1. aslında çok uzun ama kıyısından köşesinden bahsetmek gerek:

    türkiye'nin her yerinde, her etnik kökene mensup insanlarda olduğu gibi kürtlerde de düğünün toplumsal yaşamda bambaşka bir yeri vardır. insanların bir araya geldiği ender geleneklerden biri olan düğünde, bayramlarda olduğu gibi küskünler barıştırılır, dostların dostluğu pekiştirilir.

    ikram olayı kürt düğünlerinde abartılıdır. düğünde kesinlikle etli yemek bulundurulmaya çalışılır. düğün köy düğünüyse tirit yapılır, bulgur pilavı pişirilir. kadınlar ve erkekler ayrı oturur, ayrı yemek yer.

    kına gecesinde erkek tarafı bulunmaz. sadece damat ve (varsa) kızın erkek kardeşi bulunur.

    batman'da damadı sandalyeye oturtup sandalyeyle beraber havaya atma geleneği vardır. damat sandalyenin kenarına sıkıca tutunur. düşmezse sağlam damattır. zaten düşerse o gece gerdek işi tehlikeye girer. o yüzden havaya biraz dikkatli fırlatılır.

    yani kürt düğünü çoğu yönüyle diğer etnik grupların düğünlerine benzer. tabi yer yer farklılıklar olabilir. bunlar da anadolu'nun zenginlikleridir.

    editli büdütlü menü: zamanın birinde yukarılarda kürt düğün kültürünün "tu kaka" olduğuna dair giri veya giriler vardı. bunlara rağmen kendimi tutup gayet sakin giri girdiğimi görünce kendimi bir mutlu hissettim, anlatamam.
  2. geline 25 kilo damada da 30 kilo altın takılmaz ise hiç bir önemi olmayan düğündür. bütün bayanlar düğünlerinde takılmış takıları takar gelirler. erkeklerinde mutlaka yanında bir kalaşnikof ve 1500 taneden fazla mermi vardır. bir de uzun saatler halay çekmek için yanlarında mutlaka yumuşak ve yormayacak bir ayakkabı götürürler.
    edit: hayır sanki yalan söylemişim gibi bir sürü tepki aldım. sanki bu söylediklerim olmuyor. hıh.
  3. şahsen düğünlerden nefret eden bir şahsiyet olarak zerrece umurumda olmayan lakin sözlükteki başlığında bile ayrımcılığın had safhaya ulaştırılmaya çalışıldığı düğün kültürüdür.

    bi durun, bi yapmayın be.

    (bkz: bi siktirin gidin)
  4. düğünü baz aldığımızda hiç düğün yada evlilik öncesi eğlence kültürüme uymasada tebessümle karşıladığım, takı merasimi sırasında oha diyip şaşkınlıkla karşılamaya devam ettiğim, genel olarak gelinin 15 damadın 18 yaşında olduğunu gördüğümde ise allah belanızı versin dedim durum.
  5. keleş ve roketatar kesinlikle bulunur. hatta ağır makinalı tüfekler de (şu 500 mermili olanlar) bulunur. düğünün başından sonuna kadar halay çekilebilir. belli bir süre halay çekip dönmekten kafası güzel olan, yorgun düşenlere bi şarjör dolusu keleş ile ateş ettirilir ki şahıs kendine gelsin halaya devam etsin. bir de köy düğünlerinde falan düğünden önce yemek yapılır misafirlere ikram edilir ama yemeklere mutlaka et bulunur. ama nasıl, kasaba gidilir 3-5 kilo et alınır yemeklerin içine konur. bunlarda öyle değil. yemek dedikleri şey direk 10 kuzu çevirme. bir de kadınlar şey yapar, adını unuttum şu an, lalalalalalala gibisinden bağırır.


    ek: zılgıtmış adı. dünyayı kurtaran adam a teşekkürler.

    ek2: yok lan böyle değilmiş düğünleri, papyonlu elemanlar, ispanyol gitarlar davul seti falan varmış. hatta salsa yapılıyomuş düğün boyunca.
  6. ağa düğünlerinde ki şatafata bakıp tüm kürtleri aynı standartlarda yaşıyor sanmak konulu 50 karakterden uzun bir bakınız vermek isteyip veremediğim,oturduğu yerden güneydoğuyu tahlil etmeye çalışan bünyelerin hezeyanlarını okuduğum,neresinden tutsanız elinizde kalacak girilerle açıklanmaya çalışılan derin kültür.
  7. (bkz: kizava)

    hep buna benzer bir kelime duyuyorum. ne demek bilmem ama sonrasında hep heeey diye bağırıldığı için ben de şartlanıp her duyduğumda heey diye bağırırım.