önce, necip fazıl kısakürek’in çok iyi bir şair olduğunu söylüyordu. onun eski şiirlerinden “kadın bacakları”nı ayrıca sevdiğini anlatıyor ve tam anlamıyla erotik olan bu şiiri, dinci bir kanalda ezbere söylemeye başlıyordu.

    karşısındaki şeriatçı genç, alı al moru mordu. çetin’i susturmanın yolu yoktu. dudakları titreyen delikanlı neredeyse fenalık geçiriyordu. derken tv’de bugüne değin görülmedik bir olayla karşılaştım: durup dururken klasik batı müziği çalmaya başladı. amaç, süper-mürşit’in erotik şiirini duyulamaz hale getirmekti. ama hiç mi hiç mümkün değildi bu. çünkü orkestranın müziği yükseldikçe, “eskiden bizden olanın” sesi de yükseliyordu. gene duyuluyor, gene duyuluyordu. necip fazıl’ın erotik şiirinin on altı dizesini, bangır bangır bağırarak sonuna kadar okudu.

    kadın bacakları

    her kadının bastığı yerde sanki kalbim var
    kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden
    ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,
    gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.

    bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,
    gözlerinden ziyade bacaklarına yakın.
    bir lisandır onların duruşu, bükülüşü
    kadınlar!onlar varken konuşmayınız sakın.

    ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
    bacakların ruhudur şekil veren diyorum
    bacakları bir kalın örtüde saklı diye
    mermerde kalbi çarpan venüs’ü sevmiyorum

    boynuma doladığım güzel putu görseler.
    insanlar öğrenirdi neye tapacağını
    kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler
    isa’nın eli diye bir kadın bacağını

    ben de, keyifli kahkahalar atarak onu dinlerken, “eskiden bizden olanın” hala birazcık bizden olduğunu anladım.

    (…)

    mina urgan, bir dinozorun anıları"
  2. bu şiirin necip fazıl'a ait olduğunu duyduğumda up uzun bir hasiktir çekmiştim.

    "bacakları bir kalın örtüde saklı diye
    mermerde kalbi çarpan venüs’ü sevmiyorum"

    bir daha çekiyorum: hasiktir!
  3. islam karşıtı güruh tarafından benimsenen bir necip fazıl şiiri.herhalde baak üstad dediğiniz adamda ne numaralar var demeye getiriyorlar akıllarınca.

    diğer grupta bilmem kaç sene saatim geçmiş ben durmuşum! nidalarıyla necip fazılı betimler.

    neticede üstad,bu iki grubun arasında tartışma malzemesi olmayacak kadar büyüktür,üstaddır.
  4. tamam kendisi reddetmiş bu şiiri, saygı duyarız ama ciddi bi güzellik var ortada. şimdi görmezden gelmek olur mu hiç bu güzelliği.

    "bacakları bir kalın örtüde saklı diye
    mermerde kalbi çarpan venüs’ü sevmiyorum"

    bu ne arkadaş böyle ya.