kürtçe müzik   

adana çık aradan

  1. yıllarca varlığı görünmezden gelinmiş kürt'lerin kendilerini ifade etmelerindeki en yetkin araçtır müzik. teknolojinin insan hayatını bu kadar sarmalamadığı dönemlerde, yani insanın insan olduğu dönemlerde, dengbêjler sayesinde varlığını sürdürmüştür kürt müziği. mir divanlarında, ağa konaklarında, gariban ocaklarında, ev damlarında misafir olan dengbêjler; tüm hünerleri ile söyledikleri stranlarla gönüllerin pasını atarken, farkında olmadan bir milletin tarihini ve kültürünü de sırtlanmış bulunmaktaydılar. uğradıkları zulümleri, gurbetlikleri, yiğitlikleri, isyanları bir bülbül misali dillendiren bu dengbêjler bir halkın hafızası olduklarını da bilmiyorlardı belki.
    daha sonra bu müzik; kaynağı olan topraklarda değil de ta erivan'dan yankılandı kulaklarımıza. kerapêt, ciziri, ayşe şan, aram dikran ve daha nice kürt sanatçısı (evet onlar gerçek birer sanatçıdır.) sayesinde ayakta kalmayı başardı bu müzik, bu tarih ve bu kültür.
    daha sonra sahne sırası şivan, ciwan, xelil xemgin, brader'e... geldi. onlar ustalardan aldıkları; kılam ve stranları kimi zaman olduğu gibi okudular, kimi zaman da onlara yepyeni görünümler kazandırarak sundular halklarına. artık her şey ortaydı. bir halk vardı; müziğiyle, kültürüyle ve gerçek benliğiyle.
    gelişen dünya ile birlikte kürtçe müzik de gelişti. arabeskçilerimiz, popçularımız, ortalık malı sanatçılarımız da oldu elbet. ama olsundu; olsunlar.
    90'lı yıllarda ise grup furyası başladı kürtçe müzikte. her yerden yeni gruplar çıktı, bu gruplar da yeni gruplara bölündü. ilk olarak koma berxwedan ile başlayan grup müzik anlayışı, koma azad, koma amed, koma çiya, koma dengê azadi, koma mizgin... gibi gruplarla devam etti.
    grupların da ömürlerini tamamlamaya başladığı bu dönemde tekrar solo çalışmalara dönen kürtçe müzik, son dönemlerde bir durgunluk yaşıyor gibi görünse de bu bir patlamaya ve bol meyveye işarettir. çünkü; abbas ahmet, mehmet atlı, aynur, mikail & ahmet aslan, metin & kemal kahraman... dengbêj kanını taşımaktadırlar ve bu kan yeryüzünde oldukça bu müzik de payidar olacaktır.

    evet, kürtçe müzik değişiyor, gelişiyor ve yaşıyor; ama değişmeyen tek şey oldu bu müzikte: hep acıları söylüyor bu müzik. oyun havaları bile ağıtlardan esinleniyor bu müzikte. bu kadar acı çekmiş bir milletin müziğinde başka şey olamazdı zaten.
    (kandahar, 06.04.2008 23:12)
  2. arkadaşlarımdan edindiğim* parçalar neticesinde diyebilirm ki en bilinir sanatçıları ciwan haco , ayşe şan ve şivan perwer olan müziktir.
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 06.04.2008 23:18 ~ 07.04.2008 01:54)
  3. kürtlerin her konuda olduğu gibi yine provakatif amaçlarla kullanmaktan asla ve asla çeknmediği şeydir. yer yer oldukça güzel ve dinlenilesi parçalarıda vardır lakin meydanlarda kırmızı yeşil takılarla bu şarkılarla coşmak pekte kültürel olarak yorumlanamaz sanıyorum, aksine bir milletin kendi kültürünü kendi bölücü faaliyetleri için kullanmasınada kanıttır.
    öte yandan müzik için müzik yapan kürtçe gruplarda vardır ve bu kapsama girmezler.
    (lost knight, 06.04.2008 23:21 ~ 23:30)
  4. (bkz: kürdilihicazkar)
    (sugibiazizol, 06.04.2008 23:25)
  5. (bkz: agire jiyan)
    (varolmanın dayanılmaz hafifliği, 06.04.2008 23:32)
  6. (bkz: aynur doğan)
    (donungözüküyor benjamin, 06.04.2008 23:32)
  7. (bkz: metin kemal kahraman)
    (cisim tamlaması, 06.04.2008 23:35)
  8. (bkz: şivan perwer)
    (ioriyagami, 27.09.2008 00:41)