kabızer gerçekleri   

adana çık aradan

  1. pazar gününü evde geçiren bitkisel hayattaki insan fobisi, kabızer'i sokaklara atar. kabızer dallama gibi ne yapacağını bilemeden ortalıkta dolaşırken eski bir arkadaşına rastlar. işte o diyalogla karşımıza kabızer gerçekleri çıkar. bakalım neler konuşulmuş:


    - abi senin rumuzun kabızer değildi sanki
    - evet, oğlum değiştirdim.
    - niye ki?
    - ya götüyle sıçanlar ibne oluyomuş ya?
    - ee?
    - erkek olduğumu ispatlamam lazım. kabız ve er yani kabız erkek, sapına kadar.
    - ?!’’+&% neyse, otur bir çay içelim. nasıl içersin.
    - kalın belli bardakta koyu olsun abi. biliyorsun ince belli bardaktan içenler ibne oluyo.
    - allah allah,
    - allah’a inanmayanlar öss de barajı aşamıyolar biliyosun değil mi?
    - ya bunu da nerden çıkardın?
    - 8. yüzyılın ünlü kinkologlarından zigzigi zigzig diyo abi.
    - hee, ee işler nasıl?
    - ha iş dedin de aklıma geldi, 27 saniye işeyenler ibne oluyomuş haberin olsun. ben sayıyorum tam tamına 24.
    - yahu sosyal tespit manyağı mısın oğlum?
    - yok abii yaa okuyorum, araştırıyorum, entelektüelim ben. ama bulmaca çözmem.
    - o niye?
    - bulmaca çözenler üst üste 20’den fazla girip çıkamıyormuş abi.
    - nerden biliyorsun bunları?
    - dedim ya okuyorum diye. bu tespitimi de mısırlılar döneminde kulağına su kaçan tavşan doktoru söylemiş. (bkz: bulmaca çözen erkekte iktidarsızlık vardır)
    - hımm. neyse, baban nasıl?
    - benim babamla sorunum yok abi. evde oturup sözlükte madde sıçıyorum diye kızmıyor bana, tebrik ediyor beni. sosyal buluyor. bir bok ol da ne olursan ol, dedi. ben de sözlük yazarı oldum abi, sözlüğün içine sıçıyorum. biliyorsun burada yazar olana nobel falan vermiyorlar, ben de ileride bir gün oturup babama mektup yazmayacam. zaten babam da bende o cevheri görmediği için bavul falan vermez bana. (bkz: babamın bavulu)
    - sözlük yazarlığın heyecanlı mı?
    - taşşak geçiyorum herkesle abi. taşşaklı olduğum göstermem lazım. ben erkeğim, bir sürü kadınla sevişiyorum. kadın ruhundan anlıyorum abi. kadınım benim deliğimi yalamalı, içimde kalmış gizli eşcinsellik dürtülerimi bir nebze de olsa bastırmalıdır abi. ben ancak böyle gerçek aşkı yaşarım. (bkz: gerçek aşkı tatmak için sevgilim bana biat etmeli)
    - ama bazı yazılarında çok kötü atıp tutuyorsun. büyük şairlere falan. ayıp değil mi?
    - ya dedim ya abi. bi kızla çıkıyom. ben nazım’ı çok severim diyo. kıl oluyom, beni daha çok sevmeli abi yaa. kıskanıyom ben nazım’ı onlardan. egom zarar görüyo abi yaa. yakışıklı da adam. gitsin necip fazılı sevsin, orhan veliyi sevsin. adamların bir yakışıklılığı bir çekiciliği yok. ee onlar da güzel şiirler yazıyorlar.
    - oğlum onlar başka nazım başka. hepsi farklı değerde. aş bunları. aşk hayatın nasıl, ona geç?
    - ya kimse benim gibi sevişemez abi yaa, bütün kadınları ben şey edeyim diyorum. bütün erkekleri ibne yapıyorum böylece. kızlar da bakıyorlar herkes ibne, benim üstüme atlıyorlar. ama benim kızda aradığım şart var abi. demin dedim ya yalama meselesi.
    - hee. hadi ben kaçayım, işler beni bekler.
    - abi gitmeden bi parmak atsaydın ya. malum kabızım, yaa... (bkz: anladın sen)
    (bkz: bilenler bilmeyenlere anlatsın)
    (sonbahar uğultusu, 17.06.2007 12:05 ~ 18.06.2007 02:04)