insan olduğundan,akıllı başlı,sağlıklı düşünebildiğinden şüphe ettiğim baba'dır (!) kızına
kürdistan ismini veren bir baba,bir anne ve kızı..bu bir çekirdek aile düşünün,bu toplumun en küçük birimi ama aynı zamanda temel taşı olan bir aile..
bir arkadaşımın babası
tuğgeneral ve bundan 1 sene önce beraber laflarken bize bir soru sormuştu ; ''bir ülkeyi bölmek isterseniz işe nereden başlarsınız ? '' diye..buna cevaben farklı farklı,içinde ideolojik fikirler barındıran şeyler söyledik,konuştuk saatlerce ama yanıldığımızı onun cevabından sonra anladık..bir ülkeyi bölmek için pek fazla uğraşmanıza gerek yok,eğer
aile kavramı üzerinde kendi lehinize oyunlar oynar ve aileyi/leri kendi amaçlarınıza uygun bir şekle sokabilirseniz amacınıza kesin olarak ulaşırsınız,yani işe aileden başlarsınız..işte bu yüzden
aile çok önemlidir,hakikaten toplumun temel taşıdır
aile ..
bunu neden anlattım ? şu yüzden..aile kurmak bir amaçtır..soyunuz,ırkınız,renginiz ne olursa olsun bir amaçtır..insanların yaşayabilmeleri,bir toplum olabilmeleri,kısacası bu düzenin işlemesi için aile kurmanız gerekir ki bu ilk çağlardan beri böyle gelmiştir..ancak siz aile kurmayı
araç haline getirir,siyasi ideolojilerinizi aile üzerine egemen kılarsanız,sağlıklı bir toplumun temellerini değil,parçalara ayrılmış bir toplumun temellerini atarsınız..
bu konuyla ilgili güncel bir örnek veriyim size..
''
en az 3 çocuk yapın '' işte bu amaç değil araçtır,zaten öyle olduğunu bildiğimiz için bu kadar tartışmadık mı ? tüm dünya aile ve nüfus planlaması hakkında çeşitli stratejik kararlar alırken (örnek olarak çin..) bizim başbakan'ımız nasıl böyle şeyler söyler demedik mi ? işte bu isteği eleştirenlerin bu başlık altında olayı normal gibi görmeleri ilginç..
bazı yazılanları hayretle okudum..bunun normal olduğunu dile getiren arkadaşlar var(eleştirmiyorum onlar da kendilerine göre haklılardır belki..) bizim birlik ve beraberlik içinde yaşamdan anladığımız bu mu ? toplum olabilmek,millet olabilmek bu mu ? eğer bir toplum içinde yaşıyorsanız daha da önemlisi her bireyi farklı kimlikte olmasına rağmen kavga etmeyecekseniz muhakkak bazı fedakarlıklarda bulunmalısınız..eğer yazdıklarımı milliyetçilik olarak algılayacaksınız,atatürk'ün savunduğu
subjektif milliyetçilik anlayışına bir göz atmanızı,okumanızı tavsiye ederim..ya da isterseniz ben bi alıntı yapıyım..
subjektif milliyetçilik : milleti oluşturan insanları birbirine bağlayan bu sübjektif bağlar arasında, mazi, hatıra, amaç, ideal, istikbal, ülkü birliği gibi hususlar yer almaktadır. geçmişte yaşanılan ortak acılar veya birlikte kazanılan başarılar, ortak amaca varmak için mücadeleler, ortak tehlikelere karşı birlikte karşı koyma isteği gibi faktörler insanları birbirine bağlar ve milleti oluşturur.
demek istediğim feragat edebilmeliyiz bazı şeylerden,millet olmak aynı soydan gelmek,muhakkak aynı dili konuşmak demek değildir..millet olmak tamamen farklı kimliklere sahip olsak da aynı çatı altında adam gibi yaşayabilmektir,farklı kimliklerin birbirlerinin değerlerine saygı duyarak,özveri göstererek..bunu da siz biz meselesine getirmeden yapmalıyız..hemen saldırmaya ve akabinde savunmaya geçmeye gerek yok..şanlıurda'daki bir çocuğa kürdistan ismini vermek nasıl buradan mantıklı gözükmüyorsa hakkari'deki bir çocuğa türkiye ismini vermek de mantıklı gözükmez..bu toplumun hassas olduğu konuları didiklemektir ve onların sabrını sınamaktır..biz norveç falan değiliz,uluslar arası politikalarımız karman çorman,kendi içimizde siyasi açılımlarla boğuşuyoruz,halen siyaseti amaç mı araç mı olarak kullandığı belli olmayan bir iktidar partisine sahibiz,yani bu milletin insanları haddinden fazla sabrediyor..sivrisinek ufaktır ama mide bulandırır misali,mide bulandırmanın manası yok..en önemlisi ufacık bir kız çocuğunun daha şimdiden hayatını karartmaya gerek yok..