makina fakültesinde, özellikle akreditasyon nedeniyle ortaya çıkan haftalık ödev ve quizlerde kullanılan yöntemdir. her hafta verilen ödevleri kendi başına yapabilecek insan evlatları ziyadesiyle az olmasından dolayı tüm fakülte öğrencilerinin bu yapılmış ödevlerden yararlanması gerekmektedir. ayrıca sınavlarda yandan aldığınız sorunun kopya olmadığını belli etmek gerekmektedir. bunların ise tek yolu soruların sonunda çıkan sonuç rakamlarına küsüratlar ekleyerek inandırıcılığı arttırmak, sanki kendi başına yapmışsın, işlem üzerinde uğraşmışsın ve küsüratına kadar bulmuşsun izlenimi yaratmak ve kopya görüntüsünden uzaklaştırmak. bunu bir hayat felsefesi haline getirmek ise kötü sonuçlar doğurabilir.
*abi geçen gün bir sürü kızla tanıştım plajda, hepsiyle sonra bizim eve gittik
-gerçekten mi olm? inanmıyorum lan sen beceremezsin.
*valla ya neden inanmıyorsun olm süperdi
-kaç tane kız vardı?
*hmm 6,75 idi.
-aa tamam lan o zaman, inandım.
not: açılmış buna benzer bir başlık göremedim. varsa, uyarılırsam sevinirim.
küsüratlı sayılar ile birlikte yuvarlak diye tabir ettiğimiz rakamlardan kaçınmanın da aynı tesiri yaptığı gözlenlenmiştir. şöyle ki;
-kaç dakika sonra burda olursun abi? sorusuna biraz düşünüp 13 dakika dediğinizde karşı tarafın inancı telefonu kapatmasından dahi belli olur, ayrıca sizi yarım saat daha bekleyeceklerine kalıbımı basarım. netekim aynı soruya -10 dk sonra ordayım abi dediğinizde, sittir olm beklemiyoruz artık, şurda buluşuruz tepkisini almanız daha muhtemel gibi görünüyor.
mimar sinan'ın süleymaniye camii'ne dokuz yüz doksan dokuz pencere koyduğu iddiası da bu cümledendir. bin değil, tam dokuz yüz doksan dokuz adet pencere. asil bir camii için asil bir sayı.
istanbul büyükşehir belediyesinin yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri,''3 yılda'' konsepti altında gözümüze gözümüze sokan pankartlarda bunu açıkça görebiliriz.şöyle ki;
+323.654 kişiye evde ücretsiz sağlık hizmeti verdik.
+79 km dereyi ıslah ettik.
+2010 avrupa kültür başkenti seçildik. * +203.000 öğrenciye eğitim yardımı yaptık.
+ismek'te 382.000 istanbulluya meslek eğitimi verdik.
+52 adet tarihi eseri restore ettik.
sayı doğrusunu göz önüne alırsak, çoklukları oranlayınca elde edilen sonuçları düşünürsek, ya da hayatın herhangi bir anında, ifadelerin tam sayı olma olasılığının ne kadar az olduğu ortadadır. tabi ki, zamanla yerleşmiş bir tepki olarak, yapılan yalan yanlış yuvarlamaların da suçu vardır.
kardeşler olarak cafeye gittik, dönüşte annem niye o kadar harcadınız der diye rakamı düşürerek fakat küsüratlı söyledik, 12 milyon küsür harcadık, inandı.
ertesi gün kahvaltıda,
-23 milyonluk ne yediniz?
+nasıl yani?
-23 milyonluk ne yediniz?
*anne fatura veya fiş mi gördün?
-hayır,
+kredi kartı slipini mi gördün?
-hayır,
*nerden biliyorsun o zaman ne kadar para verdiğimizi?
-20 desem az geldi gözüme, 25 çok yuvarlak, en iyisi 23 diyeyim ortayı bulayım dedim.
iett.gov.tr adresinde nasıl giderim bölümü var. oraya tıklayınca karşınıza seferler geliyor detaya tıklayınca da şöyle bir bilgiyi de vermeyi ihmal etmiyorlar:
gidiş-dönüş sefer süresi: 127 dakika
yaklaşık 3-4 ay inandım bu bilgiye çünkü küsuratlı idi. ancak baktım ki her sefere öyle yazıyorlar o zaman jeton düştü.
"abi sen düz hesap söyle kaç olur?" tümcesini yeryüzünde bizim kadar kullanan bir halk olmadığı düşünülürse halk olarak hiç de inandırıcı olmadığımız sonucunu veren önerme.
aile bireylerinden eskiden harçlık alırken uyguladığım taktik mesela bir şey almışımdır faturayı şişirmem lazım. e direkt 50 dersen olmaz 47 ytl dersin.