|
|
- yaz sıcağında terden bunalan kişilerin içinde bulunduğu ruh hali.
- kış rusya kışı veya yaz kutup yazı değilse ben de kışı yaza tercih ederim. kışın yakarsın bi ateş ısınırsın. yazın elektrik icad olcak klima icad olcak da serinle. ohoo
- iskandinav ülkelerin doğal hali. sadece yazın biraz güneş görelim diye güneye iniyorlar, yoksa hiç biri güneşi sevmez, ondan dolayı tenleri bembeyazdır.
- (bkz: skuba)
- kazak ya da kalın gömlekler giymeyi sevme, dışarıdan sıcacık bir mekana girerkenki buğu hissini sevme, kış gecesi açık pencereye oturup parmakları kesik eldivenler içinde tutulan kahve fincanı ve sigaranın yarattığı sıcaklığı güneşten daha çok sevme durumudur. vodkayı, baharatlı şarabı ve vişneli browniyi sevmektir ayrıca.
yağmur yağar, kar yağar düşünceleri alır götürür, bir de tabii ki soğukta daha bir sokulur insan yanındakine bu en güzel sebeptir.
kış keşmekeş gibi görünse de cıvıl cıvıl olmaması ve karanlık olması sebebiyle güzeldir, zihni kapar, yormaz. işte bu yüzden yazdan daha çok sevilmesi normal karşılanabilir. zaten yazı sevenler dahi sıcak gündüzlerden ziyade, yaz gecelerini daha çok severler. ya ya.
- belki de insanları sevmektir. soğukta kapalı yerlerde insanların birlikte bulunurken görmek hep birlikte bulunmak duygusu.
belki de uyumayı sevmektir. buz gibi bir yerde battaniye içinde kendine sıcak bir yer yaratma hissiyatı
belki de karşı koymayı sevmektir. soğukta doğaya karşı savaşmak bireysel olarak galip gelebilmek.
belki de..
- içeriyle dışarı arasındaki farkı daha iyi hissetmek. üşürken sıcak bir kahveye ulaşmanın mutluluğu. yürürken karların ayağınızın altında ezilmesi. çorap kurutmak. atkı takmak vs vs... kış yazdan daha özgün yaşanır kısacası. eğlencenin tanımı herkesin kendisine kalır çünkü çoğu zaman. paket programlar kışın daha az mahkum eder insanları "alles inklusiv" tatillere. kış aşkları daha çok özveri ister. çileli, derindir. yaz, sıcak olduğu kadar uçarıdır da. insanı yarı yolda bırakır.
- sıcaktan bunalan çoğu insanda her yaz yaşanan duygu, sonbahar gelene kadar sürer kış gelince de bi tarafı donan insanda yerini yazı kıştan daha çok sevmeye bırakır.
(bınar, 30.08.2005 22:42)
- insanın kendine yakışanı giymesidir. geçen gün donla girdim denize. dediler ki "höh ayıya bak". sonra denizin soğuk sularından çıkarken dedim ki kendime: "insan kışın altına ne giyerse giysin üstüne bi palto bi şapka çekti mi hiç dönüp bakar mı kimse ne biçim giyinmiş bu diye?" işte bu yüzden kışı yazdan daha çok giymek insanın kendine yakışanı sevmesidir.
- fazla genellemeye kaçmadan denilebilir ki,giyim formatı ve sıcak-soğuk iklim farklılığı bir yana;kış daha üretken ve daha içe dönük bir aydır.üretkenlik,uzun vadeli karar,çaba,sabır ve uygulamaya dair ne varsa bunun büyük bölümü insan hayatında kışın vucuda gelir.yaz daha relaks,dahahoş boş,dah pervasız ve daha salla gitsin bir aydır.yaz kışın harmanı ve harcanmasıdır.giyim düşün ve zaman açısından.bunu biraz düşünen bir bünye rahatlıkla görebilir.seç beğen al.
- (bkz: we love the winter it brings us closer)
- eskiden olsaydı "yazı kıştan daha çok sevmek" başlığına içimden gelenleri yazardım ama; iğrenç geçen bi yazın ardından havaların serinlemesini, sonbaharın kendini göstermesini, kışı hayal etmeyi sever oldum. yalnız yaz gecelerinde tek dostum mp3çalarla inceden ayrılma vakti gelecek, arkadaşlar yerini alacaktır zira yurtlar vadisi kankalarla dolup taşacaktır. işte böyledir. budur.
- göbekli olan ve bu yüzden tshirtten çekinen bünye hali.
- (bkz: kar)
(bkz: battaniye)
(bkz: kahve)
(bkz: dvd)
- genelde çalışanlarda vuku bulur bu durum.. kışın çalışmak ne olsa daha kolaydır. bahar geldimi bir hareketlenme bir kurtlanma başlar. yaz oldumu da zirve yapar bu melet. ulan deniz kenarında bira güzel kızlar güneş vs. seni çağırır ama sen güneş ışığı gözüne girmesin diye kapattığın jaluzinin kaç parçadan oluştuğunu sayarsın. hay anasını satayım öğretmen falan olsaydık keşke.
- (bkz: soba)
(bkz: kestane)
(bkz: soğuk yatakda ısınma çabası)
(bkz: karda yürümek)
- kar yağışını, ortalığı kaplayan beyazlığın sokakların akustiğini değiştirmesini, okul tatillerini, pencere önlerini, sıcak çayı, sıcak çayın pencere camındaki buğusuna yazı yazmayı sevenlerin yapacağı iştir. sokulmayı, sarılmayı, sarmalanmayı sevenlerin...
- kombili, kaloriferli, merkezi ısıtmalı evde kim olsa sever. sıkıysa gidin tezek yakılan evde kışı sevin. götünüz donsun bakalım kış mı iyi yaz mı iyi?
talebelik dönemimizde, elektrikle ısınan bir evde (ki elektrik tesisatı da yanmıştı evin; mumla ısınıyorduk) otururken ev arkadaşım şöyle demişti: "yaz mevsimi yoksul mevsimidir. kışı bir tek gücü olanlar sever"
- ankara'da çeşmeyi bir kez açmanın yeterli olduğu eylem.
- (bkz: bak ben buyum sözlük)
- insan yaz içinde yada sıcak günlerde piştiğinden dolayı şöyle bir psikolojiye kapılabilir: "ay artık kış gelsede rahatlasak!".. bu uçuk derecede yanlış bir düşüncedir çünkü sonu olarak kışa direk o halde girersende nerde ısınsam diye ne yapacağını şaşırırsın. fakat bu kadar eblek değilse, beraberinde adam gibi sebebpler sunulup (örneğin: "abi yağmurlu havaın kokusu beni rahatlatıyor! , bembeyaz karın her yeri kaplaması bana rahatlık veriyor!" vs...) karşıdakine açıklanabilen eylem. ayrıca benimde içinde bulunduğum bir eylem olayı.
|