mısır'da yaşayan ve giderek helenleşen
yahudiler arasında,
eski ahit bilgeliğini,
ezoterik ve gizemci yorumlar aracılığıyla platoncu mısır düşüncesiye bütünleştirme eğilimi vardı. bu eğilim 1. ve 2. yüzyıllarda, ''yahudi
gnostisizmi'' diye adlandırılan gizemci ve
ezoterik bir akıma yol açtı. bu akımda
hermetizm'in anahtar öğelerinin çoğuna yer vererek, ''tanrının tahtı'', ''gök arabası'', ve ''tevrat'' metinlerinin içerdiği gizemli ve sayısal gizler gibi, tümüyle yahudilere özgü ilgi alanları, kabala'nın gelişmesini sağlamıştır.
kabala, batı düşüncesini etkileyen
ezoterik geleneklerden en önemlisi olarak görülür. çok karmaşık bir gizemci öğretiler derlemesi olarak nitelendirilir. iki ana gelişim evresi vardır. ilk evresi, ortaçağ'da ispanya yahudileri arasında 3. ve 6. yüzyıllarda yazılan ve oluşum kitabı olarak bilinen ''sepher yetzirah'' ile başlar. ikinci aşama ''luria kabalası'' olarak bilinir.
kabala öncelikle, bir
kozmoloji ve
teoloji dizgesi oluşturur, tanrı'nın doğasını, evrenin kökenini ve insan yazgısını açıklar. diğer taraftan, kutsal kitaplar'ın dilinin içsel anlamını çözen bir yöntemdir. ayrıca, insanlara, gizli gerçekliklerle iletişim kurmasını öğreten gizemci teknikler içerir.
kabala, evrenin
ibrani alfabesinin yirmi iki harfiyle
sefirot adı verilen on tanrısal sayıdan yaratıldığına inanır. bu harfler ve sayılar, tanrı'nın evreni yaratırken kullandığı ''gizli bilgeliğin otuziki yolu''nu oluştururlar.