sizi çok bunaltan,canınızı sıkanlara söyleyebileceğiniz ulu sözlerimizden birisidir.
algidanın bu yaz dondurmalarından birine yaptığı durum. (bkz.
kabaklı dondurma)
(epakman, 21.09.2004 23:18 ~ 23:19)
vakt-i zamanında bayan bir kadın çevre bakanının bergama için kullandığı deyim
muhabir: bergama'da altın aramaya karşı sosyal tepki devam ediyor. ne yapacaksınız?
bakan: artık bu bergama da kabak tadı verdi canım!
(mavio, 17.02.2005 09:54)
kabak sebzesine haksızlık edildiğini düşündüğüm deyim. gerçi hangi kabaktan bahsedildiği de muamma. sakız kabağı ise, mücveri ve dolması gayet lezizdir. bal kabağı ise, zaten tatlısıyla söze hacet bırakmıyor. ille de bir sebzeye atıfta bulunulması gerekiyorsa "pırasa" derim ben.
(nell, 09.09.2006 17:05 ~ 16.09.2006 18:38)
kabağın ne kadar kötü bir tadı olduğu düşünülecek olursa hiç de yadırganmaması gerektiğini düşündüğüm deyim.
(skyish, 09.09.2006 17:40 ~ 17:41)
içersinde su veya yiyecek saklamak için kullanılan su kabağının , içinin iyi temizlenmemesi halinde içesirisinde uzun süre bulunan maddeye tadını vermesi neticesi oluşan durumu ifade etmek için kullanılan cümle.
kabak sebzesi tarafından kendisini yiyince gerçekleşen eylemdir.
sebepsiz bir şekilde, bit(e)mediği için uzayıp giden bir ilişki pek tabi bu tadı verebilir. yediğiniz şey kabaktır nihayetinde, ayvayı yemeden önce ilk soldan dönün. hayat kabak tadından daha enfes tatlarla dolu!
bir deyim.
buzdolabı henüz icat edilmeden önce, besinleri saklayıp muhafaza edebilmek için oyulmuş kabaklar kullanılırdı. uzun süre kabağın içinde kalan besine haliyle artık kabağın tadı, kokusu sinmeye başlardı. kabak tadı vermek deyiminin burdan geldiği söylenir.
durmadan tekrarlanan sözlere, düşüncelere söylenir. mesela öz eleştiri yapayım: durmadan "kuranda da yazıyordu zaten " diyorum, bana bile kabak tadı vermeye başladı, yeni şeyler bulmak lazım arkadaş.
sıkmak, bunaltmak, tadında bırakmamak.
(bkz:
author)
(bkz:
kayser sozer)
zıvanadan çıkmanın bir alt versiyonu.
(bkz:
kendimden biliyorum)
*