1 mayıs'ta sözlükçüler zirvede içip içip tey tey halay çekerken, sizin işten izin alamadığınız için bütün gün simultane tercüme yapacağınızda hissettiğiniz duygudur...
iyi- kötü, gerekli-gereksiz olduğu tartışılabilir ama herkesde var olduğu yadsınamaz duygu. hayatımda hiçbirşeyi* asla kıskanmadım diyen insana ben inanmam. dereceleri vardır tabi, kimi çok kıskançtır kimi az. bi sevgili partneri karşıdan gelene baktı diye kavga çıkarıyosa bu abartıdır bence. ama bi ortamdasınız sevgilinize biri yavşıyo, kıskanmıyosanız o işte bi anormallik var. sevgilinizi toplum içine çıkarmıyo ve eve hapsediyosanız veya kardeşinizi öldürmeye teşebbüs ediyosanız, biri sizden yüksek not alınca sinir krizi geçiriyosanız işte bu hastalıktır. diğer türlü kabul etmemiz ve barış içinde yaşamamız gereken bir duygudur, tabi ki abartıya kaçırmadan kendimizi kontrol ederek.
en doğal içgüdülerden biridir.
derinlemesine incelersek iki türlü sebepten ortaya çıkar
- bir insanı sevmek, sahiplenmek
- bir başka insanın içinde bulunduğu hayat şartlarının daha iyi oluşu.
2.yi mutlaka bastırmak gerekir ya da en azından kontrol altında tutmak. bir başkasının sahip olduğu iş, eş, eğitim vb. hatta elinde tuttuğu telefonun modeli gözünüze daha üs gelir, sonra ona karşı su altından yüzen bir kıskançlık doğar, yaptığı işe engel olmak gelir içinizden. bir anda ödevinin üstüne elinizdeki çayı dökmek istersiniz(kazayla!!) çok yanlıştır tabi ki. bu içgüdüye mutlaka engel olmak gerekir. tamam hadi engel olamıyorsunuz o zaman dizginlemek. adama içinde nküfrettin ama zarar verme. cinsiyet ayrımı olmaz bu tip kıskançlıkta. "vay karı vay, almış altına jeep'i" der adam. bir de üstüne bok atar "kim bilir kaç kişiyle....." diye. kadın sinirlenir "köpek herif, terfi etti, nasıl çakal, hangi kadını kullandı acaba" diye kin kusar. okulda kız "şerefsiz ya, gitmiş yapmış vizeyi, kesin kopya çekti, ödevleri de yüksekti hayvanın". sonra da bana olduğu gibi bilerek yanlış anfiye yönlendirir derse giremeyeyim diye.
1.nin ise olması zorunludur bence. bazı insanlar da sadece sevgilisine/eşine değil bütün sevdiklerine karşı vardır. dostunun başkalarıyla gezmesine sinirlenirler. anlmak gerekir ki kötü bir şey değildir bu, sadece sevgidir, sahiplenmedir. engel olmamalıdır ama dizginleri iyi tutmak gerekir sadece.zorbalık sınırlarına gelmediği sürece iyidir. bağlı tutar insanları.
kontrolü gerçekten çok ama çok zor bir duygudur. bir insanı sevip sevmediğiniz bilmiyorsanız, onu kıskanıp kıskanmadığınıza bakmak gerekir. insan sevdi mi elinde olmadan kıskanır. bu yüzden insanları kıskandığını belli eden ve etmeyenler olarak iki gruba ayırmak mümkün olabilir. en güzeli de kıskandığını belli etmemek, kendini frenlemektir. aksi halde insanlar çok çocukça şeyler yapıp karşısındakini bunaltabiliriler.