kına gecesi   

adana çık aradan

  1. bir çeşit bekarlığa veda partisi.
    (esdora, 29.07.2004 21:37)
  2. gelin adayının baba evindeki son gecesidir. arkadaşları ve akrabalarıyla güle oynaya geçer bu akşam. ama bir kenarda birikir göz yaşları anne ve kız için. ne zamanki damat gelir ve kolunda gelini kapının eşiğinden çıkartır, işte o zaman anne başta olmak üzere önceki geceye inat başlar ağlamalar.
    (gülümsün, 30.04.2005 10:51)
  3. not: ta orta asyadan itibaren bir türk geleneği olan kına gecesinin anlamını onun milletimiz için önemini biliyorum. bu yazı değerlerin nasıl yamultulduğunu, nasıl baş aşağı edildiğini göstermek için değil bir garip sözlük yazarının gördüklerini sizlerle paylaşması için klavyeye alınmıştır.

    aileye ait olanın başka bir tüzel yahut gerçek kişiye devir teslim töreni.

    genellikle kadınlar arasında olan bu olay alevi-bektaşi kültüründe kadın erkek hep beraber bir mini-düğün şeklinde gerçekleştirilir.
    kına geceleri yıllar yılı görülmeyen akrabaların görülmesine, bundan gözyaşı çıkmaz artık dediğiniz insanların salya sümük ağladığına şahit olunmasına vesile olan histerik bir kültür parçamızdır. kına gecelerinde çocuklar pek olmaz ama olurlarsa gazoz kapakları için yerlerde sürünürken görülürüler. birbirini daha önce hiç görmemiş ve akraba oldukları için iyi anlaşmaları gereken çocuklar ortaya salınıverirler.

    oynanır. göbek atılır. bir erkeğe verilen kızın gidişi kutlanır. artık bir kadın olmuştur ve evden uçmaktadır. burada aslında toplumumuzun en önemli özelliklerinden biri kan kusup kızılcık şerbeti içtim demesi açıkça görülmektedir. 17-18 yılını (köylerde bu yaş bayağı bir ileri) annaesi-babasıyla geçirmiş, onlarla ağlamış onlarla gülmüş bu genç kız şimdi bir yabancının kollarına bırakılmaktadır. ancak anne son bölüme kadar cümbüşe katılır. o da herkesle birlikte güler eğlenir.
    bekar kızlar bazı yörelerde bir yemen bağlarlar böylece oradaki bekar oğlu olan hanımlar onlardan birini beğenebilir. "seni bizim vehbiye yapam mı gıı??" şeklinde diyaloglar yaşanır.
    hayatı boyunca ailesinin malı olmuş, avusturyadan istanbula kaçıp, yakalandıklarında 7-8 yalşında annesine kızıp evden kaçan ve 3 sokak ötede yakalanan çocuk gibi "sahiplerine" teslim edilmiş, ezilmiş, hor görülmüş kadınlarımızın evden uçma, sorumluluktan çıkma törenidir kına geceleri. ebeveynlerin (burada anne) bir yanı kızı hayata atılıyor, onu yetiştirme amacına uygun bir hayata başlıyor yani birinin karısı oluyor diye sevinirken bir diğer yanı da (muhtemelen hala maymunlarda da olan annelik güdüsü) canından bir parça kopuyor diye avazı çıktığı kadar ağlar. aslında bir günah çıkarmadır kına geceleri. aile ve kız arasında bir sevgi gösterisidir. ağlamayan ablamın arkasından “ne sik meraklısı kızmış” konuşmaları olmasın diye çimdiklediklerini hatırlarım. kına geceleri reşat nuri güntekin’in romanlarında bahsettiği o fitne yapan, dedikodu meraklısı, kadını mal olarak gören, erkeklerine tapan hatta erkeklerine kölelik yapmaktan zevk alan kadınların genç kızların da kendileri gibi olmasını isteyen kadınların toplandığı yerler haline bile gelebilir.

    son bölümdür kına gecesini kına gecesi yapan. ağlanır...hem de ne ağlamak. kızımız bir sandalyeye oturtulur. tüm evrende tek başına mücadele vermek zorunda olduğu, işte bu sandalyede oturduğu gibi etrafında dönenlerin ortasında zavallı ve savunmasız kaldığı, ailesini bırakıp gittiği için hem özgür olacağı vaadleri hem de savunmasız kalacağı tehtidleri yüzüne vurulur. kız ağlamaya başlar. kadınlar daha yüksek sesle söylemeye başlar malum türküyü. kız ağladıkça kadınlar daha gür daha coşkulu söler türküyü. kadınların boyun eğmesidir sisteme kına gecesi. mutludurlar aralarına birini daha kattıkları için. çok mutludurlar. o kadar ki hayatlarında bir türküyü bu kadar içten bu kadar inanarak okumamışlardır.
    tüm bunlar olurken yani kız zavallılığını ve hayatının artık hiç bir zaman kapının önünde oynadığı seksek kadar masum olmayacağının farkına varırken çaktırmadan eline kına yakılır ve ruhu sonsuza kadar hapsedilir. işaretlenmiştir artık o. yok içinin yanmasıymış da yok gönlünün yarasıymış da... bunların tümü zaten kadınlara öğretilmiştir. "o elindeki şu şu şu anlama geliyor. haydi bakalım."

    erkekler gururludur. bir zafer daha kazanılmıştır.
    ve annesinin bir tanesi hep hor görülür.
    (ucurtma, 02.05.2006 10:09 ~ 11.05.2006 19:25)
  4. geleneksel olarak bir bakıma gelin ağlatma gecesidir.
    (rhododendronluteum, 10.07.2007 22:37)
  5. eğer özenilmişse gelin adı aklıma gelmeyen yöresel bir elbise giyer, kuruyemiş-çerez türü bişeyler hazırlanır, müzik sistemi kurulur.. herşey hazır olduktan sonra damadın ailesinin tam tekmil gelmesi, ve kına sepetini getirmesiyle kına gecesi başlar. oynanır söylenir, evin dışında gelin ve damat tarafının erkekleri muhabbet eder sigara içer, derken kına yakılma merasimine geçilir, çoğu yerde damada da yakılır.. geline en yakın bekar kız arkadaş ya da kuzen kına tepsisini tutar.. en az kız isteme töreni kadar eğlencelidir...

    edit: elbisenin adı bindallı'ymış.
    (epilofs, 10.07.2007 22:49 ~ 09.03.2008 19:53)
  6. düğünden bir veya iki gece önce bayanlar arasında yapılan geleneksel bir eğlence. tabi gelin kızımız ve annesini ağlatmak da bu eğlencenin bir parçası ama neyse... gecenin ilk saatlerinde insanlar vur patlasın çal oynasın havasındadır, sonra gelin gider bindallısını giyer, kına hazırlanır, müzik kapanır. genç kızlar gelinin etrafında ellerinde mumlarla yüksek yüksek tepeleri söyleyerek dönmeye başlarlar, o gelin illaki bir ağlatılır. sonra gelin açısından işin en güzel kısmı gelir. kayınvalide gelinin ellerine kına yakar. bunun neresi güzel derseniz kınayla beraber avuçlarına birer de altın yerleştirilir gelin kişinin. merasimin ardından eğlenceye devam edilir. gelenekseldir, hoştur, güzeldir.
    (mynerva, 13.07.2007 11:04)
  7. her nedense artık günümüzde afedersin "içip sıçma" gecesi olarak nitelendirildiğinden, malesef rezilliğin had safhada olduğu gecedir. alışıla gelmiş bir kına gecesi formatının dışına çıkılması bende bu geceye karşı negatif düşünme etkisi bırakmıştır. herşeye rağmen geçerliliğini bir şekilde korumayı başarmıştır, e nede olsa çalgı çengi dedimi gözleri yerinden fırlayan türk millletimin prim verebileceği başka bir mevzu kalmamıştır şu dünyada. zevk alana lafım yoktur sonuna kadar eyvallah.
    ben mi? teşekkürler ama dokunuyor.
    (hacktor, 19.07.2007 12:53 ~ 12:54)
  8. kurt dökmek için bire bir, arkadaşın bu mutlu gününe (düğünden önce) tanık olmak için, nerde olunursa olsun kalkıp gidilmesi gereken gece.. malum gelin olacak kızımız bu gecede arkadaşlarını ister yanında. vazifelerimizi ellerimizin içi okka kadar kına yanığıda olsa yerine getirmeliyiz.

    hiç oturmamacasına göbek atmalı, nişan kıyafetini üzerinden çıkartıp kına kıyafetlerini giydirmeli, kına tepsisini başının üzerinde mumları yakıp döndürmeli, gecenin sonunda damadı da araya katıp kasap ve damat oyunu oynanmalı,ertesi gün ayakkabısının altına isminizi yazması için tembihlenmeli.
    (sezenehir, 04.08.2007 11:39 ~ 11:41)
  9. katılmadan önce bu kadar eğlenceli olabileceğini tahmin etmediğim öndüğün. amacın gelini ağlatmak olduğu bu gece de artık gelin ve damat severek evlendikleri için alabildiğine ağlamaktan uzak, eğlencenin dibine vururlar. (bir nevi modern gelin ve damat diyebiliriz.) katılımcılar da oynamaktan mahvolana kadar durmazlar zaten. bir de bu geceye has, acıklı, yürek burkan bir türkü vardır ki sözleri şu kadarcık olmasına rağmen ağlatma potansiyali kocamandır...

    kınayı getir anne x2
    parmağın batır anne x2
    bu gece misafirem x2
    koynunda yatır anne x2


    onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine....
    (endoplazmik retikulum, 08.03.2008 00:00)
  10. nolursa olsun kına geceleri her zaman gelini ve annesini ağlatır. gelin zaten 10 senedir aileden ayrı yaşıyor olsa da, hatta damadı bunca yıldır annesinden babasından çok görüyor olsa da kına gecesinde kız artık gerçek anlamda baba ocağından kopuyordur,artık yeni bir ailesi oluyordur gibi nedenlerle hüzünlü dakikalar da yaşanır. kına yakılma esnasında ''yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar, aşrı aşrı memlekete kız vermesinler'' veya ''kınayı getir anne,parmağın batır anne'' türküleri çalınır,gece boyu deliler gibi göbek atan gelin o dakika bir hüzün seline kapılır, anneciğinin elini tutar ve sakince ağlar.
    (theraflu, 08.03.2008 00:26)
  11. hüzün, entrika, neşe içeren gelenek. anne ve gelin ağlamazsa bunları zorla ağlatan teyze ekibi var bi de. amaçlarını anlamış değilim. yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar'ı aralarından en iyi sesli olanına söyletiyorlar. o kısıma dayanamıyorum.
    (great dilemma, 08.03.2008 00:31 ~ 01:09)
  12. küçükken "gerdek gecesi" ile karıştırdığım gece, öyle sanıyordum işte. ikiside gece ya. bir gün annemgillere "ben de gelicem kına gecesine bana ne bana ne" diye tutturdum. "olmaz, küçükleri almıyorlar oraya" dediğinde "off kesin evlenecek çift sevişecek" diye aklımdan geçirip ağlayıp zırladım. en sonunda benide götürmek zorunda kaldılar.

    kına gecesi mekanına geldiğimizde sanki cennetteydim, tanrım her taraf karı kaynılordu.. süper birşeydi bu, nedense hepsi sevişecek diye düşündüm. (artık kiminle sevişeceklerse)

    ne mi oldu? ne olacak ulan "yüksek yüksek tepelere" şarkısını söyleyip ağladılar zırladılar. bir de ellerine "cıvık kaka" gibi birşey sürüp durdular. allahım rezaletti, seks hayatım eksilerde hala, olmuyor, hangi kadının tenine dokunsam o iğrenç şarkı ve cıvık kaka geliyor aklıma...
    (yaqui, 15.05.2008 15:05)
  13. gelin kız kına gecesi anlar ki bu ayrılık daha bir farklıdır; üniversiteye gitmek gibi birşey değildir bu. bilir anne babası hala onun anne babasıdır ama artık onların evi kendinden bağımsız bir yuvadır.
    kısacası acıklı bir gecedir bu kına gecesi. zaten dokunsanız ağlayacak durumda olan anne ile kızı ağlatmak için kırk takla atılır; başarılır.aslında gereği yoktur bu ağlatmaların çünkü birbirine hasret kalan anne, baba, kardeş üçlüsü, beşlisi ya da onlusu ve gelin kızımız ne kadar mutlu olsalarda ayrı oldukları için içten içe hep ağlayacaklardır.

    uçan da kuşlara malum olsun
    ben annemi özledim
    (pitis, 15.05.2008 15:17 ~ 15:18)
  14. gelenek görenek ritüelleri arasında en sevdiklerimdendir.kına gecesi kuzeninizinse değilmesin eğlencenize.efendime söyliyim önce güzel giyinilir,kuafördü saç baş yaptırılır sonra gecenin yapılacağı mekana teker teker gelen misafirler karşılanır.çaktırmadan sizi beğenip oğlu için süzen teyzelerin sorularıyla eğlenceli dakikalar başlar.oyunlar oynanır,göbekler atılır ve işin en zevkli kısmına yani gecenin özü olan kına yakma eylemine geçilir.itinayla süslenmiş kına tepsisi gelin hanımın tepesinde bir kaç tur attırıldıktan sonra,"kaynana gelin elini açmıyo "derler ve süper kaynana durumu kurtarmak için alana koşar, gelinin avcuna bir altın atıverir kına yakmaya başlanır.sülalede ne kadar kadın varsa başlarlar ağlamaya ,yüksek yüksek tepelerde annesini özleyeceğini ve abilerinden atla gelip onu kurtarmalarını dileyeceğini düşünen gelin de bu ağlayan topluluğa katılır.bu geceyi yabancılar izlememeli arkadaşım!" lan bunlar az önce göbek atıyolardı noldu" şeklinde şaşırabilirler. dışardan oldukça anormal göründüğü aşikar.herneyse gelin tabi salya sümük, makyaj karışmış bir şekilde zırlarken kuzeni olarak iki espri çakayım da gülsün der ve yanına sokulursunuz "hadi hadi yarın gece için ağlıyon de mi çakal" gibi dingil sözlerle yaptığınız girişimizin sonucunda gelin hatun biricik "kuzenimin de ellerini kınalayalım" der.şımarıklığın sonucu bunu haketmişinizdir.kına yakma işi bittikten sonra damat gelir gelini kucakladığı gibi alır meydandan ,millet tekrar kalkar oynamaya.teyzeler annenize akıllarınca komiklik yapmak isterler."hadi bakalım sıra senin kızlarda kikiki" .işin yoksa ağlayan anneyi sustur.he bir de çok güzel kıyafetler giyerler gelinler bu gecelerde.zevklidir ,eğlencelidir.
    (moonchild, 12.08.2008 21:58 ~ 22:04)
  15. evin önü kuşburniiii
    oldum yarin düşküniiii
    baş açık yalın ayak
    yol düştüm kış güniiiii

    şeklindeki fon müziği küçüklüğümde beni uzun süre meşgul etmiş organizasyon. büyüyünce kına gecelerine götürülmediğim için kafamı bu ve bunun gibi daha önemli meselelere yorar oldum. vatana millete faydam bundandır.neyse.

    şimdik, bu gelin bacıyla damadı yanyana oturtuyolar, başlarına kırmızı bi tül geriyolar, tepesinde süzülen kızlar kına tepsinini dolandırıp kırırtıyo, bi de fon müziği işte bu. 6 mı 7( mi artık kaçsa) yaşlarında bi miniğe bu şarkı sözleri fena halde acıklı geliyo, gelini çekip alası, bu kalabalığın, ve damadın elinden alıp gelesi geliyo (gelin nedense bu kurgunun en masum kişisi gibi). sonra yarin düşkünü olduğuna göre demek ki damadın bi kabahati yok, kız üşüyo çünkü bu kalabalık kıza bakmıyolar, zira ev de bi dağın tepesinde diyosun kendi kendine.
    sonra gelinin de bu acımasız düzenin bi parçası olduğunu anladığın yaşa geliyosun ve bırakıyosun kim nerde yaşarsa yaşasın, isterse kardeşleri falan görmeye gelemesinler yolu bulamayıp banane diyosun.
    (kavanoz, 12.08.2008 22:04)
  16. kız ve erkek tarafının bi başka baskın gelme savaşı verdikleri organizasyon daha.
    (heidi, 24.08.2008 00:49)
  17. (bkz: yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar)
    (bana bir nick bulun, 24.08.2008 00:54)
  18. yüksek yüksek tepelere türküsünün duyulmaya başlandığı andan itibaren kadın kısmısının gözlerinin nemlendiği, bir elde mendilli mum diğer elde maytap, maytapın bir türlü yakılamadığı, gelinin çevresinde topaç misali dönüldüğü, insanın başını döndüren, beynini siken gece.
    (kizilotesi, 02.10.2008 22:55)