benim uzun malboroya benzettiğim yukarıdaki yazılanları okuduktan sonra, herkesin fiyatı yüzünden bırakmak zorunda kaldığı favori sigarasına benzettiğini anladığım sigara markası ve onun ambalajı
üç tip içeni vardır:birincisi normalde camel hastası olan,parası elverse yine camel içecek,ama camel'a bütçe dayanmadığı için winston soft lezzetini tercih eden tip.ikincisi bir winston soft hastası olan,onun için en üst seviye sigara winston soft olduğu ve parasız kalan her insan gibi sigarasını değiştirdiği durumlarda samsun 216 ile ilşkiye giren tip.bu tanımladığım iki tip aslında sürekli içici değildir,ikinci tip winston soft severler derneğince daha sevecen karşılanır.üçüncü tanımlamak istediğim tip ise işte tam bu bahsettiğim winstıon soft severler derneğine üye olacak insanlardır.bu adamlar parasızım falan dinlemez her daim winston soft içerler,onlar içinde en iyi sigara odur,ama onlar bunun ötesinde sigaralarını da değiştirmezler hiçbir koşulda.neyse işte böyle diyelim ve bitirelim,zira ben sıkılmaya başladığıma göre okuyacaklar sıkılacak bir süre sonrasında okurken.
bir yıldır içtiğim ve artık başkasını içemez olduğum sigaram. isminin tersine pek çok sigaradan ağırdır. nerede taşınırsa taşınsın içindeki sigaralar ezik büzük olur, ama onları çıkarıp düzeltmek sonra içmek de ayrı bir keyifitir. ayrıca sigara ortamlarını efsanevi geyik konusu "winston soft'la box arasında fark var mı" muhabbetine malzemedir.
kısa winston dediğiniz zaman sırasıyla önce light, sonra box normal anlayan çalışanları olan müesseselerce her içicinin bilinç altında bir reflex olarak kısa winston normal soft kelimelerinin kazındığı, ve alırken zorlanılan sigaradır bu. kasaya yaklaşılır, bir kısa winston denilir.. arkasından normal denilerek light winstona uzanan kasiyerin normal winston boxa uzanması izlenir.son anda naif bir tavırla söylenen soft kelimesiyle de hedefine ulaşması sağlanır. parola budur..
kısa winston, normal, soft..
ayrıca göt cebinde taşınan bir sigaradır bu. kışın nadiren de olsa palto, mont gibi giyeceklerin iç ceplerinde muhafaza edilse de genel olarak kıç cebi, taşınması için en ideal yerdir.. cepte ezilir..büzülür.. üzerine oturulur..sıkıştırılır.. içileceği vakit paketten çıkarılan tek bir winstonun üzerinde bir zanaatkar gibi oynar, gerekli stratejik noktalar üzerine zarif ve sinüsoedal dokunuşlarda bulunursunuz.. bunun sonucunda sigaramızın bazı yerlerinde tütün yoğunluğu artacakken, bazı yerlerde ise seyrekleşecektir. sonucu olarak ise sigaranızın ateşi daima harlı olacak, o soğuk sönük ateşli sigaralarla aranızda asla kuramayacağınız bir bağ kurmuş olacaksınız..
dost sigarasıdır. yerini ancak şimdilerde bulamayacağınız eski ambalaj kısa camel tutar..
fiyatıda göz önüne alındığında türkiyede satılan en iyi sigaradır. bir deneme yapmak suretiyle başlanır ve bir daha bırakılamaz. en büyük problemi ise satın alma esnasında yaşanır; ısrarla soft deseniz de karşınızdaki şahıs nedense ilk önce box vermeye çalışır.
kesinlikle her market ve bakkalda satılan bir sigara değildir.memleketimde satılmadığına denk geldim bu beni bir şoka soktu boxıda olmadığından hangi sigara alacağıma karar veremedim sonra kırmızı renkli bir sigara* almak zorunda kaldım yakında başka bakkal yoktu.. kırmızı renkli olması çok çekici olmasını sağlıyor, soft olmasıda zerafet eee tabi farkıda var boxtan...
kullanan kişilerin doğaüstü güçlere sahip olduğunu ve tadının başka sigaralarda aranmaması gerektiğini düşündüğüm muhteşem sigara lakin box' ı o kadar iyi değildir.
winston box'la arasında dağlar kadar fark olan sigaradır. içmeyen bilemez ve "ne farkeder ya?" gibi densiz cümleler kurabilir. kötü yanı paketteki sigaraların kırılması ya da daha kötüsü paketten çıkıp çantanın içine dağılmasıdır ki içi tütün dolu bir çantaya sahip olunabilir.
şu anki camel da dahil tüm sigaralardan daha güzel tadı olan sigara.ben çok denedim başka sigara gitmiyor gırtlaktan,onu tanıdıktan sonra.bir de sanırım erkek sigarası gibi bir imajı var.hani kızlar genelde hafif sigara içer sanılır ya.görenler şaşkınlıkla soruyorlar vayyy ağır sigara içiyosun gibisinden.karizmasi da tadı kadar ağır yani(bkz: sanırım aşık oldum)