televizyon izleyen her türk vatandaşının en az bir defa ratladığına inandığım hülya koçyiğit filmi. sağır ve dilsiz kınalı yapıncak çalıştığı konağın küçük beyi tarafından hamile bırakılır. intihar etmeye çalışır, ama başaramaz. bu teşebbüsünden sonra konuşabilmeye ve duyabilmeye başlar. kendisini terkeden küçük beyden öç almaya karar verir ve olaylar gelişir.
selvi boylum al yazmalım, karagözlüm, sezercik serisi, vb. gibi bir ekoldür kınalı yapıncak. kimi yerleri çok absürd olabilse de bazen çok duygulanıp ağlamanıza bile yol açabilir.
bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı tipinden türk filmlerinden bir tanesi.zengin olanın fakirleştiği,fakir olanın zenginin mallarını ele geçirdiği bir klasik.yalnız buradaki kötü kadın herkesi kesin kıl etmiştir,böyle illet sonrasında böyle yavşak bir kadın görülmemiştir.canlandıran için (bkz: aliye rona)
upuzun saçlara bir arkadaşın gazı sonucu veda edildikten sonra hülya koçyiğit'in rol aldığı bir filmdeki kıza benzetilerek hitap edilmesi muhtemel söz...
aliye rona'nın her filmde olduğu gibi kötü kadın rolünü hakkıyla verdiği filmdir. beni en duygulandıran sahneyse köyden gelmiş bu bitlidir diye hülya koçyiğit'in o güzelim upuzun saçlarını kıtır kıtır kesme sahnesidir.
hülya koçyiğit kınalı yapıncak halindeyken o kadar çirkin gözükür ki evin zengin oğlunun onu nasıl iğfal ettiğine şaşırır kalırsınız.
bkz (bkz: içki bütün kötülüklerin anasıdır).
selvi boylum al yazmalıdan sonra en fazla izlediğim filmdir efendim bu. bence bir külttür, ibret alınması gereken bir hayat dersidir. izlemeyenin hayatında mutlaka bir noktası eksiktir, geriye dönüp baksa belki de o eksiğin kınalı yapıncağın saçlarının kesilme sahnesini görmeyişinden kaynaklandığını anlayacaktır...neyse..
fakat kafamı karıştıran bir nokta var;izleyenler bilirler,filmin en ilginç sahnesi ev sahibinin oğlunun yapıncağa tecavüz ettiği sahnedir. yapıncağımızın ayaklarının leğenin içine girişini, zengin oğlanın camdan aç aç bakışını, camdan atlayıp yapıncağa saldırışını ve zoom yapılan yapıncağın çaresiz suratını ardı ardına görürüz. tam tecavüze uğradığını anladığımız sahnelerde ise kamera bir anda sardunya, menekşe gibi saksıda bitkileri ardı ardına gösterir, bir sonraki sahnede ise zengin oğlan donunu toplayıp gider ve yapıncak dudaklarını titrete titrete ağlar. peki neden sardunya? neden menekşe? kınalı yapıncağın hunharca tecavüze uğradığı anlarla bu bitkilerin ne gibi bir alakası vardır? bu ve bunun gibi sorularla ilk gençlik yıllarım mahvolmuştu işte. kahretsin.
bugün tam evden çıkarken sayısını hatırlamadığım kerelerden birine denk geldiğim rekalama kadar başına çakıldığım bu sebeple gitmem gereken yere geç kaldığım insanı sinirlendiren film. filmde bahsi geçen kötü kadından tiksiniyorum mevzu bahis evin oğlununda aslında gizli bir sapık olduğuna da gerçekten inandım. hiç alkolün arkasına saklanmasın. varmış onun içinde o belli.. çok sinirleniyorum kızıyıorum da izlerken e az çok iyiyi kötüyü de ayırıyorum ama ezilene acıma duygusu kalıcı garip bir şey yaa.. aklım otomotik pilottayken o kuyu cadılarına da acıyodum ya az kalsın 5 saniyelik bi saçmalamadan sonra kendime geldim neyse ki..güzel filmdir. tekrar denk gelen kere sefer de de tarafımdan izlenecektir. hem aklım devredışı olsu n olmasın saçma yada mantıklı mutlu sonlar güzeldir.