• videolar

  • +2 görseller

    • kürtler
    • kürtler
    • kürtler
    • kürtler
    • kürtler
    • kürtler
  1. yaklaşık 2 yıl kadar önce mailime gelen kürtler.doc uzantılı word belgesinin adı.
    not: kesinlikle kişisel görüşümü yansıtmamaktadır.sadece olayın bu kadar bokunun çıkartıldığını görmek beni şaşırtmıştır.ben aradım fakat bulamadım.eğer aynı yazı başka bi yerde yazıyorsa bilgilendirilirsem sevinirim.paylaşmak istedim :


    bütün kürtler

    (yorum yok...bu da bir fikir , böylesi hiç gelmemişti)

    sorun bölücülük veya terör değil; sorun kürdün ta kendisidir.

    türkiye'de her gün kız çocukları kaçırılıp zorla fuhuşa sürükleniyor, kadınlarımız kapkaça tecavüze uğruyor, her gün şehirlerde pkk gösterileri yapılıyor, türk bayrakları yakılıyor, otobüsler yakılıyor, her gün birkaç asker şehit oluyor.

    bunları kim yapıyor?

    neden ezelden beri sadece kürtler ayaklanıyor, kürtler örgüt kuruyor, kürtler kan döküyor?..

    arabamızı kaldırımın kenarına park ettiğimizde tepemize dikilip park parası isteyen, vermezsek biz yokken arabamızı çizip kaçan değnekçiler niye hep kürttür?..

    kırmızı ışıklarda arabamızın camına yapışıp dilenenler niye hep kürttür?..

    sokakta adım başı önümüze çıkıp "abeeey nooolur bir harçlıhh viir" diye sülük gibi yapışan, vermediğimiz takdirde küfreden 10-15 yaşındaki madde bağımlısı yaratıklar niye hep kürttür?..

    toplumsal bir sorun haline gelen, cinayet dahi işleyen tinercilerin etnik kökenleri incelendiğinde kürt oldukları meydana çıkmıyor mu?..

    bunlar yüzünden insanlar sokakta rahat gezemez hale geldiler. bu da bir terördür, şehirlerin göbeğindeki bireysel kürt terörüdür.

    yol ortasında yakamıza yapışıp kadın pazarlamaya çalışan pezevenkler, genelev işletmecileri neden hep kürttür de başka birşey değildir?..

    istanbul beyoğlu'ndaki, ankara maltepe'deki, vs... gençlerimizi zehirleyen "bar" adlı batakhanelerin sahipleri, işletmecileri neden kürttür?..

    haraççılık ve çek - senet tahsilatı ile uğraşarak kendi halindeki insanları canından bezdiren kan emiciler niye hep kürttür? oto galericiliği ve emlakçılık adı altında tefecilik yaparak milletin varlığını sömürenler niye hep kürttür?..

    uyuşturucu pazarlayanlar neden hep bilmemhangi aşiretin mensubu kürtlerdir?.. hüseyin baybaşinler, abuzer uğurlular, urfi çetinkayalar nedir?..

    kız çocuklarının kaçırılıp zorla fuhuşa sürüklenmesinde, gençlerimizin uyuşturucu ile zehirlenmesinde % 99 pay kürtlerin değil midir?
    dört tane hollandalı turistin (biri de erkek) ırzına geçip ikisini öldüren ve bu sayede bizi tüm dünyaya rezil eden "alanya sapığı" lakaplı hakan karayavuz ve susurluk'ta, 11 yaşındaki türk kızı avşar sıla çaldıran'ı iple boğduktan sonra cesedinin ırzına geçen recep ipek neden kürttür?..

    taciz ve tecavüzcülerin neden büyük çoğunluğunu kürtler oluşturuyor? her ikisi de uzun yıllardır aynı mesleği icra ettikleri halde, orhan gencebay'ın adının şimdiye dek hiçbir kötü olaya karışmaması, ibrahim tatlıses'in ise her türlü rezilliği yapması, her çeşit suçu işlemesinin sebebi birinin türk, diğerinin kürt olmasıdır.

    bu örnekler uzayıp gider... kısacası "kürt sorunu" bazılarının empoze etmeye çalıştığı gibi sadece pkk'dan ya da siyasi olaylardan ibaret değildir. türkiye genelinde her türlü pis, rezil işi yapanların, her türlü adi suçu işleyenlerin büyük bir kısmı kürtlerdir. genelev işleten kürdü, pavyon işleten kürdü, kumar oynatan kürdü, mafyacılık yapan kürdü, uyuşturucu satan kürdü, yankesicilik, hırsızlık, kapkaç yapan kürdü, kaldırımları parselleyen kürdü, ırza tecavüz eden kürdü emperyalistler kışkırtmıyor, pkk ile de ilgileri yok... taşıdıkları kanın gereğini yerine getirerek bu suçları işliyorlar. biz türkçüler, sosyal açıdan değerlendirdiğimiz kürt meselesine bir bütün olarak bakıyoruz ve bunların topluma zarar veren yaratıklar olduğu konusunda tüm türkleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz. www.kurdish.com sitesine girip "demographic trends" başlıklı tabloya bir göz atınız. kürtlerin 2050 yılında ortadoğudaki nüfuslarının 87 milyon, türkiye'deki nüfuslarının ise 57 milyon olacağı belirtiliyor. bunlar doğru verilerdir, yani bir sallama söz konusu değildir, hatta az bile verilmiştir. çünkü çarpraz üreme, yani 8 çocuğun diğer 8 çocukla ilerde evlenecekleri düşünülüp onların çocuklarının da çarpraz olarak üreyecekleri düşünülürse bu tablo yetersiz kalmaktadır. ayrıca bu süre içinde milyonlarca türk kürtlerle karışarak kürtleşecektir. türklerin nüfus artış oranı ise bugün neredeyse avrupa ülkeleri seviyesine inmiştir. türk illerinde doğum kontrol uygulamasını teşvik ederek türklüğün kuyusunu kazan devletimizin alçak siyasetçileri; güneydoğuya verdiği çocuk yardımları ile kürtlerin üremelerini teşvik etmektedir. üremeyip de ne yapsınlar? devlet bakanı beşir atalay'a bağlı sosyal yardım ve dayanışma fonu (fak-fuk-fon) başta muş olmak üzere nüfusun % 95'inin kürtlerden oluştuğu bazı doğu illerinde çocuk başına para kampanyası başlatmıştır. bu durum zaten çok hızlı üreyen kürtlerin daha da fazla üremesi demektir. yapılan yardımların miktarları:

    - ilköğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 20 ytl
    - ilköğretime devam eden kız öğrencilere ayda 23 ytl
    - ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 28 ytl
    - ortaöğretime devam eden kız öğrencilere ayda 39 ytl
    - sağlık yardımı olarak her çocuğa ayda 15 ytl
    - her anne adayı için gebeliğin ilk 7 ayında ayda 18 ytl her anne adayı için doğumda 50 ytl.

    çocuk yardımı çok hızlı üreyen kürtlerin ağırlıklı olduğu şehirlere değil, üreme hızı sıfır olan türklerin yaşadığı şehirlere yapılmalıydı. fakat akp (arap kürt partisi) bu şekilde uygun görmüş. neden acaba? kürtler ne kadar çok çocuk yaparlarsa, o kadar çok para kazanıyorlar. 10 çocuğa sahip bir aile, çocuk başına ayda 15 ytl'den toplam 150 ytl para alıyor. doğum ve okul için yardımlarıda eklersek 10 çocuklu bir ailenin devletten aldığı para ayda 500 ytl'yi geçiyor. birkaç ay önce gazete ve televizyonlarda şahane bir haber vardı. diyarbakır'da bir kürt dişisi 8 yavrusundan sonra, 9. sunu ikiz olarak peydahlarken, çocuklar ölüm tehlikesine giriyor ve türk askeri doktorları gelip bebeleri kurtarıyor, hastanede kuvöze koyuyor. bu sefer van'dan, yine süper bir haber var. 68 yaşında bir kürt, 26 yaşındaki ikinci karısından 13. yavrusunu peydahlamış. toplam 13 çocuğu 100 kadar torunu varmış, artık başka çocuk istemiyormuş, yorulmuş. gazeteci, "bu kadar çocuğa bu fakirlikle nasıl bakıyorsunuz?" dediğinde, kürdün cevabı harikaydı. "kaymakamlık gerekli her tür yardımı yapıyor, hiç bir sorunumuz olmuyor" !!! sakın kimse bunu insanlıkla, hümanizmle, devletin vatandaşının hayatını koruma ilkeleri ile falan açıklamaya kalkışmasın. benim ülkeme göz dikmiş bir halkın, benim vergilerimle beslenip daha çok üremelerini sağlayıp on milyonlarca asalak yaratmanın hiç bir ilke ile ilgisi yoktur. bu rejimin kendisinin kurucusu olan asli unsura, yani türklere ihanet etmek açısından devşirme osmanlı'dan hiçbir farkı kalmamıştır. gayet açıkça türkler özendirilip en sıkı şekilde nüfus planlaması uygulanırken, kürtlerden elektrik, su parası bile alınmayıp, nüfuslarını iyice arttırıp türkleri geçebilmelerine çanak tutulmaktadır. ülke genelinde kaçak elektirik oranlarına göz atalım.

    şanlıurfa % 66.7
    diyarbakır % 62.7
    hakkari % 62.5
    mardin % 59.3
    van % 58.0
    şırnak % 52.0
    batman % 51.0
    muş % 50.0
    bitlis % 48.0
    siirt % 48.0

    kastamonu % 4,
    trabzon %5,4
    giresun %3,5

    işte kaçak elektirik tablosu. yoruma gerek var mı? nihai amaçlarını gerçekleştirmek için ne cesaretleri ne zekaları ne de kültürleri olan bu etnik cemaat, tek yolu tanrı'nın kişilere verdiği doğal içgüdüyü (üreme) bir savaş silahı olarak kullanmakta bulmuş durumdadır.

    yakın bir gelecekte nüfusu 100 milyon - ki bunun en aşağı yarısı kürt olan bir türkiye çocuklarımızı bekliyor... bayrak aynı bayrak, sınırlar bozulmamış, isim değişmemiş ama ortada ?türk? kalmamış. birkaç milyon kalmış elbette ama onlarda tedirgin yaşıyorlar. ortada brezilya gibi, lisanı, soyu sopu karışık, ırk çorbası bir ülke... ama hala müslüman...

    bizim için bir yıkım olan bu durum, ?72 millete bir göz ile bakan? hümanistlere bir rahatsızlık vermez. yaşadığımız topraklarda şu an için en büyük tehlike kürtlerdir. dün bunu inkar edenlerin savunduğu fikirler, kürtlerin gerçek yüzlerini göstermesiyle bugün bir bir intihar ediyor. bu cümleleri okuduğunuzda etkisi altında kaldığınız propaganda yüzünden yargılayıcı duygulara sahip olabilir; kürtlere karşı katı bir tavır alma diye düşünebilirsiniz. fakirlik, eğitimsizlik gibi onlarca sebep sıralayıp, sosyal yalanlar uydurup, hergün sizin veya tanıdıklarınızın payına düşeni bir şekilde aldığı yanıbaşınızdaki kürt terörünün varlığını inkar edebilirsiniz. bunları düşünmek sizi rahatlatır.

    kürdofil medyanın enjekte ettiği bu uyuşturucu sizi olan bitenden uzaklaştırabilir. ancak gerçekleri değiştiremez. gerçek aciz değildir. gerçekleri kim anlatacak? kim gösterebilecek ezilmiş sandığınız kürtlerin hergün yanıbaşınızda yaptığı ahlaksızlık ve saldırganlığı? kerkük'te arkasına abd'yi alınca türkmenler'i katleden bu aşağılık topluluğun eline fırsat geçtiğinde uyguladığı baskıdan kim söz edecek? okuldan, işten dönüp televizyonu açtığınızda tüm kanalları kaplayan kürt dizileri ile mi bilinçleneceksiniz; yoksa pkk'ya yardım edip sonrada kasetleri türkler tarafından kapışılan, konserlerinde izdiham yaşanan kürt ibo, mahsun, berdan, keko, şavata, ahmet kaya, özcan ve hergün yenisi çıkan şarkıcı bozuntuları ile mi? sol merkezli görüş onlara herkesten fazla sahip çıkıp tabanını genişletmeye çalışırken, yıllar sonra kullanılıp bir kenara atılacağının farkında değildi. sağ tarafta durum daha da vahimdi. açıkça bir kürt milliyetçisi olan said-i nursi'nin kitapları elden ele dolaşıyor, kürtler ırkçılıklarının dozunu giderek arttırırken inançlı türkler din kardeşliği masalı ile uykuya çoktan dalmış oluyordu. ancak bunların içinde belki de en acı olanı, kürtler tarafından aldatılmayı halen gururuna yedirip itiraf edemeyen sözde milliyetçilerin (!) durumudur. pkk ve apo'yu ermeni, dağdaki kürtleri kandırılmış, sokaktakileri de kardeş ilan eden ülkücü anlayışın türklere verdiği zarar gelecekte tarih kitaplarına konu olacaktır.

    gerçeği daha fazla inkar etmek anlamsız. bu son perdedir. bir yandan abd talimatlı kürt dizileri, diğer yandan avrupa tavsiyeli gelin-kaynana programları ile giderek daha fazla esir şehrin insanlarına benziyorsunuz kürtlerin hızla neden ürediklerini ve yayıldıklarını anlatıp, önlem almaktan bahsedenlere onlardan önce siz karşı çıkacaksınız. çünkü bulanık gözleriniz mahallenizde bir eve doluşup, ahlaksızca ve bilinçli bir şekilde üremeye devam eden kürtleri değil ancak dizidekileri seçebilecek. artık sokakta sizin ve yakınlarınızın canını yakan tinerciler denince bunun tek sebebi olan kürtleri düşünmeyeceksiniz bile. eğitimsizlik,fakirlik,sosyal adalet gibi kavramların arasında boğulacak; kafanızı toplayıp gerçek soruyu asla soramayacaksınız. pkk denince aklınıza kürtler gelmeyecek. o dış güçlerin oyunuydu diyecek,bitti sanacak; öldürülen binlerce teröristin kaç milyon akrabası ve sempatizanı olduğunu hesaplayamayacaksınız. ilköğretim çağındaki kız çocuklarına dahi askıntı olup, fırsat bulunca her türlü kötülüğü yapanların onlar olduğunu bilmek istemeyecek; kürtler göç etmeden önce şehrinizin ne kadar huzurlu olduğunu anlatmaya çalışanları duyamayacaksınız. söz azınlık haklarından açıldığında, kerkük'te türkçe ders verdiği için eğitim yuvalarına bile saldıran kürtlerin hakkını onlardan çok savunduğunuzun farkında olmayacaksınız. sosyal eşitsizlik denince aklınıza sadece ekranda gözünüze sokulan güneydoğu illeri gelecek. ülkenin en yoksul beş ilinden ikisi olan gümüşhane'nin, kastamonu'nun neden suçlu üretmediğini anlayamayacaksınız. karadeniz bölgesinde elektriği ve suyu dahi olmayan köyleri hiç bilmeyeceksiniz. toplum olarak düzenimizi, birey olarak yaşantımızı, aile olarak huzurumuzu ve millet olarak sağlımızı bozan kürtlerin yarattığı tehlikeyi hala inkar etmek eğer gaflet değilse, nedir?

    kürtlerin yaptıklarını es geçip kabahati dış güçlerde aramakta hiç gerçekçi değil. bu topluluk tarafından icra edilen? kapkaç, yankesicilik, hırsızlık, töre cinayetleri, taciz, gasp, beğendiği kızı şehrin orta yerinde kaçırıp ırzına geçerek evliliğe zorlama, etnik dayanışma ile gittiği tüm yerleri hegamonyası altına alıp kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımama, haklı haksız her mecliste sadece kendisinden olduğu için birbirlerini destekleme, çocuk kaçırma, sapıklık, 9-10 yaşlarında çocukların tecavüz edilip öldürülmesi, elektrik su parası ödememe, vergi ödememe, sahteciliklerle asalak gibi yaşama, turistlik kasabaları ele geçirerek hem yerli halka, hemde turistlere zarar verme, devletin her imkanını sömürme, trafik magandalığı, şehir magandalığı, haraç toplama, liselerde, ilkokullarda çeteler kurup diğer öğrencileri sindirme, sahip olduğu feodal kültürü yaşadığı yere uydurmaya çalışma, uymayanlara zarar verme, sıcak para getiren tüm iş kollarına zor kullanarak hakim olma gibi mevhumları hangi dış güçler kürtlere nasıl yaptırıyor? merak ediyorum. arkadaşlar, sorun "kürtçülük" "bölücülük" veya "terör" değildir. sorun kürdün ta kendisidir. teröristi, esnafı, işadamı, öğretmeni, manavı, dolmuşçusu, garsonu, sapığı, eşkiyası, kapkaççısı, anarşisti... hepsi aynıdır. türk milleti için şu an aleyhte bir faaliyet göstermeyen kürtler olabilir, ancak bunların vadesi sonsuz değildir. kaldı ki o "sadık kürt" bile sokaklarda, işyerinde veya okullarda gene kürtlüğünün gereğini icra edecektir. kürtlüğün gereğinin ne olduğunu ise hepimiz biliyoruz. artık "kürt bölücülüğü" diye bir sorun olmadığı, gerçek sorunun adı "kürt yayılması" olduğu halde bazıları ısrarla "bölücülük" diye yanıltıcı adlandırmalarla uğraşıyor. bazıları da -dış güçlerin maşası, piyonu kafasız, zavallı, korkulmaya değer olmayan kürdler- söylemini bulmuşlar. böylece esas büyük suç, kürtlerin üstünden alınıp kim olduklarını kendilerinin bile net tarif edemediği, gizem perdelerinin arkasındaki yüce dış düşman güçlere yükleniyor. hem de kürt tehlikesi küçümsenip stratejik bir politika boyutuna indirgeniyor. oysa ki sorun stratejik veya magazinsel sorun olmaktan daha vahimdir. turkiye cumhuriyeti devletinin kimliğini, kurucu ve asli unsur olarak tekelinde tutan türk ırkının nüfus itibariyle gelecekte aynı şekilde tekelinde tutup tutamayacağı, yani var olma, yok olma mücadelesidir. ayrıma dikkat edin. eğer dış güçlerle kürtlerin türk milletine karşı bir ilişkisi varsa, bu ilişki maşalık değil işbirliğidir. ne maşası, ne kandırması? kürtlerin çıkarları dış güçlerinkiyle örtüşüyorsa kandırmaya ne gerek var? kürtler saflar, kandılar, komploya düşüyorlar, onun için çoğalıp türkiye'de çoğunluk olacaklar. vay be. canına minnet adamın böyle kandırılma. aynı mavalları osmanlı yönetimi de 100-150 sene önce yunanlılar ve ermeniler için söylüyordu. güya yunanlılar yutacak ya. "biz sizinle asırlarca kardeşçe yaşadık, batılılar sizi kendi çıkarları için kışkırtıyorlar, alet ediyorlar" diye anlattılar durdular. yunanlılar ne kadar aptalmış ki alet oldular da aleyhimize topraklarını 3 kat büyüttüler, hala da büyütüyorlar. bu devirde kimse oyuna gelip saflığından başkasının maşası olmaz. avrupalıları tanrı sanıp incik boncuk karşılığında birbirlerine saldıran kızılderililer yok. dünyamızda şu an olabilecek, sadece çıkar ve güçbirliğidir.

    son söz: bu belanın üstesinden gelebiliriz. yeter ki buna inanalım.
    not: bu makaleyi herkese gönderin, çevrenize okutun

    sponsored lınks: high school education, new york school education, school education in california, home school education, graduate school education, middle school education.
  2. [ermeni arşivlerinden]

    kürtler: kişilik ve adetleri-ar191603 / mart, 1916 / youel b. mirza


    'on dokuzuncu yüzyılın son günlerinde, kürtler, medeni dünyanın dikkatini ermenilerin üzerine çullanarak ve onları katlederek çektiler. batı dünyasındaki karmaşayı fırsat bilen kürtler (ve türkler) şimdi artık ermeni ırkının kökünü kurutmak sorununu toptan halletmeye niyetli görünüyorlar.

    ermenilerin toptan katli, başlangıçta varsayıldığı gibi dinsel nefret sonucu değildir. bu kıyımın baş nedeni ekonomik kıskançlıktır. ermeniler tutumlu, çalışkan ve çoğunluk itibarıyla iyi-eğitimli insanlardır. orient'in hemen bütününde halı sanayisi onların kontrolü altındadır. komşularından daha iyi yaşar, daha iyi giyinirler. böyle şeyler, her zaman sahte kürt gururunu incitmiştir. bu savaşta kürtlerin hıristiyan ırklarına yönelttikleri son saldırılar gözlemlenmiş ve basılarak yayımlanmıştır.

    bu makalenin amacı çok-iyi bilinen ermeni kıyımlarını gözden geçirmek değil, kürtlerin yaşadıkları yerlere ve kişiliklerinin tanımlayıcı özelliklerine ilişkin doğrudan gözlemle elde edilen bilgileri okura iletmektir. kürtlerin kökenleri berraklaşmamış olmakla birlikte, damarlarında kildani, babil ve süryani kanlarının aktığına inanılmaktadır. eski çağlarda kürtler yaşam alanları olarak dağları tercih etmişler ve kendilerine "savaşçı" anlamına gelen "gurdu" deniyor olmasından, şimdi de olduğu gibi, iftihar etmişlerdir. günümüzde, oksident'te, kürtler daha çok "gutu" olarak tanınırlar ve sayıları iki milyon beş yüz bin kadardır ve kürdistan'da kerpiç evlerinde yaşarlar. aşırı derecede dağlık olan toprakları yukarı fırat'ın urumieh (iran) cenahında yükselir. bu alan, altmış bin mil karedir. ülkenin tümünde ne bir mil demiryolu, ne de kervanların izleri dışında, üzerinde seyahat edilebilecek patika vardır. iranlılar ve türkler nezdinde, hiçbir halk, kürtlerin olduğu kadar güvenilmez değildir. insanın dinine veya durumuna aldırmaz, bir ermeni'yi ya da rum'u soydukları gibi, bir türk'ü veya iranlıyı soyabilirler. osmanlı padişahının ve iran şahının müdahale edecek güçleri yoktur; bana göre, aynı nedenle, kuzey iran'daki rus yönetimi barışçıl köylülere büyük bir lütuf gibi gelmiştir. düzeni sağlayabilen, kürtlere korku salabilen tek hükümet, rus hükümetidir. iki milyon beş yüz bin kürt arasında, kendisini kanun-koyucu ve yönetici olarak vasıflandıran tek bir kimse yoktur; otoriteyi eline alan ve diğer bir kürt'ü cezalandıran kimse de yoktur. kürt'e göre yasa, kişisel bir meseledir. her birey, kendisini kendi kralı ve prensi olarak görür. nefs-kontrolü, tanıdıkları bir güç değildir. kürt'ün anayasası, kendi kafasıdır; silâhı ve kılıcı /ise/ kendi yasasını ve adaletini uygulama araçları. bu durum, ne istikrarlı bir yönetimin kurulmasını kolaylaştırır, ne de insan fıtratının daha üstün niteliklerinin gelişmesi için elverişli bir zemin sağlar.

    kürdistan'ı ziyaret edenler ara sıra birtakım garip hikâyeler anlatırlar, bunlardan birisi benim belleğimde genç bir kürt'ün eğitimine örnek olarak kalmıştır. kürtlerin arasında misyonerlik görevi yapan büyükbabam, kabile reisi bir kürt'le yaptığı izleyen konuşmayı nakletti; "anladığım kadarıyla, birkaç tane oğlun var?" "evet," diye cevapladı, kabile reisi. "evliler mi?" "zavallı ali'den başka, hepsi evli, çünkü o başarılı bir hırsız ve soyguncu değil." "peki, bu hususta ne yapmayı düşünüyorsun?" "yani, kendisine bir silâh ve kılıç taşımasını öğütledim." diye yanıtladı, reis, "yaptığı ne kadar kanlı ve kötü olursa olsun, adına ve ailesine şeref getireceğini kafasına iyice kazıdım." kürt babanın oğluna nasihati böyle bir şeydir. öldür kelimesi kürt dilinde en çok kullanılan sözcüktür. iki kürt konuşuyor olsalar, lisanı hiç bilmeyen birisi bile çok geçmeden 'ulderam' 'öldüreceğim' kelimesi çıkarsayacaktır. elinde bir sopa, kuşağında bir hançer veya omzunda bir tüfek olmayan bir kürt genci görmek gerçekten çok şaşırtıcı olur.

    rousseau gibi filozoflara göre herhangi bir tanıma uymak, suç değilse ahmaklık olup, insan haysiyetini hiçe saymak demektir. kürtlerin felsefesi de böyledir. kişisel özgürlüklerini severler ve hiçbir koşul altında ve hangi yönetici olursa olsun, isteyerek boyun eğmezler. modern reformlar ilgilerini çekmez. medeniyetin ışığından hazzetmezler. amerika'da her milletten ve her halktan haber alırız, ama kürtlerden almayız. medeniyet, kürt karakterine asla nüfuz etmemiştir; ilkel özgürlüklerini yasaya ve adalete tercih etmişlerdir. yerleşik evleri yoktur; yazın dağ başlarında keçi kılı çadırlarında, kışın toprak köylerinde yaşarlar. yemekleri ekmek, ayran ve keçi peynirinden yapılan peynirden ibarettir. 'nuh'un gemisi ağrı dağı'na konduğundan' bu yana pek az değişmişlerdir. james bryce, 'transkafkasya ve ağrı dağı'nda, s. 256, kürtlerin grafik bir resmini çizer: "bu kürtler, asur, iran, makedon imparatorluklarının, parth'ların arsas, iran'ın sasani hanedanlarının, arap halifelerinin, türk sultanlarının ve iran şahlarının arasından, dağların yamaçlarında, sürülerini pınarlardan otlatarak, keçi kılı çadırlarını yalnız kayaların yarıklarına kurarak, vahşice acıklı havalarını tekrarlayarak, ne hatırlanacak bir geçmiş, ne de planlanacak bir gelecekleri olmaksızın, bugün de yaptıkları gibi, dolanıp durdular. kürtlerin belki de en tanımlayıcı özellikleri aile fertlerine büyük düşkünlükleridir. izleyen olay, bunu örnekler: kürdistan dağlarından bir reis, urumieh yaylalarına iner ve azerbaycan vatandaşlarının mallarını gasp etmeye koyulur. milislere suçluları yakalama emri verilir. reis derdest edilir. şehre getirilir, ağarmış saçından dolayı reisin dışında tümü idama mahkûm edilirler. aralarında yirmi yaşlarında, güçlü ve sağlıklı bir delikanlı vardır; yakışıklı bedeni hemen hemen her izleyicinin içine işler, 'onu asmayın! onu asmayın!' feryatları yükselir. yaşından dolayı valinin affettiği ihtiyar reis anında öne çıkar, onlar idamlara başlamadan önce, vali ile görüşme talep eder. zavallı yaşlı adam adamakıllı hırpalandıktan sonra, talebi kabul edilir. sahici bir oryantal tutumla, valiye şöyle hitap eder: 'ey evimin, ailemin gözünün yağı. biz dağdan ailelerimize ve sürülerimize biraz yiyecek götürmek için geldik. sizin yasalara saygılı yurttaşlarınıza zarar verdiğimizi kabul ediyoruz. suçlular ölecek diye yemin ettin ve bu âdildir, ama yaşı nedeniyle af edilen ben, efendiden bir iyilik istemek için geldim. ailemin en genci benimle beraber; ben istediğim için burada. bu onun ilk suçu. kendisi gençtir; hayatın tadını almamıştır, yeni nişanlanmıştır. buraya onun yerine ölmek için geldim. yorgun ihtiyarı bırak ölsün, inşallah, sürüleri otlatıp, koyunlara bakarak ailesine uzun yıllar yararlı olabilecek genci bırak. bırak yaşasın, kürdistan'ın çeşmelerinden ve gümüş pınarlarından akan suları içsin, ecdadının toprağını eksin.'

    ihtiyar adamın sözleri valiyi çok duygulandırır. reisin dileklerini kabul eder, yaşlı adam kaderine yürürken, delikanlı, vali kararını değiştirdiği, reisin kendisininkinden daha değerli olan hayatını aldığı için vahşi çığlıklar atar, kederinden aklını yitirir. bu, günümüzde her şeyden çok pederşahi bir yönetimin izlerini taşıyan bir sistemdir."

    (the kurds: their character and customs -ar191603; the american review of reviews, the kurds: their character and customs, from armeniapedia.org)

    alev alatlı 09 kasım 2007, cuma.

    zaman gazetesinde yorumsuz olarak yayınladığı yazısı.
  3. hasan cemal'in ilk baskısı nisan 2003'te yapılan ve doğan kitap'tan çıkan kitabı. alınıp okunmalı. hasan cemal'in yorumu için değil belki ama oralarda yatıp kalkmış bir gazeteciden yani birinci ağızdan yazılanları okumak bir takım gazetecilerin masa başı yorumlarını okumaktan daha faydalı diye düşünüyorum.
  4. dağ ortamını şehir oratmona getirmeye çalışan vede bunu için olmadık şeyler yapan bu güruh her zaman ezilmeye ve örselenmeye layıktır bunların
  5. türklerle birbirlerini karşılıklı eleştiren halk. bu bir kısır döngüdür guzuum. ayrıca bazı mahlukatlar kürtleri sadece köylerde yaşayan ve ağalarca güdülen insanlardan ibaret sanar ve söver onlara. halbuse bir sürü mühendis, sanatçı ve doktor kürt vardır. görene.

    (bkz: başıma bir iş gelmeyecekse kürtleri çok seviyorum)
    (bkz: başıma bir iş gelmeyecekse türkleri çok seviyorum)
    (bkz: başıma bir iş gelmeyecekse insanları çok seviyorum)

    saklı parçalar:*
    (bkz: insanların kusurlarını görmezden geliyorum)
    (bkz: benim en yakın arkadaşım kürt bi keren nabeer)
  6. attila ilhan şiiri.



    usul usul karanlıkta kürtçe konuştular

    ağaç suratlı iki adam

    kürt olduklarını bilmiyordum

    ne dediklerini anlamadım

    birdenbire konuştular

    dağların umum susmuşluğunda dinlenip dururken sonbahar

    belki bir dilekte bulundular

    bir tutam mutluluk dilediler gönüllerince

    saçları topuklarını döven çatık bir dağ kadını

    sekiz on kadar koyun

    biraz kilim ve keçe

    gurbetçi kirvelerini andılar belki usanıp

    üzerlerine mezar toprağı gibi serpilen yalnızlıktan

    istanbul uzağında kaybolmuş akranlarını

    çukurova düzündeki dersim çobanlarını

    o fena halde bıyık ve burun

    divit kalem tertibi ince

    belki dua ettiler ateş tutmasına

    çaldıkları her kibritin

    görünmez suların sedasını duyup okuyup üflediler

    birini vurmak geçiyordu belki akıllarından

    belki zehir zemberek açtılar

    belki bir yola gideceklerdi geceleyin

    usul usul karanlıkta kürtçe konuştular

    ne dediklerini anlamadım

    kürt olduklarını bilmiyordum

    sonra bir vakit sustular

    yere çözüldüler ansızın
  7. ----- spoiler-----

    türkiye yüz parçaya bölünse en son kürtler ayrılır. çünkü kafalarında ayrılık fikri var. ayrılık fikri kürtleri türkiye’ye bağlayan en önemli unsur. intihar fikri sayesinde hayatta kaldım diyen cioran gibi. insan tepesi attığı zaman canına kıyma ihtimali olduğunu bilmeli, bunu bilince yaşamaya devam etmek kolaylaşır. kürtlerin de tepeleri attığı zaman bu memleketten ayrılabilecekleri ihtimalini bilmeleri lazım. bu ihtimal ellerinden alınmaya çalışıldığı için kan gövdeyi götürdü/götürecek.

    ----- spoiler-----

    http://www.afilifilintalar.com/...
  8. ''kürtler, özledikleri çözüme bir komşu halkın mahvına göz yumma karşılığı ulaşabileceklerini sanıyorlarsa, kendi tarihlerini bir daha okumalarını tavsiye ederim. o tarih, büyük devletlerin satış ve ihanetleriyle doludur.''

    can dündar
    18-19 ocak 2003
    milliyet.