üsküdar’da, salacak’ın 150-200 metre kadar açığında, küçücük bir ada üzerinde şirin, beyaz bir yapı olarak inşa edilmiştirkız kulesi ile ilgili hikayelerden en eskilerinden biri, istanbul’un, ya da o zamanki adıyla byzantium’un atina’nın hükümranlığı altında olduğu döneme dayanıyor. bu rivayete göre, makedonya kralı filip’in istanbul’a saldırma ihtimaline karşı, atina krallığı, istanbul’u korumak üzere amiral hares komutasında 40 pare gemi gönderiyor. hares’in çok sevdiği eşi damalys öldüğünde, amiral, eşini buradaki kayalıkların içine oydurduğu bir mezara defnediyor.
gelecekte kesinlikle işletmecisi olacağım,büyüsü bozulmasın diye halen gitmediğim (ilk kez işletmecisi olarak gireceğim) dünyadaki cennet mekan,istanbul'un gözbebeği...
geçmiş zamanda kral bilmemkimin kızını yılanlardan korumak için yaptırdığı kule ,çünkü falcının biri adamın aklına fit sokmuş kızını bir yılan sokacak diye
"herkesi memnun edelim" mantığıyla giriş katı lüks restoran, 1. kat cafe, 2. kat da gençelerin yayılıp yatabilecekleri şekilde minderli rahat mekan olarak düzenlenmiş, pahalı fakat doyum olmayan manzarası için görülmesi gereken tarihi mekan.
en son dolaşmaya gittiğimde kuleden inerken ister istemez restaurantın danışmasından geçip "evet efendim ara sıcaklar 35-45 milyon arasında şaraplarımız 60 milyondan başlıyor" tarzında bir konuşmaya şahit olduğum kötü işletmeye sahip olan yer
istanbul'un, özellikle üsküdar'ın simgesi, boğazın incisi. ahmet hamoğlu kişisi 49 yıllığına kiralamış ve turizme açmıştır bu güzel mekanı. hafta sonu fazla kalabalık olsa da, hafta içinde bir akşam sevgili ile beraber gidip boğaz manzarası eşliğinde hafif bir yemek yemenin tadına doyulmaz.
özellikle ramazan ayında akşam yemeği için gidilmesi gereken mekanlardan biri olup istanbul'un en güzel manzarasına sahiptir. en üst katındaki bar'da oturup bir şeyler içmek , balkonda bir tur atmak adamı mest eder. en son gidişimde dışarıda 2 adet sürekli havlayan ve dalgalara saldıran köpek mevcuttu, umarım hala durmuyorlardır.
bir diğer rivayet de bir osmanlı padişahına bir falcı çok sevdiği kızının yılan sokması sonucu öleceğini söyler.padişah çok üzülür ve kızını yılanlardan korumak için dnizin ortasında kız kulesini yaptırır.her gün kuleye bir sandal aracıyla uyiyecek götürülmektedir.günlerden bir gün sandal bir sepet elma götürecektir kız kulesine fakat gel gör ki sepetin içine bir yılan girer.kulede sepetten çıkan yılar gider ve padişah kızını sokar.padişah kızı ölür.ve erler ki adını burdan almıştır kız kulesi.
sonuç:ecelden kaçış yok.
bir çeşit büyüye sahip olan, insanın aklına hiç olmayacak şeyleri sokan, sihirli mekan. mutlaka gidilmelidir ama bunun iyi ya da kötü sonuçlarına da katlanmak gerekir.
"deniz kenarında karadan bir ok atımı uzak,dört köşe,sanatkârane yapılmış bir yüksek kuledir.yüksekliği tam 80 arşundur.sathı mesehası iki yüz adımdır.iki tarafına bakan yerde kapısı vardır.bugün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları fatih devri yapısıdır.kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır.üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada,kuleye şimdki şeklini veren sultan 2. mahmud'un,hattar rasimin kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır.kulenin eminönü tarafı daha genişçe olup burda bir de sarnıç vardır."
kralın kızını koruma amaçlı buraya kapatması hikayesi yanında,bir de başka hikayesi vardır.
rivayete göre; bir rahibe olan hero,tapınak olarak kullanılan kıs kulesinde kumrulara bakmakla görevlidir.doğal olarakta evlenmek,aşk yasaktır onun için.bir gün bir tören vasıtasıyla adaya gelen leandros isimli genç ve hero karşılaşırlar ve birbirlerine aşık olurlar.artık sürekli buluşmaya başlamışlardır.
gene fırtınalı bir günde leandros yüzerek adaya gelirken,kıskanç bir rahip kulenin fenerini söndürür.karanlıkta yolunu bulamayan leandros boğazın sularında kaybolur.sevgilisinin öldüğünü gören hero da kendini boğazın serin sularına bırakır...
galata kulesi'yle aralarında aşk dedikoduları çıkan mekan .dedikoduların kaynağının bedri rahmi eyüboğlu olduğunu düşünmekteyim zira demiş ki üstad :
istanbul deyince aklıma kuleler gelir
ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
ama şu kızkulesi'nin aklı olsa
galata kulesine varır
bir sürü çocukları olur