1. kelimelerinde güçlü bir sözel kültürü barındıran, ele avuca sığmaz bir dili öğrenmeye çalışmaktır... dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir bu yüzden.

    ''bu neden böyle, şu neden şöyle'' diye çok fazla sormadan, daha çok anlama kafa yorarak öğrenmek daha iyidir, öğrenirken kürtçenin tarihleri boyunca hiçkimseye boyun eğmemiş, esarete ve sömürüye karşı sürekli isyan etmiş bir halkın dili olduğunu unutmayarak dili belli kalıplara sokmaya çalışmamak, bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek yararınıza olacaktır.
  2. istediğim ama izmir'de yardım alacak bir adres bulamadığım aktivite.

    gerek olmasa da içimden yapmak gelen açıklama: içinde yaşadığımız kültür, anadolu toprakları üzerinde etkileşime giren bütün ulusları, onların geleneklerini, inanışların ve dillerini kapsar. baskın türk kültüründen sonra, bana kalırsa öğrenilmesi gereken dil+kültür+inanç sistemi kürtlerinki olmalıdır. çünkü kürtçe büyük ölçüde özgünlükle oluşturulmuştur, hiçbir zaman devlet olamamış kısmen kalabalık bir kitlenin yaşatabildiği geniş bir dildir. türettikleri sözcükler doğu anadolu bölgesinin tarihi-coğrafi yapısıyla paralel olarak oluşturulmuştur. bu sebepten olsa gerek kürtçe yaşayan bir dildir. genel anlamda pek kabul edilmese de(lafım edebiyatla içiçe olanlara değildir) kürt edebiyatı vardır, hatta içinde türkçe eserlerini de okuyabildiğimiz pek güzel insanlar barındırmaktadır. son olarak, evet kürtçeye duyduğum sempatinin bir sebebi de dış etmenler tarafından baskılanmaya çalışılan, yok sayılan bir dil olmasıdır. azınlık sayılan insanların onu her şeye rağmen korumasıdır. kürtçeyi seviniz.
    (bkz: selim temo)
    (bkz: cemal süreya)
    (bkz: ahmed arif)
  3. aslen kürt olan yaklaşık 40 yaşlarında birisinin "abi ben kürtçeyi hem okuyorum hem yazıyorum hem de konuşuyorum" demesine tanıklık ettikten sonra zor olduğu kanaatine vardığım dil. en zoru da yazmakmış. saldırın üç ayrı koldan.
  4. öğrenerek bazı kesimlerin propagandasına alet olduğum dilmiş, bak sen şu işe.

    tamam hocam, varsın propaganda olsun, seni mi kıracağız? insanlara onlarca yıldır silah zoruyla dayatılan bir dili (örn. türkçe) öğrenmektense, ezilen bir halkın dilini öğrenip o dilin yaşamasına çok küçük de olsa bir katkıda bulunmayı, kimlikleri ve kültürleri yüzünden hor görülen kardeşlerimin yanında olduğumu göstermeyi tercih ederim, o bahsettiğin ''propaganda''ya alet olmak pahasına...

    o değil de babası türk, annesi çerkes olan, kürt kültürüne olabildiğince uzakta büyümüş bir insan (bkz: trorge) nasıl kürt milliyetçiliği yapıyormuş, onu anlayamadım işte...
  5. öğrenerek özgürlüğün, eşitliğin, antiemperyalizmin propagandasını yaptığım dil... umarım rahatlamışsınızdır şimdi.

    edit: entry'min hatalı olduğuna dair bir mesaj aldım. kürtçe öğrenmek başlığı altında kürtçeyi tanımlamışım kendimi kaptırıp... önce düzelteyim dedim ama sonra vazgeçtim, nasıl olsa bu sözlükte yanlış tanım vermek serbest olduğuna göre, ''kürtçe öğrenmek'' şeklindeki ifadeyi bu şekilde tanımlamama kim yanlış diyebilir ki? farz et ki sonu -mek harfleriyle biten bir isim bu, şimdi uydurduğum bir dil adı, kime ne?

    içerikten çok biçime takılanlara gelsin bu da...
  6. akşam akşam @3059418 no'lu entry'mi boşuna girmediğimi ispatlayan eylem. insan gibi laf anlatamayıp sonunda cinnet geçirince suçlu biz oluyoruz, anlamak işine gelmeyip tribünlere oynayanlar ise mağdur...

    ya tamam kabul ediyorum, direkt, dolaylı, hatta 30 derece açıyla propaganda yapıyorum bu dili öğrenerek, daha ne diyeyim? ezenlerin dilindense ezilenlerin dilini öğrenerek onların acılarına bir nebze olsun ortak olmak istiyorum ve bunu da herkesin bilmesinde bir sakınca görmüyorum güzel kardeşim. propagandaysa propaganda, siyasetse siyaset, ne var bunda? sizin gibi saklayacak birşeylerim yok demek ki, lafı dolaştırmadan söylüyorum işte. kürtlerin de, baskların da, siyahi fransızların da propagandasını yapmak onurdur benim için...

    ha, kürtçe öğrenmek mi? boşverin canım, bütün dünyayı sömürerek semirmiş, kültürlerini zorla her bir yana yaymış ingilizlerin dilini devletimizin verdiği eğitim sayesinde bülbül gibi konuşuyorken ne gerek var ki zaten? çıkıntılık yapmanın alemi yok, oturun oturduğunuz yerde.
  7. abesle iştigaldir. kürtçeyi öğrenmek için önce hangi lehçesini öğrenmeniz gerektiğini tespit etmelisiniz çünkü onlarca lehçeden hangisini seçerseniz diğerlerini tam anlamazsınız. ayrıca ticari, sosyal veya başka herhangi bir noktada işinize yaramayacağı gibi aynı zamanda sizi ezilenlerin yanında falan da göstermez, zamanı çok yapacak işi yok adam gibi gözükürsünüz, o kadar. bu dili öğrenmeye çalışırken unutmayınız ki tarih boyunca ülke kuramamış onun bunun sırtından geçinip bir de isyanlar çıkaran bir ırkın dilini öğrenmeye çalışıyorsunuz.
    ayrıca köşeli söylemlerle saldırganca davranıp üzerine karşı fikir geldiğinde agrasifleşen insan ın kürtçe nasıl yazıldığını oldukça merak ettim. herkesin fikirleri vardır söyler senin fikrin ak benim fikrim bok diyip kavgaya tutuşmak hem uygun değildir hem de can sıkıcı stres yaratıcı bir eylemdir.
  8. kimsenin kendisini anlamamasını asla dert etmeyecek birinin yapacağı eylemdir. hayatta anlaşılmaktan kolay ne var, herkesin söylediğini söyleyin, herkesin anlayacağı dili konuşun, oldu bitti işte... ölseniz de gam yemezsiniz artık.

    dinsizin hakkından imansız gelir misali, ''bir türk dünyaya bedeldir, ne mutlu türk'üm diyene'' ajitasyonuna reaksiyoner bir cevaptır kürtçe öğrenmek, ezilen bir halkın propagandasını yapmak... kime ne bundan? ''hepimiz hrant dink'iz'' derken de ajitasyon yapıyorduk zaten, boşver kardeş. şu güzel ortamı bozan insanlarız biz.

    kardeşlerimin dilini öğrenerek boş ve anlamsız bir iş yaptığımı düşünenlerin olması da algıda nasıl sıçtığımızın resmidir zaten.
  9. şimdi de yapacak hiçbir işim olmadığından can sıkıntısından yaptığım eylem oldu, bak sen... kürtçe konusundaki yaranız deşmekle bitmeyecek kadar derin anlaşılan. ama anlamaya çalışıyorum, gerçekten. 86 yıldır asimile etmeye çalıştığınız bir halkın hala aslanlar gibi hakkını araması ve böyle kazanımlar elde etmesi kolay sindirilebilecek gibi değil, gelip sözlükte popülizmle ve kelime oyunlarıyla stres atmakta buluyorsunuz çareyi.

    benden bu kadar, insan gibi bir şey paylaşalım dedik sözlük ahalisiyle, ne cahilliğim kaldı ne milliyetçiliğim ne de agresifliğim... yalnız yürüyorsan doğru yoldasındır, deyip bitireyim en iyisi.