görseller
küçük prensküçük prens
küçük prens 
belki ilginizi çeker
  1. · le petit prince
  2. · sakin
  3. · eskişehir şehir tiyatroları
  4. · antoine de saint exupery
  5. · porno
  6. · sırça fanus
  7. · bir bestseller nasıl yoktan var edilir
  8. · yeni keşfedilen gezegene osman adının verilmesi
  9. · bridget jones s diary
  10. · die geschichte von herrn sommer
gündem
  1. · boylumlama
  2. · insanın hayatına sıçan şeyler
  3. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  4. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  5. · erkekte ses tonu
  6. · dinde zorlama yoktur
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · itü de okumak
  9. · piyadeler belediyesi

küçük prens  

 sayfa  / 2
  1. üçüncü nesil yazarımız.
    (itü sözlük e bir daha girersem alacağım nick budur, 19.09.2007 00:14)
  2. dinlenesi bir sakin şarkısıdır.

    el emeği kulak nuru sözler sürç-i lisan ettikse affola...

    taze durmayı unuttuğum şu şubat gününde
    ben nasıl naif olsam
    söyledim
    pek ince işlerim ben
    sen bakar dalar konuşur ve şahlanırsın
    ahhh
    birden susturdum dünyayı sen konuş diye
    nasıl sağarsın kendine
    ilk defa toslayınca bir incelik abidesine
    yarattın yenisini
    bildiğim tüm küçük hayatlar yıkık ya
    sen onarma istemem
    sevdiğin bu gözler sessizse
    inan çok çok uzakta gerçeğim
    koş dur iyi ölü renklerin arasında bu gezegene
    herşeye sahipsin emin ol bu içtenlik senin
    zaten yaşarken bambaşka bir alemde
    bildiğim tüm küçük hayatlar yıkık ya
    sen onarma istemem

    sevdiğin bu gözler sessizse
    inan çok çok uzakta gerçeğim
    ben küçük prensim varlığımla
    fethettim ve sandım garip dünyama
    boşa saydığım bak bunca bedel
    zaferle benimle yıllar sonra
    aaaaaa...

    http://www.youtube.com/...
    (celibon, 04.05.2008 15:31 ~ 15:34)
  3. (bkz: avrupanın yeni prensi)
    (asymmetry, 04.05.2008 15:51)
  4. sakin'in insanın tüylerini diken diken eden şarkısı.insanın içi bir hoş olup yaşadıklarını anımsıyor bir an ve onur özdemirin o buğulu sesiyle insanı şarkıdada dediği gibi bambaşka bir aleme götürüyor.her sözü ayrı bir anlam ve güzelliğe sahip dinlenesi ve dinlenirken yaşanması gereken şarkı.
    (coreytaylor, 14.10.2008 23:48)
  5. eskişehir şehir tiyatroları'nda oynanmakta olan çocuk oyunu.
    (bir martıyım ben, 12.03.2009 15:52)
  6. eğer büyüklere, "güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı: pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var," derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. ne zaman ki onlara, "yüz milyonluk bir ev gördüm," dersiniz, işte o zaman size, "oo, ne kadar güzel bir evmiş!" derler gözlerini koca koca açıp.
    (nocturne, 07.04.2009 20:44)
  7. kurbağayken öpülüp, kurbağalıkla yetişkin prens olma durumu arasında geçen 7 yada 8 saniyelik zaman diliminde beliren insanımsı...
    (gorken, 07.04.2009 20:55)
  8. ----- spoiler sayılmaz ama yine de okumayın isterseniz------

    sattığı tabletlerle insanların bir hafta susamamalarını sağlayan satıcı ile küçük prens arasında geçen diyalog:
    “peki bunları niçin satıyorsunuz?”
    “çünkü bu, insanlara çok vakit kazandırıyor. uzmanlar bunun araştırmasını yaptılar. haftada tam elli üç dakika kazanıyorsun.”
    “peki bu elli üç dakikada ne yapıyorlar?”
    “canları ne isterse.”
    “eğer elli üç dakikam olsaydı,” dedi küçük prens, “bir su pınarına doğru ağır ağır yürürdüm.”

    ------

    küçük prense artı oy vermeye çalıştım ama sadece önceki veya sonraki sayfaya gidebiliyormuşum.
    (pennywise, 08.04.2009 00:26)
  9. --- spoiler ---

    "siz benim gülüme hiç mi hiç benzemiyorsunuz, şimdilik değersizsiniz. ne sizi evcilleştiren olmuş ne de siz kimseyi evcilleştirmişsiniz. tilkim eskiden nasıldı öylesiniz."

    --- spoiler ---

    içindeki yoğun ünlü, ünsüz tepkimelerinden ötürü birçok tiyatro oyuncusunun ses ısıttığı ve vurgu çalıştığı parçayı içinde barındıran harikulade eserdir.

    ayrıca oyunlaştırılarak 1995 yılında aütt tarafından sahnelemiştir.
    (elpinoras, 08.04.2009 00:30)
  10. yıllar önce okuduğumda ben de küçüktüm, aklımda kalan çizdiği fil ve soru sorduğu insanlardan yola çıkarak kitabın konusunu "bir file sorular falan soruyor" şeklinde özetliyordum. bir hocamın* övgüleriyle yeniden okumaya karar verdim.
    küçük prensin geldiği gezegenin bir türk tarafından bulunduğu, ancak kıyafet devriminden önce bu keşfini açıklamaya yeltendiği için kimsenin onu ciddiye almadığı; bir türk diktatörün ölüm döşeğinde halkına avrupa tarzı kıyafetler giymesini emrettiği ve giydiği şık kıyafetlerle gittiğinde keşfinin kabul gördüğünü yazar kitapta. küçükken ya diktatörün anlamını bilmiyordum ya da okuduğum sansürlenmiş haliydi; zira atatürk'ten diktatör olarak bahsedilmesi, bir filin bir boa yılanının midesinde resmedilmesinden ya da küçük prensin rüzgarda dalgalanan atkısından daha uzun süre aklımda kalırdı.
    (pennywise, 08.04.2009 02:12 ~ 17.09.2009 23:50)
  11. turkuvaz yayınevinden çizgi roman şeklinde olan versiyonu çıkmış. kitapçının birinde yarısını okuyuverdim, çizimleri başarısız , hayalgücünün yarattığı prense yüklediği yüz ifadeleri pek bir fena! alınmaz...
    (bkz: le petit prince)
    (heidi, 26.04.2009 12:46 ~ 12:56)
  12. sakin' in büyük hayatlar peşinde koşup, küçük prens olamayacak kadar meşgul adamlar için yazdığı bir şubat günü şarkısı.
    (erda, 10.06.2009 12:46)
  13. "kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir kaç tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım."
    (anlat bakalım şehrazat, 10.06.2009 12:48)
  14. ilk başucu kitabım ayrıca sakin' in dinledikçe güzelleşen ve
    sen küçük prensim, varlığınla fethettin mi sandın garip dünyamı diyen şarkısıdır.

    şarkının sözleri ;

    taze durmayı unuttuğum şu şubat gününde ben nasıl naif olsam
    söyledim pek ince işlerim ben; sen bakar dalar konuşur ve şahlanırsın
    birden susturdum tüm dünyayı sen konuş diye, nasıl sığarsın kendini ilk defa toslayınca bir incelik abidesine yarattın yenisini
    bildiğim tüm küçük hayatlar yıkık ya, sen onarma istemem.
    sevdiğin bu gözler sessizse, inan çok çok uzakta gerçeğim

    koş dur, iyi ölü renklerin arasında bu gezegene
    herşeye sahipsin
    emin ol bu içtenlik senin ben zaten yaşarken bambaşka bir alemde
    bildiğim tüm küçük hayatlar yıkık ya, sen onarma istemem
    sevdiğin bu gözler sessizse, inan çok çok uzakta gerçeğim

    sen küçük prensim, varlığınla fethettin mi sandın garip dünyamı
    boşa saydın bak, bunca beden zaferde benimle yıllar sonra
    (felidae, 10.06.2009 14:12)
  15. antonie de saint- exupery
    küçük prens

    felsefe sorularının türetilebileceği
    aynı zamanda saf sevgi ifadelerinin
    naif ve masum bir şekilde mantıklı yorumlamaların yapıldığının görülmesine olanak sağlayan bir kitap

    defalarca okunmaya değer kitaplardan.
    (çilem82debaşladı, 29.06.2009 00:00)
  16. güzel bir felsefe kitabı lise yıllarından kalan.
    (demonic, 29.06.2009 00:32)
  17. antoine de saint exupery'nin ünlü eseri. ve o esere dair ilginç bir yazı:

    http://www.sanatlog.com/...
    (hülya çokyiğit, 10.07.2009 04:08)
  18. -sadece şu ki,
    dedi tilki...
    -bana göre, sen hala yüzbinlerce diğer küçük çocukdan daha farklı biri değilsin.
    ve benim sana ihtiyacım yok,
    ve sen,
    senin tarafından da, bana ihtiyacın yok....
    sana göre, ben diğer yüzbinlerce tilkiden daha farklı biri değilim...
    ama beni evcilleştirirsen,birbirimize ihtiyacımız olacak..bana göre sen bütün dünyada tek olacaksın
    sana göre ben dünyada tek olacağım....
    (insan birinin kendisini evcilleştirmesine izin verirken, bir parça da ağlamayı göze alıyor demektir.)

    bir kez daha, içimde onarılmaz bir acı duydum. bu gülüşü bir kez daha duyamayacağımı düşünmek bile istemiyordum. buna dayanamazdım. gülüşü, çölün ortasında bir su kaynağı gibiydi benim için.
    “küçük prens, gülüşünü tekrar duymak istiyorum” dedim

    “küçük prens, lütfen bunun sadece kötü bir rüya olduğunu söyle bana” dedim, “şu yılan hikayesinin ve gezegenine geri döneceğinin...”
    ama sorumu yanıtlamadı küçük prens. onun yerine bana:
    “en önemli şeyi gözler göremez” dedi.
    “evet, biliyorum...”
    “su için de aynı şey geçerli. makaranın çıkardığı sesi hatırlıyor musun? işte tam da bu makara ve ip yüzünden, bana verdiğin bir yudum su müzik sesi gibi güzeldi. çok tatlıydı...”
    “evet, biliyorum...”
    “geceleri yıldızları izlersin. benim yaşadığım yarde her şey o kadar küçük ki, sana gezegenimi gösterebilmem imkansız. ama böylesi daha iyi. çünkü içlerinden birinde benim yaşadığımı bileceksin. hepsini seveceksin. hepsi senin dostun olacak. ve sana bir hediyem var...”
    bir kez daha güldü.
    “ah, küçük prens! benim sevgili küçük prensim. gülüşünü duymak çok güzel!”
    “aslında benim hediyemdi bu... tıpkı su için olduğu gibi.”
    “anlamıyorum...
    “yıldızlar, başka başka insanlara farklı şeyler ifade ederler. bazıları için sadece gökyüzünde titreyen ışıklardır. yolcular içinse, bir rehberdirler. bilim adamları için fikir kaynağıdırlar. şu benim iş adamı içinse zenginlik. ama herkes için sessizdirler. sen hariç...”
    “ne demek bu?”
    “geceleri gökyüzüne baktığında, yıldızlardan birinde benim yaşadığımı ve orada gülüyor olduğumu bileceksin. bu yüzden sana sanki bütün yıldızlar gülüyormuş gibi gelecek. bütün dünyada yalnızca senin gülen yıldızların olacak.“
    ve bunu söyledikten sonra yine güldü.
    “ve üzüntün geçtiğinde – çünkü zaman bütün acıları iyileştirir- beni tanıdığına memnun olacaksın. daima benim dostum olarak kalacaksın. benimle birlikte gülmek isteyeceksin.ve zaman zaman, sadece bunun için gidip pencereyi açacaksın... gökyüzüne bakarken güldüğünü gören arkadaşların buna çok şaşıracaklar. sen de onlara: “ah, evet, yıldızlar beni hep güldürürler” diyeceksin. onlar da senin deli olduğunu düşünecekler. görüyorsun, sana ne kadar kötü bir oyun oynadım...”
    ve bir kez daha güldü.
    “biliyorsun, çok güzel olacak. yıldızlara ben de bakacağım. bütün yıldızlar paslanmış makaraları olan birer kuyu olacak benim için. hepsi bana içecek su verecekler” dedi.
    hiçbir şey demedim.
    “aslında ben sana bir sürü yıldız değil de, kahkaha atabilen bir sürü zil vermiş gibi oldum.”
    (asllll, 29.07.2009 15:10)
  19. bir çok kişiye hediye ettiğim kitap.

    şimdi daha çok kişiye ulaşsın diye
    http://www.kucukprens.org/...
    (mahmur beste, 29.07.2009 16:06)
  20. her okuyuşta aynı hisleri insanı tekrar tekrar yaşattığı için belki de bu kadar sevilir.
    okumaya doyulmaz, bir bölümünü veya kitabın kendisini bir yerde görürseniz, evde zaten olsa dahi, okumadan edemezsiniz.
    (regulus, 29.07.2009 16:30)
  21. “o zamanlar hiçbir şeye aklım ermiyordu. konuşulanlara değil, yapılanlara önem vermeliydim. o güzel kokusu ve ışıltısı bana iyi gelmişti. onu hiç terk etmemeliydim. bana oynadığı oyunlara rağmen yumuşak bir kalbi olduğunu anlamalıydım. çiçekler çok tutarsız oluyorlar. ama bak, ben de onu nasıl seveceğimi bilememiştim. o zamanlar çok deneyimsizdim.”

    günün sözü, günün tek cümlelik özeti, günün tek şarkılık özeti vesaire kategorilerinden tam olarak bağımsız hatta alakasız; son bir kaç ayımın alıntılarının adresi olan baş ucu kitabım.
    (aglaures, 10.08.2009 13:53)
  22. antoine de saint-exupery'e ait olan çocuk kitabı. aslında bence büyükler için yazılmış çocuk kitabı. 60 yaşımı görürsem eğer, yine yine ve yine okuyacağım asla sıkılmayacağım pek çoğumuza da sanırım aynı şeyleri düşündürten kitap. en sıkıntılı anınızda onu okuyun. en içinden çıkılmaz problemlerde de onu okuyun, en mutlu zamanlarınızda da arada bir göz atın. ben küçük prensi hep yarım yarım okurum. okurken asla başından başlayarak okumam. rastgele seçerim okuyacağım yerleri. bu şekilde okuya okuya küçük prensle ilgili kafamda hep farklı senaryolar oluşur. her seferinde sanki ilk defa okuyormuşum gibi olurum. birgün başından sonuna hiç sekmeden ve atlamadan okuduğumda, yazarın kurmuş olduğu o gerçek senaryoyla karşılaşmak istemiyorum belki de... kimbilir yeniden okumak içimden gelmez diye korkuyorum belki de...
    (shiba, 11.09.2009 18:49 ~ 18:49)
  23. bu kitabın bir yerinde atatürk'e de gönderme vardır. ilginç.
    (essaysforthefuture, 11.09.2009 18:55)
  24. hayat dersi de verir bi' yandan.
    "insan evcilleştirilmeyi kabul etti mi, biraz gözyaşını da göze almalı."

    keşke evcilleştirilmeden önce kendim düşünebilseydim.
    (sphinks, 02.11.2009 18:50)
  25. "yıldızların gökyüzünde ışıklandırılmaları bir gün her birimiz kendi yıldızımızı bulabilelim diye midir ? "
    (oyle sarhos olsam ki, 14.11.2009 22:14)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil