belki ilginizi çeker
  1. · kültür şoku
  2. · le cool
  3. · sodom ve gomorrah
  4. · antakya
  5. · ender bir araya gelen şeyler
  6. · kampanya
  7. · çirkine aşık olmak
  8. · kürt açılımı
  9. · stories on human rights
  10. · amerikan emperyalizmi
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · dersim katliamı
  2. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  3. · zongul ducks
  4. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  5. · yaran diyaloglar
  6. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  7. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  8. · ben yarılsam da yer bana girse
  9. · mfö

kültür  

 sayfa  / 2
  1. bakteri besi ortamı
    kullanılan maddeler spesifik gereksinimlere göre seçilir
    (greeen, 05.05.2004 02:05 ~ 20.07.2004 20:53)
  2. bir toplumun manevi değerlerine verilen ad
    (16v, 21.09.2004 21:52)
  3. zamanla sözüm ona kültürlü insanlar tarafından sadece "batının manevi değerlerinin toplamı" anlamına getirilmiş sözcük.bir insan yakın çevresine karşı duyarlı olmadan nasıl dünyaya karşı duyarlı olabilir sözüne kulak asmadan gene bu tip maymunlar tarafından savunma aracı olarak kullanılmış sözcük.
    (skuba, 30.12.2004 22:05)
  4. hars olarak da isimlendirerek bir topluluğun yaşamını biçimlendiren örf, adet, gelenekler ve kurallar bütünüdür dersek yanılmış olmayız.
    (fempusay, 30.12.2004 22:24)
  5. bir çok kavramı içine almayı başarabilmiş bu sayede zihin tembelliği yaratan kelimelerin önde gideni. (sanmıyorum ki anavatanında bu kadar kullanım alanı olsun). sahiplendiği birçok olgu elle tutulur , gözle görülür olmadığı için bu işi sinsice başarabilmiştir. bu ve benzeri kelimelerin aşırı kullanımı ve şişirilmesinin türk dili ve düşüncesine vuracağı darbenin, "pırasa", "lahana", "havuç" vb. sözcüklerinin hiçe sayılarak alayına "sebze" diye hitap etmenin türk mutfağında yaratacağı deprem kadar yıkıcı olacağı kanaatindeyim.
    (harakiri, 31.12.2004 01:21)
  6. (bkz: kültür şoku)
    (ephendy, 16.03.2005 02:58)
  7. (bkz: kültür koleji)
    (bkz: kültür üniversitesi)
    (bkz: kültür dershanesi)
    (16v, 03.06.2005 11:44)
  8. (bkz: hıncal uluç)
    (bkz: hakan çelik)
    (josephine, 07.04.2007 13:26)
  9. önceleri "toplumların yaşam biçiminin göstergesi" olarak kullanılan, 18. yy'dan sonra ise "gelişmişlik göstergesi" olarak kullanılmıştır.
    (cala, 14.05.2007 21:06 ~ 21:12)
  10. bulmacalardaki karşılığı =ekin
    (zogo, 10.07.2007 01:14)
  11. latincede toprağı işlemek anlamına gelen kültür kelimesi dilimize batı avrupa dillerinden daha çok bilgiye yönelik tanımıyla girmiştir.

    kültür bir yaşam tarzıdır, bilgiyi, ahlakı, örf- adeti, maddi ve manevi değerleri, davranışları içerir. bundan dolayıdır ki her topluluğun kendine has bir kültürü vardır.
    (sunflower, 05.11.2007 23:31 ~ 23:57)
  12. yazılı eserlerin anlaşılabilirliği ile ölçülen birim.

    cümle içinde kullanımı : "x ülkesindeki insanlar 1000 sene önce yazılan eserleri anlayabiliyor , bu yüzden çok kültürlüdürler , kültürlerini yitirmemişlerdir"

    (bkz: ben bugün bunu gördüm)
    (zaknafein, 22.11.2007 13:38)
  13. emperyalizmin ilk hedefi. bir milletin kültürü yerine kendi kültürünüzü kabul ettirebilirseniz, istediğiniz her şeyi yaptırırsınız. politik nedenler, ekonomik nedenler, hepsi bunun sonucu.
    (thedewil, 01.12.2007 01:38)
  14. açıklanması tanımlanmasından daha kolay olan kavramdır şeklinde de ifade edilebilir. bireyler dünyaya belirli kalıplarla gelmezler, bireyler dünyaya nötr olarak gelirler. bizler zaman içinde yaşadığımız ortamla bütünleşir ve kültürel ortamlara uyum sağlar ve ortama uygun davranış kalıplarını öğreniriz. dünyaya geldiğinde en az gelişmiz olarak doğan insan yavrusu zamanla gelişerek kendine özgü bir kültür yaratır. diğer canlılar ise böyle bir yeteneğe sahip değillerdir. hiçbir zaman kedi köpek veya aslan kültüründen bahsedildiğini duymamışınızdır. insan oğlu yarattığı kültür sayesinde bilim ve teknolojiyi geliştirmiş, bilinmezleri keşvetmiş ve çevresindekileri etkileyerek kendine özgü bir kültür yaratmıştır. işte bu paylaşılan kültür sayesinde toplumsal yaşam ortaya çıkmış ve dolayısıyla kültür şekillenmeye başlamıştır. şimdi bir örneği birlikte inceleyelim; hindistandan yeni gelmiş bir bayanle tanıştığınızı düşünün. bu hintli bayanın daha ilk bakışta bizden farklı bir kültüre sahip olduğunu hissedersiniz. ilk dikkatinizi çeken şeyler onun giyisileri, mücheverleri, saç biçimi veya makyajıdır. ikinci olarak konuştuğu dilin bizim konuştuğumuzdan farklı olduğunu anlarız. daha sonra tavır ve davranışları, selam verişi, teşekkür edişi farklılık taşır. ortak bir dille konuşmaya başladığımız zaman ise dünyaya bakış açısının, dini inançlarının, değerlerinin farklı olduğunu görürüz. işte bütün bu karakteristikler onun kültürünün bir parçasını oluşturur. o halde kültür nedir? nasıl tanımlıyoruz? - genş bir anlamda kültür dil, inanç, norm, davranışlar ve nesilden nesile aktarılan maddi ve manevi öğelerden oluşan bir bütündür. daha kısa ve daha geniş bir anlamda baktığımız da ise, kültür bir toplumun genel yaşam biçimi veya bir toplumda yaşayan insanların öğrendiği herşeydir şeklinde ifade edebiliriz.

    dünyaya gelen her canlı dilini, dinini, yemeyi, içmeyi, çoçuk yetiştirmeyi, bilgi kurallarını, değerlerini, sevmeyi sevilmeyi bir kültür içerisinde yaşayarak öğrenir. hatta bunları içseleştirerek bunların doğru olduğunu benimser ve bunun dışındaki şeyleride hep yanlış olarak niteler. işte kültür ile toplum arasında da bu açıdan değişmez bir ilişki vardır. çünkü bazen kültür kavramı ile toplumu; toplum kavramı ile kültürü ifade edriz. bu iki kavram birbirleri yerine kullanılabilmektedir. kültür bir toplumda paylaşılan ortak ürünlerden oluşur, toplum ise bu ortak ürünleri paylaşan ve etkileşimde bulunan insanlardan meydana gelir. o halde insanlar kültürü yaratmaktadırlar, kültür de insanın gelimesine bir ölçüde katkıda bulunmaktadır. bu nedenle her ikiside birbirlerine bağlı olarak yer alırlar. kültür hakkında bilinmesi gerekli üç temel özellik vardır;

    -kültür, toplumsal bir üründür ve dil aracılığı ile taşınır.
    -kültür genetik bir ifade değildir, babadan oğula geçmez. öğrenilerek aktarılır.
    -üüncü özellik ise her toplumun kültürü kendine özgüdür. bazı toplumlarda doğru ve istendik olan davranışlar, bir başka toplumda istenmedik davranış biçimlerini oluşturur.

    insan oğlu kültür sayesinde yaşadığı çevreye uyum sağlar. sahip olduğumuz özellikler, norm ve değerler bütünü herhangi bir kültürde benzer olmayabilir. örneğin insanlığın en doğal gereksinimi olan yiycek alışkanlığı bile bakın bir toplumdan başka bir topluma göre nasıl değişiklik göstermekte; örneğin amerikalılar istiridyeyi severek yerler ama salyangoz yemezler, fransızlar salyangoz yer ama çekirge yemezler, güney amerikada yaşayan zular çekirge yer ama balık yemezler, museviler balık yer ama bizler gibi domuz eti yemezler, hint kültürü ise domuz yer ama dana eti yemezler, ruslar ise dana eti yer ama yılan yemezler, çinliler ise yılan yer ama insan eti yemezlermiş, buna karşılık yeni ginede yaşayan bir kabile olan yelev kabilesi de insan etini pek lezzetli bulurmuş. işte bu farklılıklar bazı toplumlar için doğru ve değerli, bazıları içinse akılsızlık olarak nitelenebilir.
    (santiago, 20.03.2008 10:16)
  15. kültür, reçel gibidir. sizde azsa yayarsınız.

    (paris'te bir genel duvar yazısı.)
    (özlemce, 12.04.2008 13:25)
  16. "kültür; güzel kadınların ölümünü düşlemek için sanatı kullanır." *
    (lierre, 07.09.2008 02:06 ~ 02:07)
  17. kültür, bir toplumun duygu,düşünce ve yargı birliğini sağlayan değerlerin tümü olup, gelenek görenek gibi toplumun geçmişten getirdiği ve kuşaktan kuşağa aktarılan maddi ve manevi tüm değerlerini kapsamaktadır.
    (ceyus, 09.09.2008 23:51)
  18. kültürel ekonomi alanının en önemli araştırmacılarından biri olan david throsby üstadımız, kültürün tanımı üzerine şöyle buyurmuş:


    “a broad-based interpretation, encompassing two distinct constructions. the first is a specific interpretation of culture as a set of activities, including all those activities undertaken within “the arts” and more broadly within so-called “cultural industries”, the latter term embracing areas such as publishing and the media as well as the core artistic fields. ın short, culture in this functional sense can be thought of as being represented by the “cultural sector” of the economy. the second interpretation of culture is seen as a set of attitudes, practices and beliefs that are fundamental to the functioning of different societies. culture in this sense is expressed in a particular society’s values and customs, which evolve over time as they are transmitted from one generation to another”.


    throsby, d. (1995). "culture, economics and sustainability." journal of cultural economics vol. 19, issue. 3, p. 199-206.




    benim koca kafamsa insana ait her şeyin "kültür" olduğunu düşünüyor, savlıyor.

    kafamda ve yüreğimde her şey insana ait ve ona dair...
    (yesilcuppelipenguen, 11.12.2008 06:58 ~ 15.12.2008 08:42)
  19. günümüzde bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemelerden de etkilenerek bir halkın yaşam biçimini, bağlı olduğu ortak değerleri ve geçmişten günümüze ne gibi olguların aktarılıp aktarılmadığını gösteren terimdir. tarihte bir çok kültürü içinde bulunduran toplumların bir araya gelmesiyle ilk medeniyetler ortaya çıkmış ve denema yanılma yolundaki ilk teknolojik, felsefik ve mantıksal bilgiler de nesilden nesile aktarılarak, ortaçağ karanlık avrupası bunu her ne kadar sekteye uğratsa da hemen ardından yükselen rönesans ve reform hareketleri ışığında daha önceleri aktarılan bilginin doğruluğunun, sebep ve sonuçlarının sorgulanmasına zemin hazırlayan ve deney - gözlem anlayışını içeren bilim in ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. kültür ile bilim arasında da ortak bir bağ bulunmaktadır. çünkü bilim, daha önce bilinmeyen yeni bilgiye ulaşmak ile, kültür de bu ulaşılan yeni bilgiyi gelecek kuşağa aktarmak ile yükümlüdür. daha önceden bilinen ve diğer kuşaklara aktarılmış olan ham bilginin de unutulmaması ve yeni bilgiler karşısında geriye ket vurmaması açısından önemli olan faktöre de ilim denir.
    (nokturnal mania, 29.01.2009 20:50 ~ 20:53)
  20. ülkemizde eskiden bulunan ve artık kalmayan şey
    türkü dinliyorum denildiğinde üstünüze gülerler.
    türk kahvesini nescafeye tercih etmeniz garip karşılanır.
    türkçe kelime kullanmak ayıp olmuştur artık.ingilizce konuşmak zorundayız çünkü!
    (dedimvekaçtım, 29.01.2009 21:49)
  21. hep olumlu çağrışılarla anılmakla beraber; kötü ögeleri de içinde barındırır.
    (bkz: töre cinayeti)
    (bkz: kan davası)
    (kendinenudist, 14.06.2009 18:14)
  22. “edebiyat dışındaki bütün güzel sanatlar, resim, müzik, dans, heykel, mimari, vb. kültürü oluşturduğu gibi, güzel sanatların dışında insanoğlunun elinden çıkma eşya, yiyecek, içecek, elbise, silah, araç gereç vb. de kültürün parçasıdır.”
    (çilem82debaşladı, 26.06.2009 20:58)
  23. sadece bazı isimleri hatırlamaktan ibaret değildir, bu isimleri yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini bilerek kullanmaktır.
    (marjane und eudaimonia, 18.08.2009 17:31)
  24. geçmişten bugüne gelen öğrendiğimiz bütün bilgi birikimi ve miraslardır.farklı coğrafya da yaşayan insanlar arasında farklılık gösterir
    (asllll, 28.08.2009 17:28)
  25. etkileşim yoluyla ortaya çıkıp, toplumların beğendiği tarafını kendine yonttuğu olgudur.
    (nora, 30.08.2009 04:42)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil