türkiye'de kürt federasyonu kurmak için başlatılan imza kampanyasının sloganı.pkk destekli bu kampanyanın meclise kadar ulaşması ülkemizin özgürlük konusunda aldığı mesafeyi gösteriyor.ama ben inanıyorum ki milletimiz bu provaksyonlara,tahriklere destek vermez,sağduyu galip gelir ve bölücüler bu ülkeyi ve milleti ayıramacaklarını yıkanmış beyinlerine kazırlar.zaten kampanyaya katılımın düşük olması da kürt kökenli vatandaşlarımızın olayın farkında olduğunu gösteriyor.
http://www.milliyet.com.tr/...
türk milletinin sabrını denemeye yönelik bir kampanyadır, ne yazık ki birçok aydın diye geçinen üfürtme kişiler tarafından da destek görmüştür.
"kurban olayım. benim eniştelerim de kürt, biz içli dışlıyız, etle tırnak gibi kaynaşmışız. lütfen böyle yapmayın" diyen genel evrak ve arşiv müdürü şemseddin kılınç, ağzın şeker şerbet yesin diyoruz. kriz çıkarmak yerine olaylara böyle yaklaşan insanları ne çok özlemişiz meğerse.
neyi talep ediyosun bu ülkede normal vatandaşken azınlık olmayı mı? diye sormak isterim kampanya sahiplerine.
bu coğrafyada selçuklulardan beri beraber yaşadığımız insanlar asimile olmadan bu günlere taşıdıkları kimliklerini islam a uygun hareket etmeye çalışan türk milletine borçludur.millet olmanın ümmet olmak demek olduğu bilinci bu gün bu memlekette kürt laz çerkez abaza v.s. milleti bir arada tutmuştur.
devletimizin bu güne kadar yanlış politikaları her vatandaş gibi türke de kürde de sıkıntı vermiştir.
empatik yaklaştığımda ben de türküm tarafım talep ediyorum diyorum ama ayrılığı değil hakça paylaşımı adaletli bir yaşamayı inandığım değerlere saygı gösterilmesini talep ederim
benim ailemde de bir çok evlilik yoluyla akraba olduğum kürtler var çerkez kankim, laz dostum var
ama tıpkı amerikan filmlerinde gördüğümüz buluttan nem kapan zenci tripleri komik oluyor
bir de bu işten menfaat sağlayan düşmanların piyonlarına lanet okuyorum
(bkz:
taraf olmayan bertaraf olur)
kürdüm tarafım talep ediyorum diyenleri bi dinleyelim:
"mazlum kürt halkının meşru taleplerine duyarsız kalındığı...": sanırım mazlum kürt halkı derken türkiye'nin güneydoğusunda kadın, çocuk, yaşlı, polis, öğretmen, asker demeden türk gerillalarca öldürülen 30.000 kürtten bahsediyorlar. elbette ki hepsinin de en meşru talebi şu an hayatta olabilme talebidir. hadi duyarsız kalmayalım buna.
"kürtlerin en tabi ulusal demokratik ve insani haklarının güvence altına alınması...": bunda da gayet haklılar. bugün kürtlere seçme ve seçilme hakkı verilmiyor, kürtçe konuştuları yerde tutuklanıyorlar, kollarına da kürt olduklarını gösteren bantlar takmak zorundalar. kendilerinden ne kız da alınır, ne kız verilir. lütfen yani bu hakları güvence altına alalım.
"kürt sorununun federal, demokratik ve çoğulcu çözümü...": federal dediğin şey yarı özerk gibi bişey. sonuçta uluslarası platformda kürtleri gene türkiye cumhuriyeti temsil edecek. bunda bölücülük yok. gocunmayalım.
"kürt milletinin yaradılıştan gelen meşru, bireysel ve kolektif haklarının tanınması. yasal, anayasal, idari, siyasi güvencelere bağlanması": bence de. bi kere kafalardan şu türk-kürt kardeştir düşüncesini silmek lazım. kürtler türklerden üstündür. bunun anayasaya eklenmesi lazım.
böyle bir dilekçeyi hazırlayan, imzalayan kürtlerin kafasına sıçiim.
kürtsün , canımız ciğerimizsin ama önce türksün! şeklinde olması gereken kampanya.
kürtsün, tarafın batsın, ayrıca nah alırsın cevabına bile layık olmayan kampanya.
eğer dendiği gibi "kürtler bu ülkenin onbinlerce yıllık halkı" ise, bizim 1000 yılcık anadolu tarihimize kadar büyük büyük devletler kursalardı, geliştirselerdi medeniyeti, bir dikili taş da onlardan görsek ve bu gösterilecek taş da "şüphesiz" onların olsaydı. veya sayıları farsça değil de kürtçe saysalardı. sen binlerce yıl boş dur, yat yuvarlan; sonra da talep et. al sana devlet evlat, al sana devlet.
(choban, 25.01.2006 00:19 ~ 11.08.2009 10:56)
doğu ve güneydoğu anadolu'daki varlıklarını
yavuz sultan selim'in kendilerine verdiği "alevi türkleri'ni temizleme" görevine borçlu olan kürtlerin (onbinlerce yıl olmamış olması lazım, yanlış mı hesapladım yoksa?) bazılarına bayrak çekmek için başka toprak bulmaları gerektiğinin hala izah edilemediğini gösteren kampanyadır.
kaynak gösterme ihtiyacı sebebiyle ekleme:
(bkz:
http://www.turksolu.org/...)
bir de burdan yakalım, tabi bu ikinci kaynağın
şeyh sait isyanını nasıl anlattığına özellikle dikkat edelim ki nasıl yorumlayacağımızı bilelim:
(bkz:
http://www.zaman.com.tr/...)
(goyathlay, 25.01.2006 00:36 ~ 18.02.2006 14:41)
asılmayıp beslenenlerin olduğu bir ülkede duyunca şaşırılmaması gereken bir cümledir. zira yüz verirseniz astarını isterler.
(bkz:
yüz verdik ali'ye geldi sçtı halıya)
(delilah, 25.01.2006 01:37 ~ 01:38)
anadoluya türk yerleşmesinden önce sayısız medeniyet barındıran anadolu türkler gelince içindeki insanları kaybetmedi,halklar kaynaştı.aynı şekilde bu ülkede kendilerine kürt diyen insanlar yaşadığı gibi göçlerle gelen çok ciddi bir çerkez,gürcü,pomak,boşnak,arnavut,yugostlav var.ve t.b.m.m. gibi temsil kurulunada bakarsak şu anki hükümette kürt kimliğini açıkça belli etmiş bir kişi içişleri koltuğuna oturmaktadır.bu cumhuriyette kimse kökenine bakılmadan istedigi kademede her türlü hizmetten yararlanmaktadır.tabiki demokrasi ve kişisel özgürlük yolunda alması gerekn yollar var ama demokrasinin kişiler elindeki silaha dönüşmesi hiçte hoş değildir. bu talep etme icadının çıkmasındaki asıl amaç ülkemiz topraklarında federasyon adı altında bir kuzey kürdistan oluşturmak ve zamanla barzaninin kuzey ırak'ıyla birleştirip abd'nin yeni bir eyaletini oluşturmaktan başka birşey değildir.
sorun zaten kemal paşa'nın cumhuriyetinde "türk ulusu" olgusuyla ortadan kalkmıştır.ama gene karışıklık yaratmak için uğraşanlara,nüfus dağılımını kanıt gösterenlere 1'e 40 çoğalmanın meyvelerini topladıklarını söylemektende kaçınmayız.
“ama siz çıkar da sistemli bir biçimde, ‘ben senden değilim, ben farklıyım, ben kürdüm’, demeye başlarsanız, hele bir de buna –hiç ilgisi olmasa bile- bir de terör boyutu eklenirse; giderek ‘mademki sen beni kendinden saymıyorsun, ben de seçimimi yaparken kendimden olanları tercih ederim’, tavrının doğması çok normaldir...”
ahmet taner kışlalı
not: son bir haftada verilen otuza yakın şehit artık insanları taraf olmaya itiyor, bir avuç çapulcu peşmergeye karşı koca bir milletin taraf olması ise diğer tarafın felaketi ile sonuçlanacaktır.
(dbk21, 07.03.2006 19:38 ~ 21.10.2007 13:09)
başda america olmak üzere bir çok ülke tarafından desteklenmekde olan ve "kürdistan" diye adlandırdıkları ülkülerini başkenti diyarbakır olmak üzere yazıp çizen bir topluluk.size sözde sundukları bir yazıt.
1920 yılında imzalanan sevr anlaşması'nın 62-64 nolu maddeleri kürtlere self-determinasyon hakkını tanımasına rağmen, uluslararası çıkarlar ve siyasal dengeler kürtlerin bu hakkı elde edip uygulamaya geçirmelerini engellemiştir. sevr anlaşması'na konulan maddelerin tersine, güney kürdistan 1925 yılında, kendi halkının iradesi dikkate alınmadan, dört yıl önce, yani 1921 yılında kurulmuş olan ırak devletine müsadere edilmiştir. sevr anlaşması, kürtlerin kendi topraklarındaki yönetim için kürt kökenli memurların atanmasını ve eğitim, hukuk ve sağlanan tüm hizmetlerin dilinin kürtçe olmasını şart koşmuştur. o tarihten bu yana kürdistan'ın bu kısmı ırak kürdistan'ı olarak bilinegelmiştir. 25 aralık 1992 tarihinde, ingiliz ve ırak hükümetleri kürtlerin kendi yönetimlerini kurma hakkını tanıyan bir açıklama yayınlamışlar ve kürt temsilcilerinden, hükümet biçimini, coğrafi sınırları ve ırak ile siyasal, ekonomik ilişkilerin biçimini belirlemeleri istenmiştir
kendileri normal bir vatandaş hakkına sahipken ve avrupa birliği dalgalarından dolayı türklerden daha avantajlı konumdalarken neden böyle birşey isterler?cevabı çok açık.her azınlığın istediği gibi ilerde devlet olmayı isteyeceklerdir.ve bu bölücülüktür.uzun yıllardır bu ülkede ekmek yiyen ve bu ülkenin kimliğini taşıyan bir birey olan insanların bunu istemesi aynı zamanda nankörlüktür.
kendisine her sabah zorla türküm dedirtilen, köylerinin isimleri değiştirilen, çocuklarına kendi dillerinde isim verdirilmeyen, yıllarca dilini bile konuşaması yasaklanan, sürekli potansiyel terörist gözüyle bakılan bi ortamda söylenmesi normal hatta gerekli hatta geç kalmış cümle.
kürtler osmanlı idaresinde yüzyıllarca kardeşçe yaşamıştır. araplar osmanlıyı sattığında kürtler yine türklerle lazlarla çerkezlerle omuzu omuza ülkesini savunmuştur. ulusal kurtluş mücadelesinde yine ülke için canlarını vermiş şehit olmuşlardır. ama onlara hiçbir zaman hadi gel türklüğünü kabul et denmemiştir.
şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin çocuğunuza hakan, kaan, mutlu vs. vs. isim takmanız yasak olsaydı, türkçemiz kaybolmaya yüz tutsaydı, istanbulun ismi konstantinapolis olarak değiştirilseydi ne hissederiniz?
edit: eksi oy verenler sebebini de söyleseler belki nerde yanlış düşündüğümü anlarım.
15 senedir eline silah alıp içinde yaşadıkları toplumu ekonomik ve sosyal açıdan binbir badire içine sokan bir halkın yapmakta oldukça geç kaldığını düşündüğüm kampanya. yeni mi geldi akıllara hakkını demokratik yoldan aramak. önce gerilla savaşına girip sonra kimse eziliyoruz biz ayağına yatmasın, yemezler. ben yemem en azından.
arkasında ister iyi niyet olsun ister kötü niyet; ister istemez şunu da tetiklemektedir: "türküm, öteki tarafım vermiyorum"
etki-tepkidir biraz. üzücüdür.
"bilir misin kaç adam çıktı içinden, kaç tane hasan tahsin çıkar talep ettiklerinden"
atalarımın kanlarını dökerek "talep ettikleri" toprakları sosyal işgal yetmedi ab teletabiliği
* * yaparak alacağını sananların ilk hareketini sabırsızlıkla bekliyorum.
30.000 şehidin hakkını talep etmekten başlasak sanırım o "taraf"ın altı üstüne gelirdi.
"biz sizi bunca senedir hangi haktan mahrum ettik, bizden ne farkınız vardı?" gibi cevaplarla cevaplanmaması gerekir. bundan ziyade "bunca yıldır aynı topraklar üzerinde beraber yaşıyoruz, aynı yemeği paylaşıyoruz, atalarımız çanakkalede, maraşta, antepde ve ismini sayamadığım bilimum şehirde sırt sırta aynı amaç uğruna savaşmadı mı?" cevabı daha mantıklıdır. zira 1. cevap "siz biz" ayrımına çıkartarak malesef yanlış çıkarımlara sebep olabiliyor. yanlış anlaşılmasın 1. cevap kötü değildir ama şu siz biz yüzünden bir çok insan kardeşlerimizi düşman olarak görüyor.
provokasyona alet olmayalım lütfen.
(mcan, 21.10.2007 12:33 ~ 20.03.2008 18:04)
kendini zorla niye taraf ilan ediyorsun? seni ayıran gayıran mı var?? yazıklar olsun sana ve senin gibileri yetiştirenlere! ayrımcılık yapanlara ve sizi de alet edenlere.. bizi bölüp bi de birbirimize kırdırmaya çalışanlara..arkası kuvvetli olmasa böyle bişey de diyemez hani..dış güç her kimse ona da yazıklar olsun
yanımda söylenmesini dilediğim cümleciktir bu, can yakmaya neden olur, insanı kasar.
(bkz:
adolf hitler)
bir çok kişi tarafından haklı olarak söylenen cümledir. "biz sizi bunca senedir hangi haktan mahrum ettik, bizden ne farkınız vardı" gibi cevaplarla geçiştirilemeyecek kadar önemli bir cümledir. kültürel haklarımızdan mahrum ettiniz, kürtçe konuşuyor diye ceza verdiniz insanlara, biri .çocuğuna kürtçe isim koysa işini elinden aldınız,köylerimizi yaktınız-boşalttınız, bizi mahkemelerde bilmediğimiz bir dille konuşmaya zorladınız.
vergi almanıza rağmen doğru düzgün istihdam teşviki yapmadınız,iş bulmak için göç edenleri de hep ikinci sınıf olarak gördünüz, ayakkabı boyamaya,simit,peçete satmaya zorlanan çocukları gördükçe "sizi biz mahrum etmedik,siz pis iğrenç kürtlersiniz dediniz.
diye bir cevap verilebilir mesela.
tabii atalarının üç kıtada at koşturmuş olmasıyla övünen bir güruhtan, talebin ihtiva ettiği anlamı kavrayabileceklerini beklemiyorum. kürdü bir taraf olarak değil de türkçe konuşması,türk gibi yaşaması gereken "dağ türkü" olarak görmek bu güruhun en göze çarpar özelliği. demokrasinin, taraf olmak ve hak talep etmek demek olduğunu kavrayamamış,yada demokrasiyi hazmedememiş bu güruh mevzubahis kendi milletinden biriyse hemen dış mihrakların onlara yaptığı eziyetlerden dem vurmaktadır.
örnek mahiyetine:
(bkz:
bulgaristanda türkler türkiyede kürtler)
hoş değil. "kürtler bok vs." falan diye değil, hayır sayın faşolar. bu sözü söyleyen kesimler, genelde kendilerini "diğerlerinden" ayırmak istiyorlar da ondan. nasıl ki sizler "bak kürtler şöyle ot bok" diyorsanız, onlar da eminim ki "türkler öyle ot bok" diyorlar.
ırk/milliyet üzerinden insan ayıran herkesin kafası çürük gibi gelir bana. taraftan bağımsız.
yine de şöyle bir nokta var; türkiye'de yaşamak için türk olmayı şart sayanlara göre, elbette kendilerinden başka kimse bir şey talep edemez. onlara sorarsanız durum böyledir.