yaşanmıştır:
birkaç erkek yanyana oturmaktadır ve o sırada önlerinden 5-6 kişilik bir kız grubu geçmektedir, yüksekçe bir sesle:
--arkadaşlar bence en güzeli mavi ayakkabılı olanı.
kızların hepsi birden ayaklarına bakar, bizimkiler kopmaktadır, yerlerdedirler, kızlar ise koşarcasına uzaklaşıyor, sebep mi:
kızların hiçbirisinin ayakkabısı mavi değildir!
erkek, köpeğini gezdiren kıza :ay ne şirin şey,aman da aman pek de tatlı ugucuk muuccu muccu *
kız şımarık bi tavırla:ilk defa mı görüyosun
erkek:aa! konuşabiliyo da!!
kız: ...
bize özgü müdür bilmiyorum ama kesinlikle çok rahatsız edici; sokakta yürürken arkadan birilerinin bağırması, yanından geçerken adamın şarkı söylemeye başlaması...
yazılanlara bakılırsa sanat diye addedilen şey aslında kızları aşağılamaktan ve orospu hissiyatına gark etmekten başka bir şey değildir. laf yemeden geçirdiği gün neredeyse olmayan ve karşılık olarak genelde alenen küfreden bir kız arkadaşım sorunun laf yemekten kaynaklanmadığını, üslubun çok aşağılayıcı ve küçük düşürücü olduğunu söyler hep. "türk usulü laf atma" der kendisi buna. ingiliz atarken "nice shirt, nice woman" dermiş, hollandalısı "hoi dames" der beklermiş, türk erkeği ise zekasını konuşturduğunu zannedip ilginç sesler eşliğinde aşağılarmış. hatta bir gece galata köprüsü'nün üstünden geçerken iki kişi "bu ne güzellik böyle, akşam akşam renk kattınız" demiş kibarca da ömründe ilk defa orospu hissiyatına itilmediği için öpesi gelmiş laf atanlarını. düşünün artık ne hale soktuk kızları sanatımızla. biraz ara versek diyorum sanatsal faaliyetlerimize.
mekan nezih bir kafeterya, elemanımız hiç tanımadığı bir bayanın masasına gelir ve bayanın şaşkın bakışlarına aldırmadan masada ne varsa tek tek eliyle kaldırıp altında birşey arıyormuşcasına bakar. küllük, sigara paketi, cep telefonu, dergi vs.
bayan: pardon, ne arıyorsunuz?
eleman: afedersiniz, sizinle bir şekilde tanışmam lazım... masanızın üstü de hazır biraz kalabalık, illa ki aralarından bir bahane bulurum diye düşündüm.
bayan: ?..
eleman: inanın aklıma tek cümle gelmiyor güzelliğinizden... beklediğiniz bir misafir yoksa, bahanesiz kabul etseniz beni, olmaz mı?
bayan: :) olsun bari... :)
ve kahramanımız masada... alkışlar, "helal olsun"lar...
köpeğini dolaştıran bi delikanlı fıstık gibi kız görür. kızda mini etek, enfes kalçalar. köpek ne olduysa hırlamaya başlar kıza. delikanlı da köpeğini sakinleştirmeye çalışarak "otur oğlum, otur, tamam ben de ısırmak istiyorum ama sakin olmalıyız oğlum" der.