1. ilk olarak lisede tanık olduğum olay. bizim sınıfın kızları beden eğitimi hocasının ağzından girip burnundan çıkıp futbol oynamaya razı etmişlerdi. bu maçın benim için önemi büyüktü. çünkü en yakın arkadaşımla futbol konusunda sık sık atışırdık. ve iddialaşma sonucunda kızları iki takıma ayırdık ve biz de teknik direktör olduk. tam 40 dakika süren maçı tabi ki futboldan daha iyi anlayan takımını daha organize oynatan kişinin takımı kazandı. böylece teknik direktörlük hayatımın en önemli zaferini kazanmış oldum. ancak şunu belirtmeden edemeyeceğim. hakikaten futbola yetenekli olan kızlar var. fakat şahsi kanaatim futbol bayanlara voleybol kadar yakışmıyor.

    ayrıca (bkz: peruggianın takıma bayan futbolcu almak istemesi)
  2. bok varmış gibi top ayaklarına her geldiğinde gözlerini kapatarak ve çığlık atarak sanki bacaklarının tümüyle vururmuş gibi topu depmeleri eylemi kızların.
  3. işin içine teşvik primi, şike, hakem ataması, spor mahkemesi gibi kavramları sokmadıkları müddetçe desteklenmesi gereken oluşum.en azından onlar temiz futbola çarpık olmaktan uzak bacakları ve narin elleriyle hizmet edebilsinler.
  4. kızlar açısından eğlenceli erkekler açısından sıkıcı olduğu söylenen eylemdir.ayrıca küçükkenki tecrübelerim de bu yöndedir.futbol tüm insanlık içindir kız erkek niye farketsin ki?mantığından hareketle,oynamak istediğimde benimle aynı fikirde olmayan erkek arkadaşlar tarafından 'sen kaleye geç' diyerek başlarından savuşturulup kaleye geçmem sonucunda sıkıntıdan patlayarak o küçük yaşta futbol hayatıma son vermeme neden olmuşlar ve jübile kararı almamı sağlamışlardır.belki de peruggianın aradığı bayan yıldız ben olacaktım
  5. amerika'da pek yaygın olan bir şey bu bildiğim kadarıyla hatta futbol dünya şampiyonalarında amerika her zaman iddialı bir takımdır ve şampiyonlukları falan da vardır yamulmuyorsam.
  6. tam anlamıyla kıran kırana bir mücadele olabilmektedir.

    yanlış hatırlamıyorsam 2002(2003 de olabilir) istanbul lisesinde kızlar futbol turnuvası düzenlenmişti. maçlar kesinlikle kıran kıranaydı çünkü genelde top nereye uçsa oraya şimşek gibi kızlar yağıyor ve topu, daha doğrusu arada topu tutan kişinin ayakları ve bacakları tekmelere maruz kalıyordu.

    red devils adlı takımda orta saha oyuncusu olan bendeniz de bu tekmelerden nasibimi almıştım. penaltı atışlarında gol kaçırmam hala kalbimde bir yaradır. öte yandan zevkli olan bu mücadeleler çirkefleşince kanayan dizler, burkuk bilekler ve bizim takımın elenmesi ile sonuçlanmıştı.

    erkek seyircilerin lakap ve tezahüratları da ayrıca önemli. "rus forvet", "makedon kaleci" gibi lakaplar ve bilimum tezahüratlar oyuncuların gaza gelmesine sebep olsa da maçta çirkeflik olmayıp oyun tek düzeleşince seyircilerin ne kadar sıkıldığını görmek de mümkündü.