ilköğretim öğrencilerini sosyal hale getirmek ve çeşitli alanlarda bilgilenmelerini sağlamak için yönlendirilen kollardandır. genellikle kız öğrencilerin dahil olmak için can attıkları, biri düşüp kolunu bacağını yaraladığında tentürdiyot sürmekten öte işlevi olmayan koldur.
okuldaki ilk seneler en zahmetli koldur kesinlikle. ben 3 sene boyunca kızılay koluydum ve bu dönemde sürekli yerlere düşüp bir yerlerini kanatan öğrenciler ağlayarak bana gelirlerdi, hep de maçın en güzel yerinde bırakıp çocuklara tendürdiyot sürerdim. okula gelen ilk yakmayan tendürdiyot ise devrim niteliğindeydi.
huri gibi hatunların arasında kendimi bulduğumda henüz 9 yaşımdaydım...(aq o yaşta ne hurisi) kızılay koluna sürülmüştüm.. evet sürüldüm efenim, aşırı siyasi görüşlerimden ötürü beni yeşilay koluna almadılar çünkü sigara içen hocamıza karşı yoğun bir muhalefetim vardı, neyse. taktım koluma kırmızı kolluğumu, böyle nazi subayı gibi geziyorum okulda sol kolumu şişire şişire, biri düştü mü, yardıma koşacağız, koştuk da... işte o dakikada olan oldu, gülşah arkadaşım elinde baticon denen güzel icat ve oksijenli suyla gelirken ben de olay yerine yeter miktarda pamukla intikal etmiştim, her şey kontrol altındaydı.. ta ki ben o kan gölü gibi yarayı görene dek.. işte o gün anladım ben kan görünce içimin bi tuhaf olduğunu..daha sonraları yaşım ilerledikçe, burnum kanadığında tansiyonumun çok feci düştüğünü farkettim, sırf kan gördüğüm için, hastanede benden 45 dakikada zor alıyorlar kanı hala. ama kızılay'dan vazgeçemedim sanırım.
şimdi mi?
inanmayacaksınız ama kızılay gönüllüsüyüm halen. arada karanfil'de falan broşür dağıtıyoruz. background hizmetleri daha kolayıma geldi, kan bağışlayamıyorum madem bağışlatayım dercesine.