--- neresini kessem karar veremedim; kompile
spoiler---
ilker aksum'un ali rolünü ne kadar sağa sola sapmadan, tümüyle kendisiymişçesine oynadığını,
başak köklükaya'nın her saniye ızdırap çektiği hissini aktardığını görüp de "olmamış" demek haksızlık olurdu;
taylan biraderler yine başarılı bir kurguyla işin altından kalkmışlar..
cansel elçin ise allah var yakışıklı, ekranda güzel duran akça pakça bir çocuk; lakin dublajsız performansı rol aldığı diziyle yarattığı imajını dahi bozacak kadar kötü ve sanki bunu hissetmiş ve daha da diplere doğru yol almış.. bu filmini saymayalım biz..
filmin en sevindirici noktalarından biri benim adıma, sağdan soldan gulyabanisinden tut hayaletine, ininden cinine dek hiçbir doğaüstü karakterin fırlamaması oldu.. film son yıllarda bize "korku" ya da "gerilim" kisvesiyle sunulan "fantastik komedi"den kesin çizgilerle uzak tutulmuş işte.. misal başak köklükaya'nın ayna karşısına geçtiği vakit "hayır" dedim.. "lütfen ayna vesilesiyle arkadan bir yerden çılgın bir figür geçmesin, yazık olur" dedim; geçmedi de.. malumunuz
kişiyi canavar olarak yansıtan ayna türk işi korku filmlerinin vazgeçilmezi konumunda.. pavlov'un iti misali ayna gördük mü "yine mi mnkym" der olduk.. bu sefer bu tarz bir absürt işlem uygulanmamış..
dahası
serra görgünlü imiş evin ufak kızı eda karakterini canlandıran, henüz 6 yaşında ve ne ile eğitildi bilmiyorum; ama çocuk oyuncuların kusursuz konuşmaları hatasına düşürülmemiş, gayet de ufak tefek hatalar ile karakterine can vermiş ki malumunuz 6 yaş ve civarı bir çocuğun günlük hayatta kusursuz cümle yapılarını kurmasına sık rastlanmaz.. bu bilinçli bir eklenti midir bilemiyorum; öyle ise doğallığı muhafaza etme yolunda mühim bir kıstas gözümde.. bu nedenle de [herkimse] oyuncu koçunu ve taylan biraderler'i tekrardan kutluyorum..
son olarak bir kez daha başak köklükaya'yı anmak lazım; "ne yapsa çirkinleşemiyor" derdim, bu sefer son karelerde çirkinleştirilebilmişti de.. olsun, unutulur..
"korkuyor musun sen? korkma.."
--- spoiler sonu ---