askerliğimi geçirdiğim, sigara alcan sennn, havluyu gullanabilin, şeklindeki cümlelerine alışamadığım, girne kalesinin güzelliği ve limanda içilen biranın soğukluğunu unutamayacağım, magosada kale içi denilen çarşıda hayatımın en güzel omletini yediğim vimpi adlı yere her daim teşekkür edeceğim aslı güzel şivesi bozuk ada
yaşayan insanların karınlarını türkiye doyurur paralarını türkiye verir. 50 km kuzeyindeki anamurda millet sabah 9 akşam 5 mesaisi yapıp deliler gibi seralarda çalışırken bunlar yatarlar. ne çalışma dertleri vardır ne de para kazanmak. hatta memleketlerini bile kurtaramayacak kadar tembellerdir. türkiye bitti bizi avrupa beslesin diye geviş getirirler. güney avrupa burası köy derler ama hiçbir şekilde yatırım yapmazlar, caddelerini sokaklarını düzeltmezler, devlet memurluğundan başka gelir getirici bir işle uğraşmazlar. hatay da kıbrıs benzeri bir şekilde düşman işgalinden kurtarılmıştır. şimdi ise devleti besleyen ender illerden birisidir. üstelik suriye bu ilin insanlarını hala kandırmaya çalışır. yaklaşık olarak aynı enlemlerde bulunan iki yer arasındaki fark hayretle izlenir. belki de sebep kıbrıs halkının çoğunun köleliğe meyilli karaktersiz kimseler olmasından ileri gelir kim bilir?
dedesi, rumlar akşam bizi akşam gelir de keser mi diye ailesiyle helalleşip yatar, torun ise rumlarla birleşmek için meydanlarda tur atar. bir halk nasıl özgürlüğünden vaz geçer diye saç baş yoldururlar insana.
çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, önce onurlarını, sonra özgürlüklerini daha sonra da geleceklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
mustafa kemal atatürk
yukarıdaki vecizedeki gibi kıbrıs halkı onurunu kaybetmiş durumdadır. şimdilerde özgürlüklerini kazanmak için dedelerinin akıttıkları kanların hatırına istemeselerde özgür olarak yaşamaktadırlar, bunu da yakın zamanda kaybedecekleri aşikardır.
kendileri için savaşan onlarca şehidin mensubu bulunduğu türk milletini sevmemeleri değildir insanı hayrete düşüren... hayret edilen nokta şahısların değil bir topluluğun nasıl bu kadar şerefinden vaz geçmeye hevesli karaktersiz insanlardan oluştuğunu izlemektir...
"anadolu'nun döktüğü bir damla gözyaşıdır. o ki anası olmuştur pek çok halkın. yüzyıllardan beri hamiledir ve barış bebek'i doğurtmak için sancı çekmektedir."
neşe yaşın
ellerine imkan verilse ilk önce türkiye'de yaşayanları kesecek olan ülke. yunanistan bu derece karşımızda mıdır tartışılır. gazete köşelerinde,sokak aralarında,kumarhane masalarında türkiye'nin bir işgalci ülke olduğunu,yıllardır kıbrıs'ı işgal ettiklerini konuşur,yazar dururlar. en düşük memur maaşının türkiye'deki birinci dereceden bir memurun maaşını ikiye katladığı artık aşikar bir gerçektir. lüks arabalarla kıbrıs caddelerinde tur atan ama cebindeki paranın türkiye'den geldiğini hiç hatırlamayan bir halkın ülkesidir.
akşam saatlerinde kıbrıs'a iniş yapmakta olan bir uçağın penceresinden rum kesimi ile kuzey kıbrıs arasındaki fark daha açık bir şekilde görülebilmektedir.
bir kısmı türklere göre yavru vatan yabancılara(gavurlara) göre hedef vatan olan stratejik açından önemli doğal güzellik olarak bayağı güzel bir ülke şimdilik ikiye parça tek parça haline getirmek için bayağı uğraşlar sürmekte