kül kedisi   

adana çık aradan

  1. hüzünlü başlayıp mutlu biten bir masal, şöyle ki... cinderella babasının tek çocuğu güzel bir kızdır, sonra üvey anne gelir iki çirkin ve kıskanç kızıyla, babası bir av gezisinde ölünce ona çok kötü davranır, iş yaptırır ve "kül kedisi" lakabını takarlar, bu arada bu kızcağızın yardım ettiği fakir bir kadın vardır, birgün, ülkedeki prensin kendine eş seçmek için bir balo düzenlediği duyulur, baloya cinderella'yı almadan gider bu üvey anne ve kızları, ama o fakir kadın bir peri olarak belirir ve ona muhteşem bir kıyafet, cam ayakkabılar ve araba, uşaklar, şoför yaratır öte beriden, ancak saat 12'de arabası balkabağına kendisi de pejmürde haline dönecektir, baloda prens direk bu kızı fark eder ve ona aşık olur, derken saat hemen 12 oluverir ve cinderella arabasına koşarken ayakkabısının tekini düşürür. prens bu kızı bulmak için tüm ülkedeki kızlara ayakkabıyı denetmeye başlar, kimseye de olmaz bu ayakkabı, en sonunda bizim kız gelir ona olur ve evlenirler.
    (greeen, 29.06.2004 01:07)
  2. ayakkabısı camdan bir ayakkabıdır ve ne hikmetse sadece kül kedisi'nin ayağına uymaktadır.
    (azwepsa, 01.08.2005 13:18)
  3. kadınların ayakkabı düşkünlüğünün kanıtlarından biri olan bir masal kahramanı kızcağızdır.

    ironic explicit content:

    çektiği çileler neticesinde yakışıklı ve de varlıklı bi erkek ile ödüllendirilmiş rol modeldir. tüm kadınların özendiği bir prensestir.

    sıradan ve hatta ortalama gelir sahibi, dul bir babanın kızı olarak üvey ablaların ve annenin kölesi olmuş bu erdemli, ne gelirse allahtandır inancıyla yoğrulmuş bu sabırlı dişican, ödülüne kavuşmuştur.

    "o ki erdem ile dayanmış, sabretmiştir, ona yakışıklı zengin kaliteli nazik iyi sevişen erkek bahşettik.
    ve hatta bu erkek tüm bunların yanısıra, zayıf, atletik, eğitimini yurtdışında tamamlamış, gözü dışarda olmayan bir erkektir. biz onu çamurdan yarattık ama çok kavurmuşuz kırıldı. kusura bakmayın."

    sizler küçük birer can iken masallar vasıtası ile beslediğimiz hayallerinizi kırılmış bir terracota ile ancak sanal alemlerde avuttuk, ama ayakkabınıza zeval vermedik.

    biz ki, bir yanda acı verdik, bir yandan da ödüllendirdik.

    verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz"

    (bkz: her genç kızın rüyası)
    (right lane must exist, 01.08.2005 22:18)
  4. zaman geçtikçe,kendisini sadece ayakkabı numarasına bakarak tanıyabilen bi salakla ne yapacağını bilemeyecek masal kahramanıdır.
    (bkz: yolda üç kişi)
    (bkz: tuna kiremitçi)
    (ritmikaritmi, 01.08.2005 22:22)
  5. bir sunay akın şiiridir.

    beyoğlu'nda gezinen tramvay kürttür
    deniz görünmez çünkü penceresinden
    insanların öldürüldüğü dağlarda
    inanıyorum yine de
    dikkat ceylan cıkabilir uyarısına
    bir orman yolundan geçerken

    savaş ki ülkemde
    bütün bardakları kırılan
    birer sürahi gibi
    çocuklarını gözyaşlarıyla bekleyen
    nice anneler bırakmaktadır
    pencere önlerinde

    tutuşunca madımak oteli'nin perdesi
    bir kez daha kundaklandı umudumuz
    yürümeyi öğreteceğiz ona
    sonra yeniden koşmasını
    masal olmadığını söylüyor güzel günlerin
    sivas sokaklarında doğuran kül kedisi

    denize doğru inen bir sokaktır ülkem
    düz değildir taşları
    ayakkabılarını bağlamadan
    peşinden koşarken bir martının
    ipe takılıp düşer
    özgürlüğün eve avluya sığmaz çocukları

    başımızdaki şapka bireysel
    şemsiye sosyalist yanımızdır
    ve tek şartı
    ters dönen bir şemsiyeyi düzeltmenin
    zor da olsa yürümektir
    rüzgara karşı
    (lethromar, 28.06.2006 00:42 ~ 19.07.2007 13:18)
  6. ayakkabı numarası ya 48 yada 25, aksi mümkün olmayan ama hala güzel olduğundan söz edilen masal kahramanı.
    (huzbe, 28.06.2006 17:37)
  7. sınıflar arası geçiş üzerine kurgulu bir masaldır, bu konusu nedeniyle sinemada da defalarca işlenmiştir. sınıf atlamayı işleyen ve sinemaya bol malzeme çıkaran bir diğer eser için bernard shaw'un pygmailon'unu tavsiye ederim.
    (organometallic complex, 17.11.2006 10:58)
  8. giyildiğinde parmakların içinde nasıl da büzüştüğünü gösteren camdan bir ayakkabının estetik olabileceğini bizlere öğretmiş masaldır.
    (çılgın orman meyvesi, 22.12.2007 12:24)
  9. sır kapısı türevindeki dizilerden fırlayıp gelmiş nurvari ışıkla muhabbeti koyulaştırdığı için, sıkıldığı bir gecede peri kıyağıyla prensi ayartmayı başaran, nokia hede hödö music edition olayının masal versiyonunu birebir tatbik eden hatun ablamız.
    (topal penguen, 21.03.2008 00:07)
  10. üvey annesi tarafından aşağılanıp hor görülen, kabak arabalı, küçük hanım.

    yıllarca kandırdık çocukları. üvey annelerini sevecekken sevemediler biz yetişkinlerin masal safsataları yüzünden.

    kabak yemekten korkan çocuklar gördüm ben,

    - anne ya içimde arabaya dönüşürseee,
    -ye sen oğlum, gece onikide kabak olucak nasılsa, korkma.

    farelere muamelenin içler acısı haline tanık oldum,

    - bak! vur şu kırbacı diyom sana.
    -ama ben at arabacısıyım, fantezilerinize alet etmeseniz beni diyorum.
    -vur laaaannnn.

    her an pencereden bir peri gelip, saçlarını kuş yuvası yapacak sanrıları ile boğuşan kız çocuklarını avuttum.

    - hiç gereği yok anne örme saçlarımı, peri gelcek nasılsa ona yaptırırız.
    - ama onun yaptığı yaşına uygun değil kızım.
    - ama "prensle kül kedisi öpüşürleeer" diye bitirirken masalı hiç öyle demiyodun.

    camcıların önünü sarıp, paronayalar büyüten bir nesli mahalle aralarından topladım.

    - ayy bize de yapsaaa.
    - belki prens buraya da gelir.
    * abla bişeyemi baktıydınız?
    - kardeş cam ayakkabı kestirecektik iki çift.
    * abla biz o işi bıraktık. şerefsizin biri bi'tanesini benim ayağıma denedi, bitişim oldu.
    - aayyy niye ki?
    ayakkabı ayağıma oldu.

    vel hasıl-ı kelam. zayi ettik çocuklarımızı hayal dünyalarını geniş tutacakmışız diye.

    yok mu şöyle matrix tarzı bir masalınız yahu.

    -çizmeli kedi sen seçilmişssin, söyle hangi renk olsun çizmelerin?
    mavi?
    kırmızı?

    valla kafam karıştı şimdi, ben hansel'e bi sorsam...

    -seni seçenin ta mına goyyum ben.
    (ebemgari, 02.04.2008 23:23)
  11. neden her şey eski haline dönerken - misal araba balkabağı olur- camdan ayakkabının daha önce her ne idiyse ona dönüşmediği küçüklüğümden beri kafamı kurcalayagelen masal.
    (zinzoline, 28.04.2008 22:24)
  12. daha bir gece önce gördüğü hatunu tanıyamayan angut bir prense sahip olan masaldır.
    (miyagi san, 16.09.2008 02:27)