göçmen kuşların göç güzergahlarını değiştirmesiyle ülkemize geldiği düşünülen hastalık; kuşlarla gelen keneler sebep oluyormuş. kene, ısırdığı yerden oynatılmadan doktora gidilmesi ve kenenin hastanede doktor tarafından vücuttan ayrılması önemli
keneler tarafından taşınan nairovirüs adlı virüsün yol açtığı hastalık. enfeksiyonun kuluçka süresi kenenin canlıyı ısırmasını takiben üç gündür, düşürülemeyen yüksek ateş, eklemlerde ağrı, kırıklık, burun kanaması, idrarda ve dışkıda kan bulunması gibi belirtiler hastalığın beşinci veya altıncı gününde kendini gösterir tedavisi bulunamadığı için hastaya destek tedavi uygulanır, geç kalınmış tedavide ölüm riski yüksektir türkiye'de en çok orta karadeniz bölümünde rastlanmaktadır özellikle tokat, amasya, çorum kırsallarında yaşayanların çok dikkat etmesi gerekmektedir bugün cumhuriyet üniversitesi tıp fakültesinde 44 kişiye kkha teşhisiyle destek tedavisi uygulanmaktadır...
bu hastalığa, ilk olarak 1944 yılında kırım’da, 1956 yılında da kongo’da rastlandığı için "kırım kongo kanamalı ateşi" adı verilmiştir. son 4 yılda 36 can aldığı söylenir.
şiddetli bir seyir gösteren ve verdiği zarar oldukça yüksek olan bir hastalıktır.
insanlara kene ısırması, hastalığın akut fazını geçiren bir hasta ile veya virüs bulaşmış hayvanların kanı veya dokuları ile temas sonucu bulaşabilir. erken tedavi, hastanın tedavisinin gerçekleştirilebilmesi ve olası enfeksiyonların önlenmesi için çok önemlidir.
bu kadar hareketlilik içerisinde bir sen eksiktin. kışın çabuk ve etkisiz geçmesinden midir nedir sezonu bu sene erken açtı virüsler. daha şimdiden amasya-gümüşhacıköy'de 2 kişi enfeksiyon kapmış ve tıp fakültesini boylamış, ne diyelim allah şifalar versin.
bu hastalık derste anlatılırken insanların pantolonlarını çorapların içine sokuşturduklarını ve bu şekilde korunmaya çalıştıklarını gören arkadaşın tepkisi çok ilginçti, sanki herkes podyumda yürür gibi tarlada gezmek zorundaymış gibi değişik çözüm yöntemleri üretmeye başladı:
-heheh baba yaw nie bunlar paçalarını böyle çoraba sokuşturuyorlar off sıksalar daha iyi olmaz mıydı yaw?!?!?
+gördüğü en kırsal alan kordon olan birisi için gerçekten de dahiyane bir fikir...
-[mavi ekran]
keneler vasıtasıyla bulaşan, hastalıktan ziyade yöresel bir halk oyunu ya da bir kokteyl ismi gibi garip bir isme sahip olan hastalık. avcılıkla ilgili bir dergide okuduğum kadarıyla eğer kene etinize yapıştıysa sakın ha çekerek çıkarmaya çalışılmaya. sıvı sabuna bulayacağınız pamuk tamponu kenenin bulunduğu bölgeye kapatılırsa kene kendiliğinden çıkarmış. allah bu uygulamaya sebep olacak bir kene saldırısı yaşatmasın tabi, yaşatırsa da doktora gidin ben anlattığım uygulamayla ilgili sorumluluk almam bilginize.
kenelerin neden olduğu hastalık; bulaşması için kenenin ısırması gerekiyor kene ise sadece canı yandığı zaman ıssırıyormuş dolayısıyla kene yapışması gibi bir durumda keneyi çıkarmak için çekmek yada yakmaya çalışmak gibi girişimler keneden kurtulmak yerine insan hayatını riske atar bunun yerine hiçbir şekilde müdahale etmeden acilen hasteneye gidilmesi ve kenenin uzman doktorlar tarafından çıkartılması gerek.
kırım ve kongo turizmini baltalamak isteyen israil temelli güç odaklarının bok yemesidir. hastalık ilk orada görüldü diye bir yeri sonsuza dek lanetlemenin ne alemi var? bir yerin hastalığıyla meşhur olması ne demek bilir misiniz siz kayserililer, antalyalılar? efendi olun da bari "kırım-kongo hastalığı" deyin be, "kırım-kongo kanamalı ateşi" diyor bir de hayvanlar. sırf göz korkutma başka bir şey değil. şimdi hava hoş, yarın öbür gün "istanbul kusturmalı kızamığı", "türkiye sıçtırmalı nezlesi" diye çıkarlar, uefa takımları türkiye'ye gelmeyi reddeder, o zaman aklınız başınıza gelir.
ya bir il sağlık müdürüydü ya da bizzat sağlık bakanıydı, tam hatılamıyorum, bu hastalığa "kırım-kongo kanamalı kenesi" demişti beyanatında da yerlere yattığımızı hatırlarım.
gayet gerçek bir hastalıktır. bir realitedir. komplo teorisi falan değildir. anadoluda bu hastalık yüzünden resmi kayıtlara göre onlarca insan hayatını kaybetti.
hastalığa neden olan, kenelerin taşıyıcılığın yaptığı bir tür virüstür. kan yoluyla bulaşır. kene ısırığından sonra virüs alındıysa on gün içinde yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, bulantı ve kusma gibi belirtilerle kendini gösterir.
hastalığa karşı etkinliği ispatlanmış herhangi bir ilaç ya da aşı yoktur. kırsal bölgede yaşayan ya da piknik yapmak amacıyla buralara giden insanlar tenlerini açıkta bırakacak elbiseler giymekten kaçınmalıdırlar. "pikniğe giderken palto giyecek değiliz ya!" diyenleri duyar gibiyim. ince bişeyler giyin siz de. diyelim ne yaptıysak olmadı. kene geldi bizi buldu. bu durumda keneler kesinlikle kopararak çıkarılmamalıdır. bir cımbız ya da pens yardımıyla kene sağa sola hareket ettirilerek vida söker gibi yapıştığı yerden çıkarılmalıdır. kenenin ısırdığı yer kolonya alkol yada tentürdiyot gibi bir antiseptikle silinmelidir.
bir arkadaşımın;
-kongo kanamalı,bilmem ne ateşli-
-kongo ateşli, bilmem ne kanamalı-
-bilmem ne kanamalı,kongo ateşi-
-kongo ateşi kanaması-
gibi bir çok şekilde söyle(yeme)diği kene hastalığı..durum odur ki; "kırım" kelimesi aklına bir türlü gelmemiştir,gelse de söyleyebilcek miydi acaba?! tartışılır..
zamanın da kuş gribi nedeniyle itlaf edilen milyonlarca kanatlı hayvan, hastalığın ülkede aktifleşmesine neden olmuştur kanaatimce. doğanın bir dengesi bir sirkülasyonu var. bozmak değil sadece yıpratıyorsun ve anında başka bir yerden patlak veriyor. itlaf etmeseydikte gripmi olsaydık diyebilirsiniz, tabi ki değil, ancak doğaya böyle kapsamlı ve büyük bir müdahele yapıyorsun bunun uzun dönemde etkilerini düşünmelisin en azından, döngüyü bozuyorsun bir şekilde sonuçta, besin zinciri sekteye uğruyor.
herkesin götünden element uydurduğu hastalıktır efendim.
evet belki kanatlı hayvanların itlaf edilmesi bu hastalığın seyrinde etkili olmuştur ancak bilmeyenler için yazayım kuş gribi bu ülkede var olmadan da kkka bu ülkede can alıyordu. kelkit vadisi de başlıca yerleşim birimiydi.
evet hasta olmak için ön şart kene ısırmasıdır ancak her kene ısırması hastalığa sebeb olacak diye bir kanun yoktur çünkü hastalığı yapan kene değil; kenede bulunan virüstür.
evet keneyi oradan çıkarmak lazımdır ancak sakın bunu kendiniz denemeyin! bir daha söylüyorum sakın!
evet asıl olarak infeksiyon hastalıkları ilgilenir bu işle ancak her devlet hastanesinde bununla ilgili bir doktor bulunması büyük olasılıktır. eğer hastalık ciddileşmişse zaten oradaki doktorlarda kanama manyağı değiller; sizi en yakın yoğun bakım ünitesine sevk edeceklerdir.
evet üç adet sağlık çalışanı malasef bu hastalığı hastalarından kapmış ve tedavi altına alınmışlardır ancak kanamalı ateşe sahip bir hasta nasıl kanar görmeyenlerin bu olay için rezillik demesi o kadar absürddür ki ben burada gerçeğin televizyonda izlediğiniz acil servis, gray's anatomy veya dr. house gibi olmadığını söylemek bile istemiyorum.
siz yine de kırsal alana çıktığınızda kenelerin ulaşabileceği yerlerinizi açıkta bırakmamaya özen gösterin. ve eğer bir kene ısırması farkederseniz ( ki farketmeyebilirsiniz. akıllı hayvan çok fazla acıtmıyorve hatta yapıştımı hiç bırakmıyor. bir haftadır kulağımın üstü kaşınıyor ne ilaç içtiysem geçmedi diyen yaşlı bir kadın hatırlıyorum) lütfen en yakın sağlık kuruluşuna gidin.
kene ısırması ile bulaşan hastalık. hastalıktan korunmanın en etkin yolu erken teşhis, kırsal alanda iseniz her gün üşenmeden vücudunuzu kene yapışması(ısırması) ihtimaline karşı kontrol edin.
not: kenenin testis bölgesini sevdiğine dair birde rivayet vardır dikkatli olun.
şu ana kadar ölenlerin çoğunun önlem almadığı, keneyi kendi imkanlarıyla çıkardığı, hastaneye geç başvurduğu saptanmıştır. memlekette hastane ve eğitim yetersizliği yüzünden bu kkk birçok ölüme sebep olmuştur.
önlem olarak günde bir duş alın, vücudunuzun heryerini kontrol edin. siyah nokta edasıyla çıkarmayın.
kkka yakalanan hekimler ve sağlık görevlileri görevlerini yapmışlardır. bu hekimlere her hangi bir ithamda bulunmak en basit tabirle terbiyesizliktir.
"bahsedilen hastalar son evrelerinde burunlarından, vajinalarından, diş etlerinden, peritonlarından, akciğerlerinden, ciltten, batın işçi organlardan sürekli kanayan hastalardır. sürekli trombosit ve plazma verip kanamayı durdurmaya çalışırsınız. enfeksiyon hastalıkları doktorları, kbb, genel cerrah, dahiliyeci ve pediatristler bu hastalar ile yatar kalkar.
ttb'nin yayınları okunursa bu hastalığa bağlı yurtdışında hekim ve hemşire ölümleri olmuştur.
“......endemik bölgelerde hastanede çalışan sağlık çalışanları, özellikle ağız, burun, dişeti,
vajina ve enjeksiyon yerinden kanaması olan hastaların izlemi sırasında ciddi risk
altındadırlar. sağlık çalışanlarına kkka enfeksiyonu bulaşı ve ölümler, toplumdaki
salgınlarla paralel olarak bildirilmektedir. bulgaristan'da 1953 ve 1965 yılları arasındaki
salgından sonra %52 ölüm oranıyla 42 nozokomiyal olgu saptanmıştır (2). pakistan'da
1976 yılında biri cerrah olmak üzere üçü ölen 11 sağlık çalışanında hastalık saptanmıştır (33).
dubai'de 1979 yılında bir salgında beş sağlık çalışanı hastalanmış ve ikisi ölmüştür (35).
ırak'ta 1979 yılında hastalanan iki sağlık çalışanından ikisi de ölmüş (31), 1984'te güney
afrika'da hastalanan sekiz sağlık çalışanından ikisi ölmüş (21), pakistan'da 1994 yılında üç
sağlık çalışanı enfekte olmuş (41) ve 2002 yılında enfekte olan iki sağlık çalışanından biri
ölmüş (40), 2002 yılında arnavutluk'ta bir (45), 2003 yılında moritanya'da (44) 15 sağlık
çalışanının enfekte olduğu bildirilmiştir.
ankara numune eğitim ve araştırma hastanesi'nde 2005 yazında iki sağlık çalışanı enfeksiyon nedeniyle izlenmiş ve şifa ile taburcu edilmişlerdir. enfekte kana maruz kalan sağlık çalışanlarının %8.7'sinde ve iğne yaralanması olanların %33'ünde hastalık gelişmektedir (24). perkütan yaralanma en yüksek bulaştırıcılık oranına neden olur (11, 20, 21, 24). hastalığın bulaşmasında diğer önemli risk faktörleri, gastrointestinal kanamanın önlenmeye çalışılması ve tanısı konulmamış hastaların acil serviste ameliyata alınmasıdır (25). enfeksiyonun hava yoluyla bulaşı rusya'da bazı olgularda kuşkulanılmış olsa da,
dökümante edilmemiştir (1, 2). bir anneden çocuğa geçiş bildirilmiştir (86). ankara numune
eğitim ve araştırma hastanesi'nde, 2005 yılında enfekte anneden fetusa geçiş olan iki gebe olgu saptanmıştır. eldiven, uzun önlük, maske ve gözlük kullanma gibi bariyer önlemleri kesinlikle kullanılmalıdır. basit bariyer önlemlerinin etkili olduğu bildirilmiştir (87). türkiye'deki salgından sonra risk altında bulunan sağlık çalışanları serolojik olarak taranmış ve sağlık çalışanlarında enfeksiyon saptanmamıştır (88). bu durum, bariyer önlemlerine uyumun yüksek olmasıyla ilişkili bulunmuştur. bir çalışmada iğne yaralanması olan bir sağlık
çalışanına koruyucu olarak ribavirin verilmiştir (42). ancak, sağlık çalışanlarının tam kan
sayımı ve biyokimyasal testleriyle en az 14 gün boyunca izlenmesinin yeterli olacağı ve
profilaktik ribavirine gerek olmadığı da ileri sürülmektedir......” türkiye'de yeni bir enfeksiyon: kırım kongo kanamalı ateşi dr. önder ergönül
bahsedilen önlemlerin hepsi alınmakta fakat gözlük, çift kat özel önlük, özel maske ve eldivenlere rağmen acil müdahale sırasında bulaşık olabilmektedir. dün gece ankara da bir araştırma hastanesinde 2 kırım kongo vakası hasta hayatını kaybetmiştir. bir tanesi kan kusar şeklinde öksürerek diğeri ise intrakranial kanama nedeni ile kaybedilmiştir. bu hastalara bakan doktorlar önlemlerini almakta fakat yukardan aşağı kan olabilmektedirler. bunu görmeyen anlayamaz. o ileus hastası gibi her ağzını açtığında bok saçar gibi hekimlere küfür etmeye çalışır.
hastane aciline trafik kazası, kurşunlanma, bıçaklanma veya yüksekten düşme nedeni ile başvuran hastalar 2-5-10 dakika içinde ameliyathanede acil şartlarda operasyona alınır. hasta acile girdiğinde bir koşuşturmaca başlar. hemogram, damar yolu ve gerekli ilk grafiler alınabilecek zaman varsa alınır yoksa bu işlemler yapılmadan ameliyathanede olunur. anestezi ekibi santral veya periferik damar yolu açarken hastayı entübe eder. bu sırada cerrahi ekipten bir kişi sonda yerleştirirken diğerleri hastayı boyar. hızlıca batına veya toraksa girilir.kanama durdurulmaya ve hasta stabilleştirilmeye çalışılır. bu sırada cerrahi, anestezi hekimlerinden, ameliyathane personeline ve hemşirelere kadar herkes koşturur. kimsenin aklına hastanın hıv, hepatit b veya hepatit c olup olmadığı aklına gelmez. belki de gelemez zaman yoktur.
hepatit b, c ve hıv paneli en az 45 dakika da çıkmaktadır. çift eldiven, gözlük kullanılsa bile yapılan çalışmalarda hiçbirinin koruyucu olamadığı gösterilmiştir. ayrıca çift eldiven veya özel koruyucu eldivenler ince işlemleri engellediği için çoğunluk cerrah tarafından tercih edilmez.
aynı kırım kongo benzeri bu riskleri alan veya bu sebeple bulaşıcı ve ölümcül hastalıkları kapan hekim, hemşire veya yerden veya çöpten alet toplarken eline iğne batırabilecek asgari ücretle çalışan personele gerizekalı demek zavallılıktır.
bu toplamı gerizekalı olarak nitelendirenler yazılarını tekrar okumalıdırlar.
bütün gövdenizin, karnınızın ve ayaklarının hastanın ile kanı boyandığı durumda korunmak zordur.
o hekimlere ve sağlıkçılara sadece geçmiş olsun denmelidir.
bu gidişle çare bulunamayacağını düşündüğümden, tülden mamul ve giyenin kafasından ayakucuna dek kaplayan bir koruyucu giysi üretip pazarlama işine girmeme neden olacak hastalıktır. hem keneye karşı korur, hem de hava alınmasını sağlar.