kürtaj   

adana çık aradan

  1. teknik olarak mastürbasyon ne kadar cinayetse kürtaj da o kadar cinayettir. ama her şey teknikten ibaret değil elbette. daha çocukluktan itibaren beynimize işlenen kutsiyet duvarları ardında yaşıyoruz. ailenin kutsallığı, anneliğin kutsallığı, babalığın kutsallığı, çocuk sahibi olmanın kutsallığı... bütün bunlar, istensin veya istenmesin herhangi bir hamilelik durumunda anormal seviyelere çıkan hormonlarla da bir araya geldiğinde, daha henüz canlı olmaya dair en ufak belirti göstermeyen o zerre dünya'nın en kutsal, en sevilesi, en korunası varlığı olup çıkıyor. ve şaşkın anne-babanın, ya da baba ortada yoksa sadece annenin gözünde, yapılan tıbbi işlem cinayetlerin en büyüğü, en alçakçası haline gelebiliyor. üçüncü şahıslarca ayrıca, defalarca ve üzerine basa basa hatırlatılmasına hiç gerek yok yani.

    oysa ülkemizde kürtaj kadının, ve eğer evliyse eşinin de rızasıyla onuncu gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilen bir işlem ve "yasal tahliye adından da anlaşılacağı gibi ülkemizde reşit kadınlarımıza tanınmış tümüyle yasal ve çağdaş bir hak." (bkz: http://www.jinekoloji.net/...) cinayet mi? bir daha düşünün.

    dilimizde harika atasözleri var. bunları yerine göre kullanmak, kullandırmak lazım. "bekara karı boşamak kolaydır." bu atasözlerinden, aslında en sevdiklerimden bir tanesi. bazı ekstrem durumlara son derece dışarıdan bakarak genellemeye ve ezbere dayalı yorumlar yapmaya bayılıyoruz. büyükten küçüğe her tartışmalı konuda mutlaka kendini gösteriyor bu özelliğimiz. mesela vicdani ret olayına nasıl kolayca korkaklık deyip işin içinden çıkıveriyorsak, kürtaj gibi tüm dünyada tartışılan, kesin doğruların ve yanlışların henüz bulunamadığı bir meselede de bir ağır ceza hakimi edasıyla cinayet diye yaftayı yapıştırıveriyoruz.

    oysa en azından bunun zor, acı verici, utanç verici bir tıbbi müdahale olduğunu, büyük şüphelerle ve zorluklarla alınan bir karar olduğunu, bir defa uygulandıktan sonra sebep olduğu ruhsal travmanın genellikle hayat boyu devam ettiğini kısa bir araştırma neticesinde öğrenmiş olsak ve ondan sonra fikir yürütmeye başlasak keşke. belki o zaman bu işlemin öyle keyif için, laf olsun diye yapılacak kalibrede bir şey olmadığını farkeder, yapanların niye bu yola başvurmak zorunda kaldığını merak eder, yine hak vermesek bile en azından zahmet edip anlamaya çalışırız. ama kolay işler değil bunlar tabi, bize gelmez.
    (tembel, 25.03.2008 11:26 ~ 11:28)
... toplu gösterim ...