kürtaj cinayettir   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. bağlamdan kopuk iddia. sekiz aylık hamileyken yapılan kürtaj elbetteki cinayettir. bundan kimsenin şüphesi yok. sorun, insan adayı ceninin ne zaman birey olarak kabul edileceğinde. döllenme gerçekleştiği anda bir birey midir o hücre? değilse kürtajın yasal olabileceği bir zaman aralığı karşımıza çıkıyor. bu zaman aralığına karar vermek lazım.

    kürtaja koşulsuz karşı çıkanlar, döllenme gerçekleştikten 24 saat sonra alınan ertesi gün hapına da cinayet silahı diyor olmalı. o zaman ben de arttırıp "mastürbasyon soykırımdır." derim.

    (bkz: kürtaj/@1441779)
    (recai pengül, 28.05.2008 22:29 ~ 22:30)


  2. yaşadığınız ülke ya da bazen eyaletin kanunları; ve gebelik süresine göre doğru / yanlış olabilecek önerme.
    (cerceve, 28.05.2008 22:35)
  3. eğer bebek anne yaşamını tehlikeye atıyorsa, yapmamak cinayet olur.
    (acemişansı, 28.05.2008 22:39)
  4. (bkz: gestational age)
    (kadın giyinmiş zaman, 28.05.2008 22:44)
  5. (bkz: @977296)
    (eleanor, 28.05.2008 23:22)
  6. kürtaj cinayet falan değildir. kesinlikle ve kesinlikle bir kadın hakkıdır. başkada hiçbir şey değildir.
    (soyut, 28.05.2008 23:44)
  7. evet kesinlikle cinayettir. şöyle diyesim geliyor ki; hey kadın! sen bilerek ya da önlem almadan dölleri içine al; hamile kaldıktan sonrada içinde kalbi olan birşey oluşsun, sonrada onu daha büyüyüp kendikendine çıkmayı beklerken git kendini doğrat onuda kes biç at. ve bu cinayet değil benim en doğal hakkımdır de. aslında hayır, cinayet değil bu. vahşettir!
    (magdelena, 29.05.2008 00:00)
  8. öleyse tecavüze uğrayıp hamile kalan kadınlar tecavüzcülerinden olan bebekleri bu aslında benim, ben istediğim için oldu diyerek kabul etmeli. ve özünde tecavüzün bile kendisinden kaynaklandığını kabul edip doğurmalı. ancak türkiye şartlarında babasız çocuk doğurmak mümkün olmadığından tecavüzcüleriyle evlenmeli, böylece dünyanın en melek insanı olarak yaşamalıdır.

    ya da hamilelik esnasında gerçekleştirilen 2'li ve/veya 3'lü testlerde belirlenen, zeka seviyesi düşük çocuğu doğurup, yıllarca verdiği karardan pişman olmalı ve hayatını hem kendine hem anlamasa bile çocuğuna zehir etmelidir.

    veyahut 17 yaşında henüz neyin ne olduğunu bilmeden resmi şekillerde hamile kalan kadın, çocuğunu baskı altında, döverek, kendi yaşayamadığı için çocuğununda yaşamasına izin vermeyerek kendi küçük cehenmemini yaratmalıdır.

    ya da on günlük bebeğin tekmelenerek öldürülmesi cinayet değildir.

    şimdi efendim bu karar baba ve annenin verebileceği ortak ve bir o kadar sarsıcı bir karardır. kürtaj yapılmadığı ya da kürtaj yaptırmanın yanlış, günah olduğunu düşünen insanlar olduğu sürece etrafımızi sahipsiz, isimsiz, kaybolmuş, her gün gördüğünüz hatta belki korktuğunuz çocuklarla dolmakta. kürtaj cinayettir demek zaten halihazırda var olan eğitimsizliğin üzerine birde günah tüyünü dikmekle iyice gereksiz bir hale getirilmektedir. zaten devlet gerekli düzenlemeyi yapmıştır. bebek canlandıktan sonra yapılan kürtaj işlemi içinde verilen karar kadını bağlar. zira kürtaj, düşük yapmak durumunda bile gerçekleştirilmiş olsa, algılanamayacak kadar zor bir karardır.

    kürtaj bir kadının kendini hazırladığı, karşısına çıkabilecek manevi bir çok iç huzursuzluğu engelleyebileceğini düşündüğü her durumda yasalarla belirlenmiş bir haktır.
    ayrıca;
    (bkz: @2157539)
    (kurutulmus kelebek, 29.05.2008 00:36 ~ 00:40)
  9. hiç şüphe yoktur.
    cenin 22 günlükken kalbin taslağı hareket etmeye başlar. yani cenin artık bir canlıdır. insandır.
    kürtajda cenin önce parçalanır. rahat çıkabilsin diye. sonra bir vakum yardımıyla rahimden emilir. o gece hastane çöplüğüne atılır. ertesi gün hastane çöplüğünden şehir çöplüğüne taşınır. cenin bir çocuktur. ve evet kürtaj bir cinayettir.
    (emigrant, 29.05.2008 01:16)
  10. benim de bu iddia hakkında fikirlerim var ancak bu fikirlerin kişisel kalması gerektiğini biliyorum. kendi hayat görüşümü kimseye dayatamayacağımın da farkındayım. mesele sadece tecavüz gibi, istenmediği apaçık olan, gebelikler değil. mesele belki de bir kaza sonucu oluşan bir gebeliği sona erdirme konusunda kadının elinin kolunun bağlanmasının istenmesinde. ne için? "bu vahşettir." diyen insanların tatmin olması ve vicdanlarının rahatlaması için.

    bir insan, kendi gebeliği söz konusu olduğu zaman kendi vicdanını istediği gibi dinleyebilir. eğer söz konusu bir yakınıysa yine soruna kişisel yaklaşabilir. ancak birileri, tanımadıkları insanlar hakkında "vahşiler, katiller." diye suçlamalara başlarsa benim de buna tepki gösteresim gelir. çünkü bu tür suçlamalar başladığında yasalar tarafından güvence altına alınmış bir hak konusunda toplumsal baskı kapıda demektir. "hey kadın! sen benim dünya görüşüme uygun bir iş yapmıyorsun. senin üstünde egemen olmalıyım, sana bunu yaptırmamalıyım." demek isteyenler düşüncelerini eyleme de geçirmek istiyorlar demektir.

    bir annenin gözyaşı, bir çocuğun ağlayışı argümanını kullanmayı hepimiz az çok beceririz herhalde. söyler misiniz bu argüman kürtajın yasal durumu hakkında karar almamızı nasıl kolaylaştırabilir? cenin, -1 günlükken yani müstakbel ceninin yarısı annesindeki döllenmemiş yumurtada, yarısı babanın testislerinde sperm hâlindeyken genetik materyali tamamen belirlenmiş durumdadır. yani ileride sahip olacağı göz rengi, burnunun kemerli olup olmayacağı dahi şimdiden bellidir. bunları biliyoruz. bunları kullanarak bazı insanları ağlatmayı dahi başarabiliriz. ağlatamazsak hastane çöplüğünden şehir çöplüğüne uzanan hikayeye bir de martılara yem olma sosunu da ekleriz.

    illa ki ağlatırız yani. çünkü kürtaj, insanların haklı olarak çok hassas olduğu bir konu. bu yüzden de ciddiyetle ele alınması gerektiğine inanıyorum. bu yüzden de meseleyi bir annenin gözyaşı bir çocuğun ağlayışı argümanına indirmenin tartışmayı yozlaştırmak olacağını düşünüyorum.
    (recai pengül, 29.05.2008 01:34 ~ 12:58)
  11. kalbi olan bir şeyi öldürmek olduğu için günahmış meğerse. bir kuzuyu, danayı afiyetle yerken, onun öldürülürken çektiği acıyı düşünme, ama henüz acı çekmeyen bir canlının hayatına son verilmesine şiddetle karşı çık.

    çünkü danaları, kuzuları, sinekleri, karıncaları öldürme gücüne sahip olduğumuz için onları katletmek bizim hakkımız, ama iş daha oluşma aşamasındaki bir canlıya gelince cinayet?

    nedir bu cinayet kuzum? bir spermi peçetenin üzerinde ölüme mahkum etmek cinayet midir? yoksa laboratuvar ortamında döllenmiş bir yumurtayı yok etsek cehennemlik mi oluruz? nedir bunun kriteri?

    yolda, göre göre bir karıncanın üstüne basmak cinayet değil, kafanıza göre trafik kuralları koymak ve buna uymayan bir kediye çarpmayı hak bilmek cinayet değil, bir cenini yok etmek midir cinayet?
    (thedewil, 29.05.2008 01:47)
  12. (bkz: if abortion is a murder masturbation is a genocide)
    (hayri potur, 29.05.2008 01:52 ~ 01:52)
  13. (bkz: cinayet)
    (bkz: tdk sözlüğü)
    (emigrant, 29.05.2008 02:06)
  14. meseleye sakin bir şekilde girmeyi sadece deneyeceğim; zira sinir falan kalmadı artık.

    önce kadın açısından bakıyoruz. beylik, evet; ama ortada kadınların ezilmesini isteyen bir kitle var ki kendileri, "kürtaj" kelimesini duyduğu vakit "cinayeeet!" diye haykırmayı kendine görev edinmiş ve bunu yaptığı için olasılıkla sadece yaratıcısına duyduğu korkudan ötürü haz alan, "görevi başarıyla yerine getirmekten" kaynaklanan huşu içinde kenara çekilen, hatta bazen hiç çekilmeyip içinde kürtajın (ah pardon, cinayetin) yapıldığını bildikleri muayenehaneleri talan etmekten zevk duyan bağyanlı erkişili bir güruh.

    "cinayet"; bu soğuk, korkutucu, içinde hiçbir merhamet barındırmayan lafı kullanıyorsunuz kürtaj için. elinizi göbeğinize koyup "eööö tamam cinayet ama bayan tecavüze uğradıysa kürtaj olabilir sanki, emin değilim ama." diyorsunuz. lütfettiniz! biz de kendine insan deme cüretini gösterebilen bir yaratığın üzerimizde tepinmesi sonucu zorla sahiplendirildiğimiz çocuğu aldırmak için sizin fikrinizi bekliyorduk! bir dizi şanssızlık sonucu hamile kalan kadın için kalemi çoktan kırmışsınız zaten... eee? biz sizi ne zaman yetkili merci olarak kabul ettik ki?

    o "cinayeeet!" diye bağırmakla yükümlü güruhun içinde ilerleyip bir alt kümesine bakalım mesela. "anne olmanın kutsallığı" falan filan var dilinizde, aferin. ama o "anne" dediğiniz, benim ve benim gibilerin anladığı anlamda anne değil - "anne evli olur!" yoksa evli olmayan fakat çocuğa sahip bir kadın direkt "orospu"dur, çocuğu da "piç"tir, "orospu çocuğu"dur. e siz doğurtmuştunuz ama çocuğu, şimdi de doğurduğu fakat evlenmediği için suçlu bulundu kadın! ne yapıyorsunuz siz?!

    "istenmeyen çocuk", kadının ayağında bir prangadır, haksız yere mahkum edildiği günlerden kalan. ve siz o prangayı kadının ayağına takmakta ısrarlısınız çünkü ancak bu şekilde onuna baş edebilirsiniz. çünkü baş edilemeyen zavallı kadın kaltaktır, fahişedir, zaten size ait olduğunu düşündüğünüz şeyi ondan alır, gelir bir de orada burada ne bok yediğinizi anlatırsınız; baş edilemeyen çekici kadın femme fatale dır, arkasından sürünürsünüz; baş edilemeyen güçlü kadın da cadıdır, onları da yakarsınız zaten. oysa evlendirip anne yaptığınız kadının sınırları çizilmiştir ve hiçbir yere kıpırdayamaz; ne kadar güzel, değil mi?!

    çocuktan, o "istenmeyen çocuk"tan bahsetmezsem hiç susamayacağım sanırım, o yüzden ona bakalım şimdi de.

    * evlenemedik, çünkü kendine insan deme cüretini gösterebilen bir başka yaratıktı karşımıza çıkan. dinle küçük adam! sen bir piçsin, ne yapmaya çalışırsan çalış asla başaramayacaksın, çünkü toplumun (ah, ne mükemmeldir o toplum...) genel ahlak normlarının kabul edemeyeceği bir şekilde doğdun. seni kirletecekler, yüzüne tükürecekler, hayatını alaşağı edecekler çünkü sen kaholası bir piçsin!

    * evlendik - tabii ki çocuk piç olmasın diye. atıyorum, 6 ay sonra çocuk doğdu. bakalım, yüzüne gülecekler ama herkes senin evlenmeden önce ana rahmine düştüğünü bilecek. yüzüne bakıldığı zaman herkes bunu hatırlayacak; bazen arkandan, bazen de yüzüne söylenecek gerçek. sonra düşüneceksin: "annemle babam aslında birbirlerini sevmiyorlardı da ben doğacağım diye mi evlendiler yani?" hadi, çocuğun ruhundaki yarayı kapatmaya çalışın - ama denemeyeceksiniz bile.

    * her iki durumda da, yeterli ilgiyi, sevgiyi göremeyecek, uygun yaşam koşulları sağlanamayacak bir çocuk var ayrıca ortada - yoksa aldırmayı düşünür müydük onu? biz deli miyiz, manyak mıyız? üstüne üstlük de insanız, ölümsüz olmayı hayal edenleriz yani. normal koşullar altında, insan soyunu devam ettirmek ister çünkü ancak bu şekilde ölümsüz olabileceğine inanır. hadi ölümsüzlük isteğini bir kenara bıraktık, peki ya annelik içgüdüsü, ya kadınlarda 25 yaşlarında falan ortaya şaşırtıcı bir şekilde çıkan anne olma isteği? merhametsizdik, değil mi, acımasızdık. sevdiğiniz, hayatınızı beraber geçirebileceğinizi düşündüğünüz bir erkekten olan bir çocuk kadını da (yine normal şartlar altında) mutlu eder, eşini/sevgilisini de.

    ha sürekli "normal şartlar altında" falan deyip durdum; anne olmak istemeyen, bunu tercih etmeyen kadınlara laf söylemiyorum burada. genel düzeyde bir insandan bahsediyorum.

    baktım, sakin sakin yazma çabam boşa gitmiş; artık sussam iyi olacak. yine de son bir söz: geleceğim yerde bu kadar esnek(!) bakış açılı yaşam formlarının olduğunu bilseydim buraya gelmemeyi tercih eder ya da annemin karnında göbek kordonumu boğazıma dolardım. tiksindirdiniz her şeyden.
    (alternatif maliyet, 29.05.2008 04:28)
  15. "kürtaj cinayettir" bunu reddedene bile olası katil güzeyle bakıldığını okudum ben bu sözlükte. inanamadım.

    bunu sahiden düşünebiliyor insanlar, kürtaj cinayetmiş. neden cinayet olmadığı pek çok giride anlatılmmış tekrar ben anlatmayacağım. sadece bunu düşünüp bunu bu kadar ateşli savunanlar olmasına ne kadar şaşırdığımı söylemek isterim.

    bir de thedewile katıldığımı ifade etmek isterim. ulan kalbi var diye öldürmüyorsunuz madem, hayvanları kesip yemeyeceksiniz, bitkinin kalbi yok ama o da canlı onu da yemeyeceksiniz o zaman.

    ya da gelip ahkam kesmeyeceksiniz.
    (neva, 29.05.2008 09:13)
  16. kişisel bir önermedir.
    zira belli şartlarda yasal olarak önce anne adayının, sonra ortalıktaysa baba adayının yasal hakkıdır.
    (trouble, 29.05.2008 09:19 ~ 09:19)
  17. tartışmasız bir gerçektir.
    bu arada kalbi olan insanı öldürmekle kalbi olan hayvanı öldürmek aynı şey mi? olay kalbi olması değil ki! ne alakası var yaa!
    kalp canlılığı ifade eder. biz burada insandan bahsediyoruz. cinayet diyoruz. hayvan kesen adam katil oluyor mu? cevap veriyorum: hayır.

    olaya tabiiki at gözlükleriyla bakmayacağız. sırpların boşnakları katlettiği savaş hafızalaradan silinmedi. o dönemde yüzlerce kadına da tecavüz edilmiş ve çok sayıda gayrımeşru çocuk dünyaya gelmişti. hiçbir kadın kendisine tecavüz eden bir adamın çocuğunu taşımak istemez. o çocuğa her baktığında o anı, yaşadıklarını hatırlayacaktır. bu durumda yapılması gereken cenin canlanmadan bu gebeliğin sonlandırılmasıdır. zira gelecekte ne o çocuk ne de annesi o kara günün izlerini silemeyeceklerdir. çocuğun gayrımeşru olması konusuna hiç girmiyorum.

    cenin ne zaman bir birey olur. canlılığı ne zaman başlar bu konuyu en iyi tıp ve hukuk uzmanları bilirler. bir insanı öldürmek cinayettir. ama bir dokuyu öldürmek değildir. yukarıda bahsettiğim zorunlu durumlarda doku insana dönüşmeden müdahele edilebilir. hatta edilmelidir.
    (emigrant, 29.05.2008 09:43)
  18. yanlış bir önermedir. kadının istenmeyen bir gebeliği sonlandırma hakkı tartışılamaz ve de istenmeyen gebelik de her zaman tecavüz sonucu oluşmaz.
    kürtaj zaten hiç bir kadının keyfi olarak yaptırmak isteyeceği bir operasyon değildir. rahime yapılan mekanik bir müdahaledir ve fiziksel olarak da psikolojik olarak da kadına zarar verir. doğum kontrol yöntemlerinin yeterince bilinmemesi ya da bilindiği halde uygulanmaması veya uygulanamaması nedeniyle mecbur kalındığında da başvurulan bir yöntemdir.
    bu konular ayıp, günah vs. diye açıktan pek konuşulmadığı için çevremizden detaylı bilgi alamamaktayız ama yakın çevremden vereceğim bir örneğin durumu yeterince açıklayacağını sanıyorum. çok cahil ya da tutucu bir çevrede yaşamamasına ve sağlık hizmetlerini bedelsiz almasına rağmen, bir yakınım olan kadının dört çocuğu olduğunu ve on kezden fazla sayıda kürtaj yaptırdığını biliyorum. sonra da bu kürtajların yarattığı fiziksel ve psikolojik etkileri yaşamı boyunca taşıdığını. ya kürtaj yaptırmayıp da dört çocuk yerine ondört çocuk doğurmuş olsaydı ne olacaktı. asıl cinayet bu olmayacak mıydı.
    (arapbebek, 29.05.2008 10:05)
  19. ekmek kırıntısı ekmek değil mi,
    insan cenini insan değil mi...
    (ederlezi, 29.05.2008 10:13)
  20. ciddi kavgalar doğurup yeni cinayetlere yol açabilecek bir konumda olan önermedir.

    ister kendi istekleri doğrultusunda olsun isterse zorunluluk nedeniyle, sebep ne olursa olsun kürtaj yaptırmış olan herhangi bir kadınla konuşmanızı öneririm sadece. istisnasız hepsi kürtaj sonrası kabuslar gördüğünden veya doğmasına izin vermediği kız/erkek bebeğinin onun rüyasına girip konuştuğundan bahsederler.

    bu da gösterir ki; siz istediğiniz kadar tartışın. kürtaj her kadının kendi vicdanında asla cevabını bulamadığı sorudur! derim.
    (jassmine, 29.05.2008 10:15)
  21. yasalar tarafından kadınlarımıza tanınmış bir hak olan kürtajı ancak tecavüz veya ceninde çeşitli sakatlıklar olması gibi uç durumlarda meşru görebileceklerini beyan eden, aksi halde ise cinayet, vahşet gibi büyük büyük isimler takan beyinlerin, ebeveyn olmak, hamilelik, bir başka canlıyı dünya'ya getirmenin sorumluluğu gibi konularda hiç ciddi bir şekilde düşünmemiş olduklarını farzetmek istiyorum; çünkü öylesi daha rahatlatıcı geliyor açıkçası.

    istenmeyen hamileliğin akla gelmeyecek kadar çok sebebi olabilir. doğum kontrol yöntemlerinin yeterince bilinmemesi, bilinse bile çeşitli kültürel veya dini nedenlerle uygulanamaması, normalde uygulanırken bir seferliğine sehven ihmal edilmesi, uygulansa bile o gün için işe yaramaması, hamilelik istenmişken sonradan kimi ekonomik veya duygusal veya başka nedenlerden istenmez hale gelmesi, vs...

    elbette bu sayılanların hepsi de oldukça büyük hatalar, ve kürtaj yapılsın yapılmasın böyle bir hatanın sonuçları zaten hayat boyu insanın peşini bırakmaz. ama yapılan hatanın cezasını ömür boyunca, başta hiçbir suçu olmayan çocuk olmak üzere, tüm ailenin sırtına yüklemek hatayı daha büyük bir hatayla örtmeye çalışmaktan başka nedir ki?

    dünya pek o kadar iyi bir yer değil ve zaten yeterinden fazla acı var. bunların üstüne bir de istenmeyen bir gebelikten doğmuş, annesi tarafından zorla kabullenilmiş olmanın yükünü eklemek, çocuğu bu acımasız at yarışına topal bir ayakla başlatmak vahşilik değil, çerçevesi yasalarla belirlenmiş bir tıbbi prosedür vahşilik öyle mi? rica ederim tekrar düşünün.

    ayrıca (bkz: kürtaj/@2292548)
    (tembel, 29.05.2008 10:29 ~ 11:57)
  22. (bkz: hassiktir)

    eğer doğruysa sıçtığım önermedir. şimdi neden diyeceksin; oğlum cenin oluşumunu tamamlamamış insan şeysi değil mi? e o zaman sperm de öyle. bu durumda haftada 3 kere on yüz binlerce cinayet işliyorum ben. hayır ne yapayım kaba koyup buzlukta mı saklıyım yani?, denize yolluyuveriyorum karataları. ohaaa ya, o zaman yumurta kırmakta cinayet.neticesinde o de civciv olmuyor mu?. hassiktir ya, dünyayı öldürmüşüm de haberim yok be.

    abi ne yapayım şarkılar bile insanı cinayete teşfik ediyor. teoman abi "aksın bacaklarından doğmamış çocuklarım" filan diye şarkı yapmış, ben de diyorum bisürü çocuk bacaktan nasıl akıyor. tabi ya şimdi çaktım köfteyi, vay serefsiz.
    (yaqui, 29.05.2008 10:57 ~ 14:26)
  23. genellikle dinci tiplemelerin ağzından döküldüğüne şahit olduğumuz abuklama. bu din hıristiyanlık olmuş islamiyet olmuş orası mühim değil. bu söylemin varış noktası genellikle "kürtaj yasaklansın" gerzekliğine uzanır. amerika'da, bir kaç on yıl önce (belki hala oluyordur) kendini tanrının elçisi falan sanan bir takım andavallıların, kürtaj yapılan kliniklere baskın düzenleyip, çalışanları tartaklamaları vakayı adiyeden kabul edilmiştir. "sen istemeyebilir ve yaptırmayabilirsin, ama başkasının "yasal süre" zarfında yaptırdığı kürtajdan sana ne lan?" bu tiplemeler, yasal süre denilen -sanırım 8-10 hafta arası- şeyin, bilimsel verilere göre belirlendiğini bilmeyip, kıçtan uydurulduğunu zannederler. zaman makinesi icat edip, hepsini doldurup ortaçağa ışınlayasım gelen zer-zevattır bunlar.

    kürtaj, sadece bir "doğum kontrol yöntemi" olarak uygulandığında, cinayeti andırabilir. ben kendi adıma hayatı boyunca -tecavüz, ensest tecavüz, seks köleliği gibi durumlardan bağımsız olarak- kendi isteğiyle 5-6 kez (bu kadar çok hamileliğin kazara olması ihtimalinin çok düşük olması hasebiyle) kürtaj yaptırmış bir kadının, insanlığından da vicdanından da şüphe duyarım. ama bu benim kişisel fikrim ya da belki önyargımdır, kimseyi ilgilendirmez, ilgilendirmesin. sırf "alışkanlık haline getirilmiş kürtaj" düşüncesi, beni rahatsız ediyor diye, "kürtaj sınırlandırılsın" faşizmine meyletmem, edeni de sevmem.
    (fantaghiro, 29.05.2008 13:02 ~ 13:16)
  24. “ıf you think abortion is murder, then masturbation is mass genocide!”


    ~ oscar wilde
    (sophia, 29.05.2008 13:15)
  25. bunu kati surette söylemek anlamsızdır, içinde var olan durumlar, sosyal boyutlarıyla
    incelenmelidir.

    kürtaj cinayettir demekle kestirilip atılır sadece. hamile kalan kadının nasıl ve ne şekilde hamile
    kaldığı gibi, nasıl bir ortamda yetiştireceği de önemlidir. yargılamak kolaydır,önemli olan yargılamadan
    önce adil bir şekilde bütün önyargıları bir kenara atarak, empati kurarak yapmaktır.
    (zerun, 29.05.2008 13:16)
 sayfa  / 2