belki ilginizi çeker
  1. · papirüs
  2. · kızların çantalarında bulunan şeyler
  3. · fosforlu kalem
  4. · cüzdanda 1 ytl taşımak
  5. · insanlığın en büyük buluşu
  6. · şapkalı a ile k harfinin kelime içindeki kullanımı
  7. · giresun
  8. · çinli
  9. · yüz
  10. · kaolen
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · zongul ducks
  2. · marjinal isim meraklısı aile
  3. · sözlük yazarlarının hayalleri
  4. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  5. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  6. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · siktir git türkiye ve bütün türkler
  9. · dodge viper

kağıt  

  1. hammaddesi selüloz dur
    (aykut, 17.03.2004 01:54)
  2. en çok üniversite öğrencilerinin kullandığı üzerine yazı yazmaya veya şekil çizmeye yarayan , kareli , çizgili veya bom boş ; değişik renklerde olabilen düz ve ince madde.
    (cony, 31.03.2004 23:47)
  3. selülozdan önce ipek, keten, kenevir vb. maddelerden imâl edilirmiş
    (mavio, 01.05.2005 14:47)
  4. yaygınlaşan bilgisayar kullanımı sonucunda kimi ofislerde tamamen vazgeçilen, doğru kullanıldığında ise şaşırtıcı bir şekilde bir silaha dönüşebilen, günlük hayatımızın olmazsa olmaz yardımcılarından..
    (vikartindur, 12.08.2006 15:55)
  5. kişinin ağızda dil döndürme kabiliyetine bağlı olarak kaıt (a kalın) ile kâyıt arasında gidip gelen bir telaffuz skalasına sahip kelime öbeği. (ne öbeği lan?) eee... kelime.
    (tembel, 12.08.2006 16:04)
  6. aşmış italyan edebiyatçı ve düşünür giovanni papini'nin gog adlı eserinde kağıtla ilgili güzel bir yazısına rastladım. size de aktarmaya değer görüyorum doğrusu;

    "leipzig, 15 eylül

    bugün bir basın sergisini geziyordum. birşeyin farkına vardım: bütün medeniyet, hiç olmazsa en temel ve hassas konularda, zamanımızın en sağlam maddesi olan kağıda emanet edilmiş.

    dünyanın bütün kredisinin, milyarlarca banknot, çek ve senetten ibaret olduğunu, kağıtlardan parça parça kesilmiş zavallı şeritlerden oluştuğunu düşünüyorum. beş kıtanın bütün sanayi servetini, milyarlarca hisse senedi, bono ve tahviller oluşturuyor. avukat yazıhaneleri ve noter daireleri, milyonlarca insanın hayatının bağlı olduğu sözleşmeler ve belgelerle yani kağıt parçalarıyla dolu. hepsi birer kağıt yığını. nüfus daireleri, devlet arşivleri ve kütüphaneler de yığın yığın sararmış ve kağıt ve matbu sayfalar barındırıyor.

    resmi dairelerde, orduda, okullarda, akademilerde, millet meclislerinde bütün işler kağıt parçalarıyla yürütülüyor. tamimler, bonolar, makbuzlar, oy pusulaları, kanun tasarıları, muhaberat, raporlar, hepsi ama hepsi. el yazısı kağıda, daktilo yazısı kağıda, kitap yazısı kağıda, herşey ama herşey kağıt üzerine dökülüyor. hatta sadece gazetelerde değil, tuvaletlerde de her yıl tonlarca kağıt tüketiliyor.

    modern hayatın hammaddesi ne demir, ne petrol, ne kömür ne de kauçuktur. sadece kağıttır. her gün koskoca ormanlar, ağaç kadar bile sağlam ve dayanıklı olamayan bir maddenin üretimi için balta altına yatırılıyor. eğer kağıt fabrikaları kapansaydı medeniyet felç geçirirdi.

    eskiden paralar madendenmiş, belgeler parşömene yazılırmış ya da doğrudan mermer veya tunç üzerine işlenirmiş. asurlularla babilliler kitaplarını tuğlaya kazırlarmış. günümüzde ise dayanıklı ve sürekli hiçbir şey yok. insanların hakları ve malları, bilim sanat hazineleri, çürüyen ve yanan maddelerden ibaret. bir parça odun ile bir parça zamka emanet ediliyor herşey.

    rutubet, ateş, böcekler, güveler, fareler,, dünyada bizim için değerli şeylerin içinde yazılı bulunduğu bu muazzam kağıt yığınını yok edebilirler.

    acaba bu, geçici olduğunu bilen bir medeniyetin sembolü mü, yoksa kayıtsızlık, aptallık mı?"

    giovanni papini, gog, s.242
    (open your heart i am coming home, 15.02.2007 23:12)
  7. taş'ı sarar, makas'a boyun eğer..
    *
    (zeus, 24.05.2007 11:02 ~ 11:03)
  8. kılıçtan, kalemden ve jiletten çok daha keskin olabilen durduğu yerde kanınızın akmasına neden olan silahımsı. sabah sabah parmağımda derin bir kesik oluşumunun sebebidir.
    (yeşil başlı gövel ördek, 13.08.2008 09:50)
  9. cebinden çıkarıp, masanın üstüne bıraktı çakmağını. sonra cüzdanını çıkardı. sonra bir tomar kağıt. onları da masanın üzerine, çakmağın yanına bıraktı. ellerini ceplerinin dibine kadar sokup karıştırdı. sonra ceplerinin astarını dışarıya doğru çevirdi. ceplerinin boş olduğundan emin olmuştu.
    cebinden çıkan bir tomar kağıdı masanın üzerinden alıp karıştırmaya başladı. değişik tip ve büyüklükteki kağıtların hepsine büyük bir ciddiyetle bakıyor, kağıtların üzerindeki yazıları dikkatle okuyordu.
    mavi renkli, küçük bir kağıdın üzerinde yazanları dikkatle okuduktan sonra elindeki diğer tüm kağıtları bilinçsizce bırakıverdi. küçük mavi kağıdı tekrar okudu. masanın üzerinde ki cüzdanını aldı sonra. cüzdandan bir deste para çıkardı. cüzdanı da bir köşeye fırlattı. yine küçük mavi kağıdı okudu. küçük mavi kağıdı katlayıp cebine koydu. masanın üzerinden çakmağı aldı ve elindeki bir deste parayı ucundan tutuşturdu. yanan paraları masanın üzerine bıraktı.
    paralar yavaş yavaş yanıp kül olurken, cebinden yine o küçük mavi kağıdı çıkardı ve tekrar okudu. gülümsedi.
    (galiba, 05.10.2008 13:16)
  10. sinan çetin'in kasım ayında vizyona girecek filmi.

    "insanların başlarına ne takıp ne takmayacakları, evlerinde ne dilde konuşacakları, ne yiyecekleri, ne giyecekleri... bunlara yasalar karar verebilir mi?"
    (mbkbkmy, 14.07.2009 19:19)
  11. sunay akın'ın emekli olduğunu söylediği gemi

    deniz kıyısında
    bir martıyla konuşurken görüyormuş
    dostlarım beni sürekli
    bir kaptanım çünkü
    kağıt gemilerden
    emekli

    kılları uzadıkça ellerimin
    unuttum kağıtlardan
    nasıl gemi yapıldığını
    ki yaşlılığa uzanan
    birer iskeledir parmaklarım
    çözüldü uçlarından
    nice kağıt geminin
    palamarı

    çocukluğumun tahta atını
    bozarak yaptığım iskeleye
    küçük bir kağıt gemi
    yanaşır mı dersiniz
    kazısam ellerimdeki
    bütün kılları ! ...
    (erdemetal, 14.07.2009 20:08)
  12. %65 akağaç, %25 huş ağacı ve %10 kavak ağacının karışımından elde edilen hamurdan üretilirmiş. bugün belgeselini izledim de;

    şimdi bu ağaçları soyuyorlar. sonra o soyulan kabuklar da ileri aşamalarda gereken bir buhar varmış, onu elde etmek için yakılıyormuş. işte bu sayuk ağaç gövdeleri öğütülüyor, talaş gibi sanki de daha kalınını düşün, çıra gibi küçük parçalar diyeyim. bu çıraları da yaz kış stoklayıp dışarıda bekletiyorlar. hamura çevirmek için de önce yıkıyorlar bu çıraları. sonra arkalik pişirme galiba adı, 158 santigrat derecede pişiriyorlar bir kaç saat. pişirdiktan sora geri kazanım kazanı diye bir yer var, burada 1000 santigrat derecede hem akıyor hem yanıyor ağaçlar. lav benzeri bir eriyik olarak geri kazanılmış oluyor buradaki kimyasal ürün. böyle siyah bir şözelti, çamur gibi sanki. işte bunu buhar üretmek için yakıyorlar. bir yandan da diğer çıkış var, pişiriyorlar dedim ya 158 derecede, oradan çıkan talaşımsı yıkanıyor ve yoğunlaştırıcıya yönlendiriliyor. rengi böyle sütlü kahverengi. beyazlatmak için bazı kimyasallar atıyorlar içine. adını unuttum şimdi (bu kadar da amatör anlatılmaz lan). işte böyle aynen hamur gibi bir şey oluyor. ama görsen baya bir iğrenç yani. bu arada beyazlatan maddenin adı klorindioksitmiş. sonra hamurdan biraz su çıkartıyorlar. bunu yapan özel bir makine var, girerken %95 su olan hamur çıkarken %5 su olan kağıt olarak çıkıyor, yaa. böyle koca koca tabakalar var. rulo haline getiriyorlar. bu tabakaları. sonra bu ruloların bazılarını saklıyorlar, bazılarını makinesi var kesiyorlar. her kağıdın ölçüsü falan ayarlı. sonra da paketleme makinesine giriyorlar, artık kaçlı olacaksa paketleniyor.

    kasıldım be anlatcam diye. bu işte. illa diyen vardır "lan yıllardır kabul ediyoruz ağaçtan kağıt oluyor ama nasıl öyle bir şey böyle bir şeye dönüşüyor ki?" diye. onlar aydınlansın.
    (fani, 04.08.2009 22:17 ~ 05.08.2009 00:32)
  13. sahibini üzerinde yazandan ötürü sahiplenmek için aradığımdır.
    '' ne çilek ne de esansı, esasım nefesinin boynumla dansı. emprovizelere koşturuyoruz dört nala, saat bire beş kala. durdurduğum tüm düşler - ve bütün bu sanrılar. hayalimde bir tanrı var.''
    (cassie cobain, 23.11.2009 17:12 ~ 17:12)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil