|
|
- içine sigara külü atılan kediye süt verilen çerez kabuğu doldurulan çok amaçlı kap
- küllük
boşaltılmadan bırakıldığında ortalığı sigaradan da iğrenç bir kokuyla dolduran eşya
kullanılma oranıyla kanser olma riski doğrı orantılıdır
- ordu'da, harika bir kıraathanedir. kendine ait büyük bir kütüphanesi, her zaman gelen giden müdavimleri, sadece kitaplar ve edebiyat üzerine olan sohbetleriyle sevmeyeni sıkan, seveni aşk derecesinde kendine bağlayan bir mekandır.
- portakal kabuğundan fincana kadar her türlü nesnenin yapabileceği görev.
- (bkz: alternatif kül tablası)
- her cins masanın süsü.
- ortaokula yeni başladığımızda "neymiş şu sigara deneyelim" diyen 3 arkadaşımın foyasının meydana çıkmasına ve bir araba dayak yemelerine neden olan eşya.
apartmanın bodrumunda sigara içen hapşalaklar, babaları gibi küllük kullanmak isterler ve evden aşırdıkları küllüğü kullanırlar. ardından çıkıp giderler ve kaybolan küllük, afacanlara sinir olan kapıcının daireleri tek tek gezerek "bu sizin mi?" diye sorması sonucunda ortaya çıkar.
demek ki neymiş?
apartmanın kapıcısıyla iyi geçinmek lazımmış, evet.
- öğrenci evine ebeveynlerin sık ziyareti sonucu özel bir araç alınmayıp bardaktan;bardak altlığına kadar her türlü malzemenin yerine kullanıldığı eşya
- 1950'li yıllarda istanbul entelijansiyasının takıldığı kahvehane. topyekün yazar, şair, aktör vs ile dolarmış.
- yirmi otuz yıl öncesine kadar istanbulun kalburüstü şahıslarının mekanı olan beyazıt kahvehanelerinden birisi.
- konkav olan her nesnenin yapacağı fonkisyon.
(bkz: hard disk kutusu)
(bkz: açılmış konserve)
(bkz: bardak)
(bkz: alüminyum folyo)
- çoğu zaman çoğu insandan daha iyi anlar derdinizi..dinler..paylaşır..
- (bkz: küllük yalamak)
- içine sigara külünün çırpılmaması gereken eşya...
yoksa bir süre sonra ortalık görünen-görünmeyen sigara külü zerrecikleriyle dolar...
bunun yerine sigaranın ucunu küllüğün iç kenarlarında yuvarlayarak sıyırmak daha doğru bir yöntemdir...
- içine çektigin karbonmonoksit moleküllerinin herbirinin, cigerine yapışıp kalan acılara tutunup, dumanı üflediğinde çıkacağını düşleyerek içtigin sigaranın izmaritini tüm gücünle bastırdığın her yer.
- dolmuş taşmışını parmaklarıyla iteleyip, söndürecek insanların pislik göstergesi. sonra başuçlarında bu kokuyla uyurlar falan.
(heidi, 08.03.2008 13:41)
- hararetli bir tartışma esnasında konusunda iddialı olan kişinin bunu vurgulamaya çalışırken yardımına en çok gereksinim duyduğu ortam objesi. şöyle ki :
- bak kardeşim, ne bu elimdeki? küllük di mi? elle tutulur, gözle görülür. somut bişeydir yani. işte sana anlatmak istediğim konu da aynen bu küllüğün .......
diye devam eder. küllük konu mankenliğine terfi etmiştir yani. küllük ile aynı kaderi paylaşan ekürisi de sigara paketidir.(arion, 25.03.2008 17:04)
- asıl görevi sigara içenlere hizmet vermekken, çerez seviciler tarafından çekirdek, fındık, fıstık kabuğu koymak için yoldan çıkartılan bu yüzdende sigara yakan üşengeç yurdum gençliğinin ortadan çukur, yanlardan tümsek olan her türlü nesneyi küllük niyetine bağıra basılmasına neden olan kaptır. aynı kabın 'yazıp yazıp yırtıp, buruşturup, atanlarca da baştan çıkarılması mümkündür ama bu durumda aynı üşengeç bünye yenilmez ve direnç gösterip, 'o beni seviyor görmüyon mu' diye yandan kullanmaya çalışır ama muhtemelen küçük çaplı, duman bazlı bir yangına neden olur. hah birde bu küllük denilen aletin üsten basıldığında külleri içine alarak evde kokuyu azaltan, annelerin tercihi bir modeli vardır ki üzerinde bir türlü durmayan sigara nedeniyle evde kullanılması aslında pekte uygun değildir. zira ev kokmasın derken koca evi kül edersiniz mazallah.
- bir mekanda sigara içilip içilmediği konusunu çözmede en büyük yardımcı.
-sigara içiliyo mu olm burda acaba?
+içiliyodur ya küllük var masada
gibi.
- kültablasının canı acır mı? acır.. sinirlenir kültablası ve söndürür üstüne bastırılan, acıtan sigarayı; (acısı) bitsin diye.
bastıran amacına ulaşmış olur.
kültablasının acısı da nitelik değiştirir sadece..
- küllük bir alternatif işler aparatı değildir.
genciz. bir sigarayı iki çekişte bitiriyor, dumanından olimpiyat amblemi yapıyoruz. kahvehanede oyun masasında, bilardonun, tiltin başında, kah inatla ağzımızda tuttuğumuz sigaranın dumanı kaçan sağ gözümüzü kısarak, kah eski ikinci dünya savaşı filmlerindeki ezberleme nazi komutanı tiplemeleri gibi parmaklarımızı büyük açıp ilk boğumu sigara üstüne kapatarak mavradan geyiğe koşuyoruz. fakat, garip bir şekilde, herkes sigara içmiyor. bu puslu ortamda manasızca şeftali yiyenler, ciklet çiğneyenler, avokado dişleyenler de mevcut. ve bu gafil arkadaşlar küllüğün hizmete özel bir cihaz olduğunun ayırdına varamıyorlar bir türlü nedense. sigarayı küllüğe silkelemek isterken dikkatsizce yarısı yenmiş bir mor incire veya içine sümkürülmüş bir kağıt mendile soktuğunuz oldu mu hiç? hakikaten iğrenç bir duygu, ve iğrenç bir koku.
gel gör ki yıllar geçti, ciğerleri cüzdanda taşımaya başladım, sigarayı bıraktım. ve gün geldi ben de sigara içilen ortamlarda limon kabuğu kemirenlerden, eline geçen ıvır zıvırı küllüğe bırakıverenlerden oldum çıktım. hem eskiden buna ne kadar sinir olduğumu devamlı hatırladım, hem de sigara içenleri kolayca sinir edebilmekten tat aldım. ben sigara içemiyorsam siz de rahat rahat kül silkemezsiniz arkadaşım.(tembel, 29.07.2008 23:23 ~ 30.07.2008 12:15)
|