bundan yıllar yıllar önce (oha cidden yaşlanmışız!) küçük kasabamızın (hikaye gibi olsun istedim) tenekeden bozma (duygusallık katalım) belediye otobüsümsüsüyle, amaçsızca okulumuza giderdik ve biz öyle yakın arkadaş falan da değildik (küfür eder gibi oldu).
bob ross gibi yazmaya başladım biliyorum ama belki şurada küçük mutlu bir nehir vardır ha?
öhöm.
sonra biz büyüdük ve evet, kirlendi dünya ama o kısmı geçiyorum.
sonra biz büyüdük, mini mini birler, çalışkan ikiler kısmını atladık falan. böyle birer ergen olduk, serpildik cart curt. bir de ne görelim! birlikte takılıyoruz, kanki kunki olmuşuz baya baya.. kendimize özel yazdığımız bi tekerlememsi bir şeyimiz bile vardı lakin şimdi hatırlamıyorum. aslında kalkıp "hatıralar kutusu" adını verdiğim ayakkabı kutusundan o tekerlememsi şeyi yazdığımız kağıdı bulabilirim ama ev çok soğuk ve ben domuz giribiyim.
neyse.
hatırladığım bir şey var! o zamanlar, orada tanıdığım diğer insanlardan çok farklıydı kendisi. hep açık fikirliydi, yaratıcıydı, samimiydi. başka diyarlara aitmiş gibi düşündürdüğü halde, bir o kadar uyumlu da olabiliyordu. çok tatlıydı o. hala tatlı, feysbukta görüyorum.
çok uzattım nan. ama kendisine burada rastlamak çok enteresan oldu cidden. son olarak rahmetli babannemden alıntı yapıyorum ve "hüddem çıkarma" diyorum.
(ne gülmüştük buna da..)