nüfus cüzdanımdaki il ibaresine karşılık gelmesine ve ailem de bir ilçesinde ikamet etmesine rağmen zorunlu kalmadıkça ziyaret etmediğim il.çünkü ilçelerinde oturan insanları sağlık, alışveriş, sinema, eğlence söz konusu olduğu zaman genellikle
lüleburgaz ilçesini tercih ediyor.
halen solun kalesi olarak görülmesine rağmen, sokaklarda bazı değişiklikler var. en azından ben yılda birkaç kez giden bir insan olarak bunu gözlemleyebiliyorum. en son temmuz ayında gittiğimde 'oh ya şu memleketimin insanlarına bak, bir tane kara çarşaflı görebiliyor musun? sıcak gereği neyse öyle giyiniyor millet .' diye bir cümle sarf ettim il girişinde. ama öyle değilmiş. erken konuşmuşum. sokaklarında artan düzeyde 'buraya ait olmayan' şeyler var.
bu 'buraya ait olmayan şeyler'in sebebi ilk önce göç. kırklareli merkeze olmasa da ilçelerine , özellikle lüleburgaz 'a yapılan göç o kadar fazla ki, abartılmadan bir gece de giriş yapan insan sayısının kamyonlar içinde yüz küsür olabildiğini söyleyebilirim.
tokiile yerleşen nüfus da cabası.
'buraya ait olmayan' şeyleri çıkarınca, kendi beşeri ve fiziksel yapısı itibariyle herhangi bir avrupa kentinden farkı olmayan bir şehir. sessiz. sakin. ölçülü. insanları için canımı veresim var.