bu karakterin, yirminci yüzyıla ait bir lemanyak basımında memo tembelçizer çizgisi olarak karşımıza çıkmışlığı da vardır. beyin olarak, vücudunun +30 yaş büyüğü bir insan evladı. ilkokul 1'deyken 37 yaşındaki bir türk erkeğinin zekasına sahipti. hayatı hatasız biçimde yaşamış, yaşı hep büyük (olgun) olduğu için, iq olayının dibine vurmuştur.
muhteşem bir fikir olduğu için memo'nun elini öpmek gerekiyor.
bedeniniz, yaşadıklarınız ve sizden beklenenler küçük olacağı için; karşılaşacağınız zorluklar zekanızla zorlanmadan atlatabileceğiniz boyutlarda olacaktır. "keşke küçük iskender olabilsem" dersiniz maceraları her okuyuşunuzda; kim hataları öngörebilmeyi, muhakeme gücünün gerekenin üzerinde olmasını; yani daha olgun olabilmeyi istemez ki.
hızlı okunmayan, bi cümleyi okuduktan sonra, bi dakka ya dedirtip yeniden okumak zorunda bırakan, ama anlaşıldığı zaman "waşşşş" dedirten, aşkı mazoşistçe yaşayıp, içinden geldiğince anlatan karmaşaların ustası.
şehir dışı ruhlarına son mektup adlı yazısı türk edebiyatı'nda bir kült yazıdır kanımca. okunması şiddetle tavsiye edilir. vakt-i zamanında kaçak yayında yayınlanan yazı şimdi bir daha bana benzene angel kitabının son yazısıdır. muhteşemdir. birkaç aşık olduğum cümle şöyledir:"cinleri kaçırtmak için sevmek hiçbir kitapta yazmıyor oysa"(...) "ben seni yeni bir çocuğun mazide kalmış trajedisi olarak tanıdım." (...)"paltonun yakalarını kaldır; üşütme. sen üşürsen şehirdeki bütün suçlar unutulur. en çok ihanetler unutulur. ihanetler unutula unutula şiirler yazılır." vs.
www.kucukiskender.com adresinden hakkında pekçok bilgiye ulaşılabilir. ayrıca bir forumu vardır sessiz sakin sevenlerinin konuşmak isteyip de nedense konuşamadığı bir platform. ilgililere duyurulur.
küçük iskender türkçe'nin hakimidir. ondan daha iyi ve yetenekli bir şair/yazar daha, henüz piyasada yok! küçük iskender'in tek bir şiirini ya da yazısını okuyup onun hakkında yorum yapmaya çalışan zevzeklerin aptalca yorumlarından şiddetle kaçınmanız tavsiye edilir. zira bu yorumlar onun yazdıklarıyla iligili değil, cinsel tercihiyle ilgilidir. bu durumda yine iskender'in bir şiirinden alıntı yaparak konuyu kapatayım: "evet ben has ibneyim! ama inanın benim anüsümün çapı bile sizin ağzınızın çapından daha büyük değil!"
hakkında yazılan olumsuz yorumlardan gördüğüm kadarıyla iskenderi anlamak başka bir şey. ilk olarak şunu belirtmeliyim ki, iskender ile arkadaş olmak hiç de zor değil. zira sitesinde her ay yazdığı mektuplarında o aralar nerelere takıldığını yazar. örneğin bu aralar pulptaymış ve her salı veli barda şiir dinletileri yapıyor. ben küçük iskenderi ilk kez orda gördüm va masama oturup benimle sohbet etti, ev sahibi gibi. kitaplarımı imzaladı ki yazdıkları beni benden aldı. insanlar normal olanı yaptıklarında ya taktir ya da yergi topluyorlar şu günlerde. iskender de hiçbir şair/ yazar kompleksi olmadan kendi halinde olağanın dışında yazdığı için bu yergiyi alıyor maalesef. olsun, o bundan asla sıkılmıyor biliyorum. çünkü doğal bir insan. cinselliğini de uluorta pazarlayan bir tip de değil ayrıca.
"iskenderi sevenler çok seviyor, sevmeyenlerse hiç sevmiyor. ikisinin arası yok" demişti yine çok sevdiğim ve değer verdiğim şair/editör aslan özdemir. haklıydı. iskenderi anlamak başka bir boyut, okudukça okumaksa cinlerle evcilik oynamak gibi...mutlu ve masum...