1. üstünde kolon ve filizleri duruyorsa, bu kolonların arasına kurutulmak üzere yünler serilmişse, yünlerin serildiği battaniyeler kahverengi-sarı ağırlıklı olup, bir kaç kaplan-panter-geyik barındırıyorsa ve dahi yarım kolonların filizlerine kurutulmak üzere biber asılmışsa canımdır ciğerimdir, bilirim ki orada aile içi kıskançlıklar yaraşnır, eltiler görümceyi çekiştirir, halagiller evde kalmış kız için mahallenin serserisini bile düşünürler, kafası 2 numara kazıtılmış, dizleri yaralı, burnu akan çocuk bir terliği yırtık olduğu halde sokakta koşar, fistanını göğüslerinin bittiği yere kadar çeken teyzeler ise tombul kolları ile paytak paytak evin içinde yürürler...

    böylesi bir hayat belirtecidir kaçak kat.

    fakat kaçak kat çıkan aileler arasında da farklar bulunmaktadır.

    "gökdelen dikecem lan belki, sana ne"ciler

    kaçak katın üstünde hala çimento, tuğla, ve bir varil su bulunduran ailelerdir, babaları genelde biraz sinirli olmakla beraber, illa ki 19 yaşında bir oğulları vardır, o oğul hiç büyümez mi merak ederim. kızları olursa o da 15 yaşında gelir ortama, abi baskısı altındadır, arada sırada baba oğlunu azıcık inşaat işleri ile ilgilenmesi için dürter, fakat o kat asla çıkılamaz.

    "kaliteli yaşamdan yanayım"cılar

    kaçak kattan bir nebze olsun ümidi kesmiş, düz, sıvasız çatının üstüne 500kg lık su deposu, ve iyiden iyiye şova geçebilmek için, bir güneş paneli, bir de çanak anten koyan ailelerdir. illa ki şehir şebekesinden, kaçak kullanmasalar bile, zengin göstermesi amaçlanarak bir kablo çekilir. ev içindeki oda kapılarının rengi koyu kahverengi olup, fantazi camlıdır, hasır gibi örülmüş tahta, 10*10 cm lik camlar. kapı kolunun altın sarısı olacağını söylememe gerek yok herhalde. yunus motifli klozet örtüsü ile, sabun taşıyan pembe kadın eli de bunların banyosunda bulunur. ailelerinden birinin, artık kayınları mı olur, yeğenleri mi olur, eski moda olarak almanya, yeni moda olarak amerikaya gitmiş olma ihtimali yüksektir. ama tutunamamış geri gelmiştir, ayrı. daha da yorum yaparsam bu aile hakkında "mahremiyet" denen nesneyi yaracağım buna mukabil atacağım, o yüzden burada kesiyorum.

    "karınca sistemi candır canandır"cılar.

    kışa sürekli bir hazırlık vardır, hatta kışın bile kışa sürekli hazırlık olur. fakat asla yapılan hazırlık şöyle güzelce oturulup da tüketilmez. yazın evin çatısında kurulması üzere asılmış biberler, işlenmek üzere serilen yünler, kışın ise, yağmurun durduğu anlarda, gri blutların altında, asılmış çamaşırlar görülür, paslanmış filizler zaten artık istenilse de bir katın çıkılamayacağını deklare eder, ha, bunu onlara söyleseniz, bir dahaki yaza yeni kat çıkılacaktır, kışa hazırlık olarak. bu evden, akrabaların yaşadığı diğer evlere yemek gidecekse eğer, yoğurt kabında gider, kavanozda gazete kağıdına sarılmış olarak gider, renkli pazar torbalarında mısır bile gidebilir, yeri gelir.
    ama ilginçtir ki, fotoğraf albümlerinin kapaklarında bulunan yoğun makyajlı, düğün kızı kıvamındaki kadına benzer bir kızları yetişir, her zaman böyledir bu, 20 sene sonra o da kilo alır, "tombul teyze" ekolünü bozmaz ve kış için çalışmaya başlar...

    kısacası;

    seviyorum ülkemi.
  2. paradır! fazladan kira, fazladan 1-2 ev parasıdır. ha ayrıca bina için fazladan ağırlıktır. fazladan kat çıkıyorsanız daireyi satmaya bakın. orada bir tane daireniz olsun ama orada da oturmayın. paranızı peşin alın. bina komple yıkılırsa da ne de olsa devlet size sadece bir daire verecek... o daireyi de mescide çevirin. kendinizi namaza niyaza ve hayır işlerine adayın... belki...