1. genellikle taraflardan en az birinin bir şeyler hissetmesi sonucu bozulan ya da gerileyen arkadaşlık. iki farklı cinsten insanın arkadaş olabilmesi için koşul yenge ya da enişte muhabbetidir. bunun dışında çoğu durumlarda bir taraf etkilenerek bunu ya karşı tarafa belli eder ya da olmayacağını anlayıp geri çekilir, zaten bu da arkadaşlığın gerilemesi demektir. eğer söylerse diğer taraf bunu bildiği için kendini geri çeker, eskisi kadar samimi olamaz, eski anlattıklarını eski rahatlığıyla anlatamaz, kendini kötü hisseder, ben bir yerde yanlış mı yaptım da o beni farklı anladı diye düşünür durur.. iki taraf da yeterince olgunsa,bu durum karşılıklı anlayış sonucunda zamanla düzelebilir.. eğer iki taraf da birbirine bir şeyler hissediyorsa bu arkadaşlık güzel bir ilişkiye dönüşebilir, bunun sonucunda iki taraf da birbirini tanıdığı için pek de zorluk çekmez; ama şu vardır ki arkadaşlık ve aşk çok farklıdır. biri arkadaş olarak süper biri olabilirken, ilişkilerinde olgun olmayabilir. sözün özü, bazı istisnalı durumlar dışında kız ve erkek arkadaşlığı geçiçi de olsa bir taraftan ilgi sonucunda bozulabilir.
  2. kendisi aynı zamanda itü sözlükte de yazan (pek görünmüyor boşuna aramayın) biriyle* beraber;
    her zaman karşı çıkılan ve olamayacağı söylenen bu durumu gerçekleştirerek tüm antitezleri bizzat çürüttüğüm için gurur duyuyorum. evet oluyor...hem de özel yaşantınızı etkilemeden...(muhahahahaaaa!!!)
    hoş madem öyle olmaz deniyor, o zaman (bkz. istisnalar kaideyi bozmaz) ayrıca @205498.
    istisna olduğumuzu kabul ederim o zaman...
  3. herşey arkadaşlıkla başlar.devam eder, daha iyi tanırsın karşındakini herşeyi anlatırsın, zamanı gelince şartlar da olgunlaşınca bu bir ilişkiye dönüşebilir ki hiç tanımadığın biriyle beraber olmaktan çok daha iyidir. ilk defa gördüğün hoşlandığın ve tüketim manyaklığının had safhada olduğu günümüzde çok kısa zamanda beraber olduğun kişiyle işlerin iyi gitmemesi olasılığı senin başından beri tanıdığın, sevdiğin kişiyle olumusuz şeyler yaşama olasılığından çok daha fazladır. bir insanı yavaş yavaş keşfetmek, her gün yüzünde yeni bir şeyler görmek kadar insana keyif veren başka birşey yoktur. o "arkadaş" dediğin kişiyle zaten herşeyini paylaşıyosundur,birbirinizi çok iyi tanıosunuzdur. zaten aradığın ve beraber olmak istediğin "olmayan" insanın da böyle olmasını istemez misin? gün gelir arkadaşınla birlikte olabilirsin. hayatta hiçbirşeyin garantisi yokken sen nasıl "eğer senle beraber olursam herşey kötü olacak sonu kötü bitecek" diyebilirsin ona?
    bunu dedikten sonra sana kalan vicdan azabı çağrıları ve mesajları olur.
  4. bir erkek olarak söylemek isterim ki; eğer kızla aranızda sevgili olmak için gerekebilecek duygusal bir çekim yoksa ve kafa yapılarınızda iyi uyuşuyorsa, aranızda başlayan arkadaşlığın size kazandıracaklarını hiçbir şey kazandıramaz ömrünüzde.

    bir kızla sevgili olmakla onunla dost olmak arasında sonsuz farklar vardır. en önemli fark dost olduğunuz kızın erkek arkadaşlarına karşı takındığı son derece tavizsiz ve kuralcı tavrını size karşı asla takınmamasıdır. kendinizi çok rahat hissedersiniz ve içinizden nasıl geliyorsa o şekilde davranabilirsiniz. keşke sevgililerim bana bu olanağı verseydi demekten kendinizi alamazsınız.

    ikinci farksa şefkattir hiç kuşkusuz. size erkek arkadaşlarınızın hiç birinin veremeyeceği ölçüde hem de. sıkıntılarınızı paylaşırken, hayal kırıklıklarınızı anlatırken sizi sonsuz bir sabırla dinleyen bu insan, sizin ona karşı yapabileceğiniz hataları içine atar. ihmal etseniz de onu, size kırılmaz. önemli bir işiniz olduğunu bilir çünkü. özür dilememe gerek kalmadan beni bağışladıkları için kendimi çok mahçup hissettiğim anlarım olmuştur.

    üçüncüsü ise hayata farklı bir pencereden bakabilmenin avantajlarıdır. bu öyle bir avantajdır ki 3 birim olan aklınızı birden 5 birime çıkaracak kadar hem de. kendinize olan güveninizi arttırır. sizi hayata barışık kılar. kendi sorunlarını anlatırken, hayata bakış açılarınızın ne kadar farklı argümanlar içerdiğine şahit olursunuz. son derece ilginç olan bu deneyim size her zaman pozitif sonuçlarla yansır.

    her zaman size ayıracak vakitleri vardır. ailenizden birinin vefatı, hastalığı sırasında her zaman yanınızdalardır. (beklediğim bir çok erkek arkadaşımı göremediğim zor zamanlarım oldu) kendi sıkıntılarını bazen onun dostu olduğunuz için ve bu yüzden dinlerken üzülebileceğiniz ihtimaliyle size anlatmaktan çekinebilirler. halbuki ben en ufak şeyde sınırsızca konuşmuşumdur. telefondaki sesinizden, hiç konuşmak istemediğiniz bir zaman gözlerinizden, kafanızdan geçirdiğiniz en ufak düşücelerden halinizi hem de tüm çıplaklığıyla bilirler. korkarsınız onları tanıdıkça, kızların her şeyden haberinin olduğunu anlarsınız. sevgililerinizin sizin hareketlerinizden önce aldığı tavırın iç güdesel bir şey olduğunu da.

    onurları için yaşamanın erkeklerden daha çok üzerinde durdukları bir yaşam mottosu olduğunu anlarsınız. onlara bakınca onursuz ne çok şey yaptım deyip, düşünerek…

    isim vermeden sizlerden bahsettiğim bu satırları; okuyamayacağınızı, okusanız bile direkt sizlerden bahsettiğimi anlayamayacağınızı bilerek iyi ki varsınız demek istiyorum.
  5. "ben sana arkadaş gözüyle bakmıştım" veya "ben seni arkadas olarak çok seviyorum" gibi sözlerle son bulan arkadaşlıklardır bir çoğu