yaşanmıştır, yer almanya biri gelip sizinle tanışmaya çalışır , arkadaşınızla aynı bölümdedir , oturursunuz siz üçünüz. yarım saat süren normal almanca muhabbetten sonra türkçe de bilen bosnalı arkadasınıza "nereli arkadaşın" diye sorarsınız. çocuk da türkçe bilmektedir ve şok vaziyette "sen türk müydün ya" der ve devam eder " kürdistanlıyım ben!" . sinirinizden çatlarsınız , "olmayan ülke yani dersiniz" , bosnalı arkadaşınız da sizi destekler. çocuk cüzdanınından bir harita çıkarır ve size gösterir, almanca konuşmaya başlar:
-sizin dilinizi bile konuşmak sitemiyorum. buraları görüyor musun , fosforlu kalemle çizilmiş olan şehirleri görüyor musun? urfa yı mesela , hepsi bir gün bizim olacak ve siz yok olan ülke olacaksınız!!!
buna şöyle cevap verirsiniz , ama türkçe:
- sen bir kürt olacak kadar asil değilsin , biz onlarla aynı değerler ve aynı vatan parçası için beraber çarpıştık. senin gibi psikopatlar sayesinde bebekler ölüyor. kimse kürtleri hor görmüyor, kimsenin kimseye kastı yok. biz kardeşiz ama kardeşlerin içinde bile senin gibi pislikler çıkar ve onlara da kancık derler.
masadan kalkıp gidersiniz. o da almanca küfreder arkanızdan.
bizler ezmemeye çalıştıkça birileri ezmeye çalışıyo başka birileri de hep o ezenleri görüyor.
sonuç kürt ölyor türk ölüyor laz ölüyor çerkez ölüyor.
türkiyedeki insanlar anadolu insanı bunları haketmiyor..bu ölümler acıdan başka birşey vermiyor.uzlaşma sağlanması istendiğinde kimse ilgilenmiyor.herkes kendi halinde..anadoludaki bütün insanlar tükenmiş haldeler bu olaylar yüzünden.yetmez mi?
aynı topraktan geldik biz bize benzeriz..kültürümüz bile bu kadar benzerken nedir bu ayrılık?
nesiller boyu beraberce yaşamış aynı ülke insanlarının kışkırtılmasıyla maalasef ortaya çıkmış,mantık sınırlarını zorlayamayacak derecede güç,hayal ürünü kağıt parçası.
halkın bir kesiminin muhtelif memnuniyetsizliklerinin uç noktadaki yansımasıdır. bu memnuniyetsiliklere dair tepkilerin bu uç noktaya gelmesinde birçok kesim kendine pay çıkarabilir, buna dış kökenli çıkar ağırlıklı kesimler de dahil olduğu gibi türkiye cumhuriyeti devleti de dahildir. görülmesi gereken en önemli nokta ise bahsi geçen muhtelif memnuniyetsizliklerdir. hakkının yendiğini düşünen her insan bir şekilde bu haksızlığa tepki göstermek içgüdüsüne sahiptir. şimdi karşılıklı bir değerlendirme yapacak olursak kesinlikle ortada haksızlıklar olduğu aşikardır. az sonra kullanacağım iki kavramı her ne kadar kullanmak istemesem ve iki kesimin de kardeşiliğini savunsam da konuyu açıklamak için bir gereklilik olduğunu da yadsıyamam. kürt halkının karşı karşıya kaldığı ayrımcılık politikaları haksızlık olduğu gibi, silahlı eylemler ve çatışmalardan zarar görmüş türk halkı da bir mağduriyet psikolojisi içindedir. mağduriyet psikolojisi saldırganlığı tetikler ve sorunu gözden kaçırmamıza sebep olur. az önce de söylediğim gibi görülmesi gereken en önemli nokta kürt halkının memnuniyetsizlikleridir. konuşmasına, söz söylemesine, meclise girmesine, meclis başkanıyla görüşmesine, hatta neredeyse kendi kimliğiyle yaşamasına izin verilmeyen, meşru düzlemlerden dışlanan bu kesime kulak vermek bu kesimin karşısında konumlandırılmış halkın boynunun borcudur. aynı şekilde kürt halkının da kör militanlıkla bir sonuca ulaşamayacığının bilincinde olarak, karşılıklı mağduriyetleri kabullenmesi gerekmektedir. dişe diş, kana kan mantığı malesef ki ortaçağda kalamamış bir bakış açısı olmakla beraber mevzuda etken rol oynayan dış kökenli çıkar gruplarına da verilebilecek en güzel mesaj bu kardeşlik ve birlikteliktir. sonuç olarak ancak daha analitik ve sağduyulu yaklaşımlarla olumlu sonuçlara gebe olabilecek olgulardan bir tanesidir.
her sene hayali fetihlerle genişleyen bir garip harita. kürtlerin yaşadığı bölge anlamına gelen kürdistan, bu minvalde bakılınca habire değişiklik gösterebilir normaldir de, bunu siyasi harita da kabul eden faşist grupların, haritalarını iskender imparatorluğu misali yayması pek bir ilginçtir.
çok ciddi politik bir yaptırımı hak eden ancak günümüz siyasilerinden gereken cevabı alamamış girişimdir. aynı olayın örneğin fransa toprakları için meydana gelmesi durumunda yerin yerinden oynayacağı ve çok ciddi uluslararası yaptırımlarla karşılanacağı bir olayda suskun kalmamız uluslararası arenadaki güçsüzlüğümüzü gösterdiği gibi mevcut gücümüzü de azaltmaktadır.
kimi vatandaşlarımızın hayali olan bir haritadır.
türkiye cumhuriyeti'nin kürt vatandaşlarının içinden çıkan bir avuç kendini bilmezin çizdiği haritadır.onlara ve öteki orta doğulu kürtlere hatırlatmak istediğim birşey var.onlara bu vatan sınırlarının nasıl kanla çizildiğini hatırlatmak istiyorum.
bir harita düşmanla çarpışmadan onun için kan dökmeden çizilemez.eğer çok istiyorlarsa bu bir zamanlar kürtlerin türklerle bu vatan için canını verdiğini unutan peşmergeler bizimle,iranla,suriyeyle ve sınır yaptıkları ülkelerle çarpışırlar.o yeşil,sarı,kırmızı bayraklarının kırmızısını kanla boyadıkları zaman anca kurarlar o uyduruk devletlerini.yoksa böyle batılı ülkelerin gazına gelip ahkam kesmeyle anca harita çizerler.bu haritayı çizenler biraz düşünüp türkiye'de sadece türklerin yaşamadığını bilirler.
bu ülkede türk,kürt,laz,çerkez ve nice kesim yaşamaktadır.
kürt halkının türkiye'nin de üyesi olduğu birleşmiş milletler'in tanıdığı "ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı"nı kullanarak, eğer kürt halkı isterse var olacak haritadır.
tuvalet kağıdı üzerine de çizilebilir, ceylan derisi üzerine de. önemli olan, bir halkın bağımsız bir vatanın "var" olmasıdır.