ilhan irem hayranı yazar insan. günün 24 saati onu merak eder, cep telefonunuza ansızın bir mesaj düşer kablodan: "bir ilhan irem vardı o nooldu" diye. günün birinde ona ulaşacak, yıllardır cevabı aranan bu soruya istediği cevabı alacaktır.
can sıkıntısı anındaki mesajların kahramanı. herşey ilhan irem'le başladı. bir gün bu zat-ı muhterem ilhan irem'e ne olduğunu merak etmişti. haklıydı da! dedik ki araştıralım edelim... stüdyo da, bar çıkışı falan yakaladık. sonra bu "ne oldu o" muhabbeti sarınca biz de günlük hayatta kullandığımız objeler ve gördüğümüz kişiler hakkında yaran ve tadından yenmez sohbetler etmeye başladık.
89'luymuş. görsen 89'lu dersen ben de bu işi nah burda bırakırım. arkadaş bırak sulak yeri suda yetişsen böyle olmaz. adam enine boyuna... onu yetiştiren ailesine saygılarımı istirham ediyorum.
futbol manyağı yazar. ama öyle böyle değil. saatlerce futbol sohbetleri yapılasıdır. ayrıca amc mevkiinde rakip defansın korkulu rüyası olduğu da görülmüştür. ama daşşakları sere sere oturduğu için kondüsyondan eser kalmamıştır. ama kondüsyon kazanırsa bu çocuğu takımımda görmek isterim.
azılı cm ve fm oyuncusu. nerde genç yetenek var, nerde iyi takım var gören, alan, yetiştiren adam. arsene wenger'in cm bünyesinde vücut bulmuş hali.
başka bir sözlük oluşumunda bulduğum ve kaybedilmeyesi insan. zaman zaman objektif olduğu için kişiler tarafından beğenilmez, fakat doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, meyve veren ağacı taşlarlar, ay akşamdan ışıktır diyerek kendisini teselli etmek istiyorum.
ayrıca iş bu giriyi girmem için beni yemeğimden alı koyduğu için kendisini gördüğüm en yakın zamanda rencide edeceğim. ulan benim gibi bi adamla yemeği arasına girilir mi, canına mı susadın. burdan da anlıyoruz ki cesur bir yazar.
tribünde beraber maç izlememek lazım, bir anda birbirinize girişiveriyorsunuz. ünlülerle da arası oldukça iyi bir yazar. özellikle futbol camiasında kanka olmadığı isim yok. yılmaz vural' dan tut, zico nun tercümanına kadar çok geniş bir yelpazede çalışmış.
kendisini "1.83 boyunda ve çok yakışıklı bir adam değil" olarak tanımlayan şahsiyet. aynı sözlükte olmamızın yanında bir de aynı okuldayız kendisiyle. her selam verişinde bir de üstüne "hürmetler" demeyi unutmaz, öyle de kibar bir insandır. bir kaç arkadaşıyla birlikte ruhunu satma çabalarına girişmiş ama gördüğüm kadarıyla başarılı olamamıştır. ayrıca dikkat ettiğim kadarıyla ilhan irem'in akıbetiyle yakından ilgilenmektedir* ha bir de yaşını hiç göstermiyor*
her an beni şaşırtmaya devam eden yazar. içine minik bir şair kaçmış, sadece o şairin biraz büyümesi gerekiyor. ama söylediğine göre zaten kendisi de yeni yeni büyüdüğü için, içindeki şairi de kendiyle beraber büyütecektir.
mezuniyet zamanı gelince görüntüsü tamamen değişecek, iş hayatının ortalarında ise tamamen tanınmaz hale gelecek. gün gelip de yolda görünce "tanıyamamaktan" korkuyor insan. bakalım daha ne kadar şaşırtacak beni!
tanımlanamayan, garip bir elemandır. önce bana "ben 6 yaşımdan beri metallica dinliyorum ulan" demek suretiyle hava atmış, akabinde de bitmek tükenmek bilmeyen ilhan irem sevgisinden bahsetmiştir. kendisiyle ilgili olarak henüz anlamlandıramadığım bir diğer nokta da"what what in the butt" gibi güzide eserlerden haberdar olduğu halde hangi akla hizmet , therion dinlemekte ısrar ettiğidir.
bu arada giri girerken de bi rahat bırakmadı psikolojik baskının da böylesi...
hakkında yazdıklarımın "beğenme" ve "estetik" kaygılarıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. olay "gerçek" ve "yanlış" kavramlarıyla alakalıdır.
madem futboldan anlamazsın, neden bilirkişi edasıyla milli takıma sallarsın. milli takıma sallamak, eleştirmek için belirli bir bilgi seviyesinde olmaya gerek yok fakat böyle guru edasıyla konuşup, milli takım teknik direktöründen daha iyi bildiğini ima ederek, ona ders vermeye kalkarsan, aha böyle rezil olursun işte.
ofisteki sikik günün ardından, birden yüzümü güldürmüş, bununla kalmayıp yaptığı çırpınmalarla günüme renk katmıştır.
hayrettin yerlikaya'yı stoper olarak tanımlamasının ardından yediği ayardan sonra, yaptığı savunma beni benden aldı. gülmemi engellemek için ağzımı kapatıyorum elimle. cidden bak.
arkadaş diyor ki; "hayrettin stoper ama sol bek yoklugundan zorla sol bek yapıldı". ahahaa. harbiden komik ötesi. gülüyorum vallahi.
aklıma, bahçelerinde esrar yakalanan karslı çiftçiyi getirdi; "ya komutanım biz gül diye ektik esrar çıktı ne bilelim". bunun kadar komik değil belki ok ama gerçekten gülüyorum lan.
tamam uğraşmıyorum artık. yeter bana bugünlük taşşak.
doymak bilmeyen sapık insan, evet evet 3-4 dürüm götürüyo doymuyo hemde gecenin köründe sabahdan da bi okadar yemişliği var yani, ayı mayı ama severim az nba,mortal kombat oynamadık sabahlara kadar, çok eğlendik, türlü türlü anılarımız oldu, yurtta uyku yok bişey yok hemen sardırıyoz msnden saçma sapan bişeye karın kasları gelişiyo ondan sonra gülme krizleri yüzünden. heydir candır yani , yalarım kısaltma kablosunu acımam
uçurulmasının nedenini ciddi manada merak ettiğim ex-yazardır (bu sefer de sözlük yazarlığını mı satmaya çalıştı acaba?) (bkz: gittigidiyor daki satılık ruh ilanı)
şaka bir yana gayet de sağlam yazıyordu... yazık olmuş.
rakip takım taraftarına her daim saygılı, fanatizm değil, sevgi ölçüsünde desteklediği takımına bağlı olduğu halde, bir anlık bir eşşeklikle, görsellere koyduğu saçma bir resimden dolayı uçmuş bir yazardır.