|
|
- ecnebilerin doomsday, armageddon dedikleri, insanlığın sonunun geleceği zamanı tabir eden, bir sürü alameti olduğu söylenen gün...
- kıyamet suresi
mekke'de inmiştir. 40 ayet, 199 kelime, 352 harftir.
bismillahirrahmanirrahim
1-yoo! yemin ederim o kalkım gününe (kıyamet gününe)!
2-yine yoo! yemin ederim o pişman cana (kınayan nefse)!
3-insan sanıyor mu ki kemiklerini derleyemeyiz?
4-evet derleriz, parmak (uç)larını bile tesviyeye (eski haline getirmeye) gücümüz yeter!
5-fakat insan önünde (ileride) günah işlemek ister,
6-sorar: "o kıyamet günü ne zaman?" diye.
7-ne zaman ki o göz şimşek çakar,
8-ay tutulur,
9-güneş ve ay toplanır,
10-o gün insan: "nereye kaçmalı?" der.
11-hayır hayır! yok bir siperi
12-o gün ancak siper (varılacak yer) rabbinedir,
13-o gün insan, önce ve sonra yaptıkları ile ayıtılır.
14-doğrusu insan kendine karşı bir basirettir ( kendisinin ne yaptığını gayet iyi bilir).
15-mazeretlerini ortaya (sayıp) dökse de!
16-depretme ona dilini telaşından onu (tekrarlamak için)!
17-çünkü onun derlenip toplanması bize aittir!
18-biz onu (kur'an'ı) okuduğumuz zaman okuduğunu takip et!
19-sonra onun açıklaması da yine bize aittir.
20-hayır, hayır! siz peşini (geçici dünyayı) seviyorsunuz.
21-ahireti bırakıyorsunuz!
22-nice yüzler o gün ışılar, parlar,
23-rablerine bakarlar!
24-nice yüzler de o gün ekşir, pusarır;
25-kendilerine bel kıran belalı bir iş yapılacağını anlar.
26-hayır, hayır! ne zaman ki, can köprücüklere dayanır
27-ve: "okuyacak kim var?" denilir
28-ve o zaman (o da bunun) tam bir ayrılış olduğunu sezmiş,
29-el, ayak, bacak bacağa dolaşmıştır.
30-o gün kişi yalnız rabbinin huzuruna sevkedilir.
31-ama o ne sadaka verdi ne de namaz kıldı.
32-fakat yalan dedi ve döndü.
33-sonra da gerneşe gerneşe yakınlarına gitti.
34-o bela sana layıktır!
35-evet gerektir o bela sana gerek!
36-insan sanır mı başıboş bırakılacağını?
37-o (rahme) dökülen bir damla meniden değil miydi?
38-sonra bir pıhtı oldu, derken (allah onu) biçime koydu, derken tesviye etti;
39-derken ondan da iki eşi yaptı: erkek ve dişi!
40-(artık) o ölüleri diriltmeye kadir değil mi?
- tellallığının yapılması pek bir zevklidir. gaza gelmeye meğilli insanlar mutlak kurtuluşu görmekte, hevesle beklemektedir. hoş; tez elden görmek de mümkündür, 1 dakikalık işi vardır kıyamate yakınlığın.
öbür tarafın zaman kavramından yoksun olduğunu düşününce, intihar ardından gelecek haklı gazabı sabır ile karşılamak, kıyamete giden monoton bir yoldur. dertsiz tasasız bir bekleyiş en rahatı güzeli olmaz mı, ne dert ne tasa, sadece acı.
tilkiler kafada cirit atmaz, sadece olmayan zamanın geçmesi beklenir.
mutlak kurtuluş kıyamet değil, ölümdür aslında.
kıyamet yeni bir karmaşaya yeni hayata gider, ama ölüm sadece bekleyiştir;
suru duyana kadar, o an gelene kadar bekleyiştir amaçsızca.
kıyamet düşüncelerin kilitlenmesidir.
with the pain you feel with in.
- kainatın mavi ekran vermesidir.
- (bkz. alternatif dünyanın sonu diyalogları)
(mavio, 21.07.2004 19:42)
- hristiyanların muhtemelen, "biz bi arkadaşı bekliyoduk o gelmeden olmicaktı.... haaa muhammed di mi hay allah" tepkisiyle karşılayacakları vaka.
- kıyametin kopma zamanı gelince israfil adlı melek sûr adı verilen bir âlete üfleyecek. böylece bütün kâinat alt üst olup, bütün canlılar ölecek. israfil’in ikinci kez sûra üflemesiyle yepyeni bir dünya kurulacak ve bütün ölüler dirilecek.
- ilk duyulduğunda kişinin o an içinde bulunduğu durumla alakalı olarak, ya bir gevşeme, ya da yusuf yusuf atma tepkisi vereceği israfil in borusunu öttürerek başlatacağı dönem.
şöyle oluyor efendim;
siz siki taşağına denk, götünde trampet çalan bir kişi iseniz yusuf yusuf atan insan oluyorsunuz çünkü bu dünyada bu kadar rahat,bu kadar huzurluysanız ölünce gideceğiniz yeri tahmin etmek pek zor olmaz. oldukça sıcak bir yere gideceğiniz malum.
bir de hiçbir organı başka bir organına denk olmayan insanlar var tabi dünyada.
mesela kredi kartı borcu paçalarından akan, her gün faiz üstüne faiz yemiş, borcu götünü satsa ödeyemeyeceği seviyelere ulaşmış ve bütün bunların üstüne, borcunu akşam bankalar kapanana kadar ödemezse her şeyini kaybedecek bir insan olduğunuzu düşleyin. (kötü bir düş olduğunun farkındayım ama lazım olacak az sonra)
bütün gün kan ve ter içinde -kan götünüzden pompayla alınacak mesai bitiminde- oradan oraya, o kişiden bu kişiye koştunuz ve son bir umut diyerek tanıdığınız herkesten borç istediniz. kimse size borç vermeye yanaşmadı tabi, zaten bu kadar çok borcunuz varken. ammaa mutlaka en az bir tane lavuk tanıyorsunuzdur ve o lavuk size umut vermiştir.
saat de bu arada dört otuza hain hain yaklaşmaktadır. siz bütün umutlarınızı zaten yitirmişken telefon çalar ve arayan tahmin edersiniz ki o lavuktur. son bir umut filizlenir içinizde ama filiz yeşermeden yok eder o lavuk onu ve "abi olmadı alamadım ya parayı" diyerek sizi yıkar. elinizde telefon kala kalırsınız öyle ve o anda o da ne? bir boru sesi yankılanmaktadır semadan aşağılara doğru. tabi herkes hemen anlamıştır bu sesin israfil den pardon borusundan geldiğini ve dehşet içindedir ama siz bir anda gevşersiniz. artık ne banka, ne para, ne lavuk ne de her hangi bir şey bozamaz keyfinizi; elleriniz ceplerinizde mahşer yerine doğru yürümeye başlarsınız ve israfil e ıslıkla eşlik etmeyi de ihmal etmezsiniz tabi.
- francis ford coppola'nın "apocalypse now" isimli filminin türkçeye çevrilmiş hali
- güzel ülkemde asgari ücretin, bugünkü değerle 1.000 ytl. olmasından az sonraki olaydır.
- tam tarihini "27 nisan 2009" olarak açıklamaktan mütevellit hicapla onur arası bir duygu yaşıyorum;
(bkz: ömer çelakıl'la bir kelime bir işlem/4)
- evrensel shutdown.
- kişinin ölümüdür
- hayat oyununun prestij bölümüdür.
(rushmo, 02.03.2008 20:22 ~ 03.08.2008 18:41)
- (bkz: the system is going down for reboot now)
|