ne kulağa hoş gelir, ne göze...
ama insan bazen dolar, saydıkça sayası gelir. o çok kınadığı insanlara benzer bir an, rahatladığını farkeder.
küfür bazen bir sığınak olur, bazense orda biriktirisin sinirlerini ve orada açığa çıkartırsın içindeki kötüyü. kimseler duymaz sövdüğünü, sövmenin ne demek olduğunu bilmediğini zannederler.akıllarına gelmez senin de bu anlamda insan olduğun!
küfretmek geleneksel bir sinir belirtme yöntemidir...
insanın sözleri ile kişiyi etkileyemediği veya belli bi
r süre sonra sabır tasının çatlamasından ötürü soylenen sözdür..
deneme 1: yorgan altında, bir başına (yaş 7)
-amına koyayım...uhhh...(kendi kendine şaşırma)
deneme 2: ilkokulda, sessizce açık bir alanda (yaş 7,5)
-siktir olum...hmm..(olacak gibi)
deneme 3: gol yedikten sonra, gerçek bir hedefe, kaleciye (yaş 8)
-anneni skerim...evet!..(başardın olum..çekingenlik bitti, ey piçlik beni bekle ben geliyorum amına koyyim... oooo, şova döktüm işi..)
sözde ayıptır fakat küfreden biri aykırı değil bilakis ilikerine kadar bizden biridir ve neyin aykırı neyin makul olduğunu bilen biri varsa o da küfreden kişidir.
sağda solda duyması da en az size edilmesi kadar rahatsız edici hadisedir. güzel türkçemizin engin sözcük daarcığını hususiyetle bel altına vurmak meziyet gibi karşılanmakta toplumumuzda o ayrı.
(bkz: ne acı)