kötülük problemi   

adana çık aradan

  1. kötülük olarak tanımlandırılan şeylerin, sınırlı hayatlar yaşamak zorunluluğuna dayandırılması yani zazuri ihtiyaç olarak hayatımızın devamını gerektirek şeylerin diğer insanlara karşı kısıtlandırılmasıyla yine insanın yarattığı bir problem olarak görülmüştür. teodise var olduğu sürece ise böyle olacağı açıktır. din ya da tanrı veyahut inançlar kişilerin insani özellikleri ile ilişkili olduğu sürece tanrıyı kötülük yaratıcısı olarak suçlamak mantıklı değil, mantıksızdır. ancak insanın kötülük yapmasını değiştirme gücü ise zaten tanrının yaratma gücünden gelmektedir. ama bunu değiştirmiyorsa bu durumda tanrı sadece yaratan ancak seçimleri kişiye bırakandır.
    (kurutulmus kelebek, 13.11.2007 17:10)
  2. adama sormuşlar kötülük problemi hakkında ne düşünüyorsun ?
    adam demiş ki; allah akide şekerini yasak etseydi yemezdim vallahi.
    (kukumsal, 13.11.2007 17:13)
  3. çok inançlı olmasam da bana bile tırt gelen sırf david hume tarafından dile getirildiği için büyüksün diyemiyeceğim herkesce sorgulanıp çözülebilecek problemler silsilesi tabi sorulara cevap bulabilmek için az çok kitap yalamış dini kurcalamış amacı sorgulamış olmak yeterli abartmaya gerek yok aslında şurdaki maddeler için gidipte ihya i ulumiddin veya kimyai saadet okumak çılgınlıktır, kötülükleri tanrının yaratmadığı insanın gerçekleştirdiği tanrının ise engel olmadığı nı belirtmiş hume baba o zaman tanrı art niyetli oluyormuş kitabı mukaddes de yada kuran da buranın sınav yeri olduğu yapılan iyilik veya kötülüklerin ödül veya cezalandırılışının ahirette yapılacağını bir nevi özgür iradeden bahsediyor zaten tanrı her şeye el atsa kötülük olmasa hep kullarının iyilik yapmasını istese böyle büyük bir tiyatroya ne gerek var insan zaaflarıyla yaratılmış bir varlık hatalar yapıcaktır elbet bunu tanrının kötü niyetiyle işkillemek basitliğe kaçmaktır ha tanrının eğlence mekanımı lan bura canı sıkıldı bizi yarattı bir de ceza ödül sisteminden bahsediyor derseniz katılırım size canlarım niye neden çok mu yalnızdı bbg gibi bizi izliyor ne biliyim ama çocukken canım sıkıldığında evde misket oynardım kendi başıma sıkılırdım tanrıda yalnız misket oynamaktan sıkılıp bizi yarattı dersem çarpılırım demiyorum ya hem ben niye geldim buralara eskiden buralar hep dutluktu.
    (korelle, 13.11.2007 17:19)
  4. "insanın özü, insanın özünün kendisini gerçekleştirmesi, adalet gibi kavramlar kendi uygarlığımız, bilgi tipimiz, felsefemiz içinde doğmuş kavramlardır ve dolayısıyla sınıf sistemimizi yansıtan birer sonuç formudurlar"

    michel foucault

    "kötülük problemini tanrının varlığının kabulu üzerinden çözmeye çalışmak en büyük aptallıktır."

    ahmak ı hayal
    (ahmak ı hayal, 13.11.2007 17:24)
  5. hayatın doğal bi akış olduğunu, tanrının sürekli müdahaleler ile etki etmediğini bilmeyen bi insan tarafından ortaya atılmış saçma teori. hayatta her şeyin yolunda gitmesi, zulüm ve kötülük olmaması hayatı ne kadar düz bir sistem haline getirecektir bunu düşünmemiştir galiba kendisi. tabi ki haksızlıkları, kötülükleri normal karşılamak değildir bu teorinin karşısında durmak. ama kötülüklere tanrının sebep olduğunu söylemek büsbütün saçmalıktır. tansu çiller'in türkiye'de herkes zengin olacak söylemiyle paralellik gösteren bir teoriye benzemektedir.
    (billie jean, 13.11.2007 17:32)
  6. kötülük problemi zaten yüzyıllardır çözülememiş david hume ortaya attıktan sonra bir çok insan tarafından cevaplanmaya çalışılmış ancak felsefenin getirisi gereği yeni sorularla yeniden ve yeniden ortaya çıkan kötülük problemi kendi içinde de çeşitlenmiş, insana indirgenmiş, -tanrı'ya yükseltilmiş, yapılan kötülüğün sonuçlarına göre değerlendirilmiş ancak yinede en basit şekliyle insana ve nefs anlayışa yüklenmiştir.

    ek olarak "kötülük problemini tanrının varlığının kabulu üzerinden çözmeye çalışmak en büyük aptallıktır." ancak kötülük problemini insanın varlığı üzerinden çözmeye çalışmak ise bizi insanı yaratan varlığa götürecetir. ya da tanrı olsun veyahut olmasın insan olduğu sürece kötülük problemi olacaktır. öleyse kötülük problemini yaratan insandır, ancak insan olmadığı sürece kötülük problemi olmayacaktır. öleyse insan kötülük yapmak için mi yaratılmıştır? vs vs vs.
    (kurutulmus kelebek, 13.11.2007 17:48)
  7. çözebilmek için önce kötülüğün de varolduğunu kabul etmemizi gerektiren problemdir. uzay boşluğunun kötülük denen ne idüğü belirsiz kavramdan haberdar olduğu pek gerçekçi bir yaklaşım olmaz gibi. ya da bir sarmaşığın bir ağacı sarıp sarmalayıp onu çürütmesinin kötülük olduğunu kabul etmek de pek akla yatkın değil sanki. ama bu durumda da aklı tanımlamamız gerekiyor sanırım. zor iş.
    (ahmak ı hayal, 13.11.2007 17:58)
  8. herbirimizin bildiği üzere kötülük vardır ve şu sözlük camiasında kategori belirtmeksizin herşeyden şikayetçi olan biz insan evlatları, mevzu bahis hak teala olunca bildiğimizi de inkâr ediveririz. en azından kahir ekseriyet.
    kötülük ne mi? misal ufacık çocuğu cinsel arzularımın tatmini için kullanmamdır. gerçi bu çalıntı oldu. dostoyevski de küçük çocuklara yapılan işkence üzerinden böyle bir sorgulamaya girişmiş bir aralar.

    hal böyleyken "kötülüğü merkeze alarak rabbimi sorgulatmam" demeyelim. ve evet david hume dediği için de kaale alınasıdır bu poroblem. zira adam yememiş içmemiş felsefe tarihinde kendine bir koltuk edinmiş. ve "lan anamız ağlıyor . siz tanrının hakkaniyetinden bahsediyorsunuz. çelişki mi değil mi? deyin bana bunu" demek istemiş.

    e şimdi soralım yine. günahsız sabinin atom bombası altında kül olmasını engellemeyen tanrı hakkında ne düşünmeliyiz? bakın! gücünü, varlığını sınamıyoruz? "kaldıramayacağı taş yaratır mı acep" diyerek kafa da ütülemiyoruz. sadece kötülüğe engel olmayan insana çeşit çeşit cezayı reva görmek meşru iken, işin içine uhrevi alem girince neden bir anda "bence bu önerme çok saçma" itirazına sarılıyoruz?

    bir de acaba parasına değil de eğlencesine okey oynamak sevap mıdır günah mıdır sayın hocam?
    (altlejant, 13.11.2007 18:58 ~ 19:00)
  9. daha değişik açıdan bakıldığında daha komplike bir problemdir.

    örneğin,

    x kişi marketten süt çalıyor, market sahibi bakkaldan çıkıp x'i kovalamaya başlıyor ve bir iki sokak ötede yorulup geri dönüyor. geri döndüğünde marketin önünde büyük bir kalabalık görüyor ve yumurta rafının arkasına saklanmış bir saatli bombanın patladığını öğreniyor.

    x'in yaptığı kötülük müdür?

    market sahibinin hayatını bir kötülük mü kurtarmıştır?

    karma tamamen gerçek olmayan bir hadise midir? (bkz: karma)

    başka bir örnek verelim.

    y kişi 3 aylık bir bebeğe tecavüz ediyor ve komşusu bunu görüp ihbar ediyor. polisler bastığı anda y kaçmaya başlıyor ve kaçarken yoldan geçen bir arabanın durmasına sebep oluyor. duran araba da bu sayede normal şartlarda diğer yönden gelen içi 18 tane anaokulu çocuğu ile dolu olan minibüse çarpmaktan son anda kurtuluyor.

    yani kötülük eden kişinin kötülük bulması bir derece kabullenilebilir fakat kötülük yapan kişinin farkında olmadan yaptığı iyilikler olamaz mı? bu durumda kötülükten iyilik doğuyorsa, kötülük neden var?

    edit: tabii ki 3 aylık bebeğe tecavüz edilmesini doğru bulmuyorum mına koyim.
    (youthblood, 03.08.2008 01:47 ~ 01:49)
  10. yalan dünyanın en yalan problemidir. diplere derinlere itilmeye uğraşılan bu gerçek, gün yüzü gördüğünde problem değil rasyonel bir olgu halini alır.
    (henriçayniski, 03.08.2008 01:50)
  11. iyi-kötü ikileminin bir boyutu...

    insanlık tarihine bakınca insanlığın enerjisini iyi-kötü sorunsallarından ziyade iyi kötü bu varoluşun sürdürülmesine harcadığı görünüyor.(şimdilik). hatta iyi-kötü tartışması biraz da varlığın kutsallığına lezzet katan bir çeşni gibi duruyor.

    ve evren her anlamıyla bildiğimiz her herşeyi ve daha fazlasını kapsayan bilinmezleriyle bir döngü olmayı sürdürüyor.

    ve aslında hiç kimse bize bu evrenin yok edicileri olmadığımızı da ispatlayamaz...
    (mythmaker, 03.08.2008 02:18 ~ 02:22)