yalan. gitar ney ki bir kere? ney değil tabii fakat nedir ki mesela gitar dediğimiz şey?
esaslı kızlar piyanist şantör severler. hatta daha ileriye götürülebilecek olursa piyano'nun kendisini severler, piyanoya veren kızlar mevcuttur ülkemde.
doğrudur aslında hele o erkeğin elinde elektro gitar varsa o iş kesin bu şekilde sonuçlanır.marjinal tipler için bu çok önemli bir şeydir,onları izlerken ağızlarının suyu akar neredeyse...
işin başka bir kötü yanı da, kızların bir akdeniz akşamları falan çalan erkekleri ağızlarının suyu akarak dinlerlerken, ne bileyim bir stairway to heaven falan çaldığınızda dikkatlerinin başka bir yana kayması, nezaketen dinliyor gibi yapmalarıdır.
neyse ki bu modanın bittiğini artık gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. haydi başlıyoruz, son-ki-üçç-akdeeeniiiiiz...
-abi 5inci çalışın ama yaklaşan bi tane kız yok ya hala.
-tamam ispatlanmıştır. getir subwoofer'ı arabanın bagajına takacam.*
her kız için doğru olmayan bir cümledir. baş parmak tırnağı uzun olan, bol küpeli, yağlı saçlı gitaristleri sevmeyen kızlar çoktur. ha tabi eğer gitarist james hetfield, kurt cobain gibiyse o zaman işler değişir.
saçlarını, tırnaklarını uzatıp, eline gitar geçiren her erkeğin akdeniz akşamları adlı nadide eseri çalarak kız tavlayamayacağı ortadadır. ne kadar yakışıklıyım, seksiyim, yakıyorum ortalığı mantığıyla kumsalda gürültü kirliliği yapan erkeklerin kontraplak gitarlarını jöleli kafalarına geçirmek, ve hatta ayar vermek gerekir! şöyle ki:
-ehe... çok etkilendim sizden, istediğiniz bir parça varsa çalabilirim.
-yok almıyım ben kalsın, kullandığın akorlar yanlış, parçanın tonunu da bulamıyosun bi türlü. ama ille de çalıcam diyosan ver önce akordunu yapıyım mahvoldu burda kulağım bi saattir beynimi ziktin yaa..
haddim olmayarak aşk doktorluğu sıfatını iki dakika alıyorum:
kızlar farklı erkeklerden hoşlanırlar. aslında insanın farklısı her zaman ilgi çeker. ama heteroseksüel ilişkilerde daha çok kızların karar mercii olması itibariyle "seçmek" onlara bakar. buradan yola çıkarak "insanın farklısı ilgi çeker" gerçeğini "kızlar farklı erkeklerden hoşlanır"a uyarlamak mümkün olur.
fark nasıl olur: allah vergisi olur, el yüz göz endam nizami ve habibi ölçülerdedir. veyahut iyi konuşuyordur, maymunlaşmadan çene yapabiliyordur veya elleri yeteneklidir, birşeyler karalamaya/çizmeye gelince fark yaratır. hiç olmadı o eller gitarın tellerine abanmaktansa dokunabilme kabiliyetine erişmiştir. bu da fark yaratır -ki en azından kağıt üstünde yaratıyor. seçiyorlar efendim durduramıyoruz. artı "kim bu çocuk?" sorusuna yanıt verirken, ip üstünde giden kız-kız ilişkilerinde boşluk dolduracak birşeyleri olmalıdır ki partnerin, böylece top ağlarla buluşsun.
farz-ı misal, kareli gömlek takılan ortalama bir fiziksel yapıya sahip eli kalem tutmaz, çizik atmaz, tele basmaz, sesi çıkmaz, efendi, insancıl ve iyi niyetli birinin yazık ki kız milleti için hiçbir çekiciliği yoktur. üzgünüm. burdan güzel kızların neden denyo erkeklerle çıktığına doğru yakınsayabilirsiniz. hadi bi yakınsayın gelin.
ha tabi bahsettiğim fark, sonradan öğrenilse bile içten gelen fark olmalıdır. suni farkları da "yerler" ama farklı olayım derken maymun olmak forumda, sözlükte, msn'de, kafede, işyerinde veya bankta otururken ekseriyetle rast gelinebilen bir olgudur (nereye "bakacağınızı" biliyorsunuz). fark yaratayım derken cart kaçmamanız temennisiyle ukalalığın dibine vurduğum bu giriyi sonlandırıp aşk doktorluğunu usta ellere bırakıyorum tekrar.
tamamen yanlış olan önerme.
bu zamanlarda, eskilerin deyişi olan "ya davulcuya ya zurnacıya", revize edilip "ya davulcuya ya saksafon çalan genç blues'cuya" olarak değiştirilmiştir.
lise yıllarında kalmış özenti kız göstergesidir. ancak istisnaları da bulunmaktadır; şöyleki kız da fazlaca müzik ve gitarla ilgiliyse ortak mevzular bir gitarist deikanlımızla tabiki daha çok olacaktır.
(bkz: bu dahil bütün genellemeler yanlıştır)
bir erkeğin yanında kız varsa tüm kızların o adama bakması gibi bir durum var ya... onunla bağlantılı galiba. gitar da kadına benziyor hatlarıyla* (duyan da gitar çaldı kız tavladı sanacak)