sagopa kajmer'in ikimizi anlatan birsey albümünden sonra piyasaya çıkacağı ilk albümdür. sagopa abimiz, yüzyılın en büyük şairi ve müzisyeni olarak bizleri bir kez daha sevinçle ve gözyaşlarımızla başbaşa bırakmıştır. ah be sagopa kajmer abi, senin de bu albümlerin, şiirlerin ve müziklerin olmasa nasıl çekilirdi bu dünya, okul ve iş hayatıyla yüz-göz olan bir ruhu hangi varlık arındırıdı demek istiyorum. bakın bu büyük abimiz başlıkta adı geçen albüm için nasıl bir açıklama yapmış. hep beraber okuyalım.
-------sagodan spoiler-----
----selam ahali
----aranizda ask sarkilari isteyen de var.ilkin bilin zaten dedigimiz gibi her yerde var o ask denen illet.her sarkida bir yerde yakalar.hayir yoktur diyenler hayir vardir diyenlerdenimdir genelde herkes bunu der.o nedenledirki,bekleyiniz ricasindayimdir.
sagopa kajmer kotu insanlari tanima senesi adli albumde kiminin zannettigi gibi kimselere dalasmadi.vakit ve soz ganimetimdir.onlari en guzel sekilde degerlendiriyorum.
internete ep verilecek mi,yeni sarki yayinlanacak mi sorularina cevap arama vaktidir.cevap hazirdir.sagopa kajmer zamanini bilir herseyin.bildigini de yapmistir zaten zamaninda.ne malum belki olur,ne malum belki hic olmaz.iyisimi umut altinini kaybetmeyin.ne malum belki hastayken yakalar mutlu eder,ne malum huzursuzken huzur verir.ben bile bile bilemem yarin ne olur .rapim hepinizin malidir,simdilik sizlere servis ettiklerimi paylasin.
paylasimin izinli olani makbulumdur.yasak isler yapanlar var cevrede,ne yazik.uzulmemek elde degil,korsan diyorlar ya.gercekten zulmediyor emek memuruna.ama kimse aldiris etmez,cunku onun firinindan cikmiyor benim ekmek.
ya diyeceksin kasva bu ne dildir,nerededir divan mi yoksa tek kisilik yatak mi? ben de hic bilmem dilin aslini.dilim var diye peltekte olsa konusurum,yeterki rast olsun makamim.
eskilerde beni teslim alanlar icin son kullanma vaktim dolmustur belki,evet terbiyesiz zamanlarimdan cok utanirim.lakin onlarda benim icimden kopan dikenlerdi..her yasin her kelamin madeni ayri.yeniler sizlersiniz.evet doya doya paylasin muzigi.
bu isi yapan herkes ayni yolun yolcusudur.yazar durur.benim gibi ,onun gibi,onlar gibi vesair.
simdi yollanalim.malum herkesin yolu var.
ahalim tesekkur ederim yorumlariniz ve paylasimlariniz icin.tempoyu kalbiniz secer zaten.hangi sarkinin sizi nerenizden yakalayacagi belli mi olur .beklemek en guzel seylerden biridir.eee ne demis ustad;sabrin tadi aci da olsa tatlidir ya meyvan.
ben gider.
k-k-k-k (yeni bir vitamin turu hemde rap labaratuvarindan:) * *
-------sagodan spoiler-----
yine döktürmüşsün be sagopa abi diyor ve albümü merakla bekliyoruz
sago'dan karamsarlığın dibine vurmasını beklediğim albümdür. bpg'den daha güzel olacağı müjdesi, beni albümü bir an önce elde edebilmek için sabırsızlandırıyor.
gerçekten orijinal ve takdir edilesi bir albüm ismidir. pek dinlemediğim bi tarz olmasına rağmen umarım albümün kendisi de adı kadar güzel olur diyesim geldi, kimbilir belki dinlerim..
sagopanın söylediğine göre beatleri ve sözleri hazırlayalı 2 ay olmuş ve sadece stüdyoya girip söylemek kalmış.
albümün kapağını esen özyavuz nam-ı değer kolera yapıyormuş.
az önce mic-beatz'da kolera'nın sunduğu specialist 3'de vesselam adlı şarkısını dinlediğim albüm. bu şarkıdan yola çıkarak harika bir albüm geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
her zaman en iyi sagopa albümünü bir pesimistin gözyaşları olarak gösterirdim. galiba bu fikrim değişecek.
aksilik çıkmadığı sürece 14 martta piyasaya sürülecek ayrıca www.vemuzik.com adresinden sadece önsiparişle sahip olunabilecek imzalı limited editionu bulunan sagopa kajmer albümü
bugün piyasaya çıkacak olan beklenen albüm. youtube'da albümün sağlam şarkılarından vesselam dinlenmiş, yine tam not verilmiştir sagopa kajmer kişisine. tüm albüm nasıl merakla beklemekteyiz.
sagonun aynı adlı albümünün güzel parçası. ailecek hastasıyız*
kits
yunus temmuz başı yol sonunda elde çiçekle bekler
sensiz geçen her gün için kapıma çelenk gönder
kahır bu adamı yere devirdi kulaklarım sağır
hoş sesinle bana bağır hafiflesin yüküm ağır
gözüm ağladıkça gamzelerim gülmemekte
ruhum yıpranmadıkça kalemim hareket etmemekte
nefesle inşa ettim sözümü kulaklarına boştur
şeytan güvendiklerimi gömdü lan ne iştir
ne olur üzme kendini güneş habercisi geceler
zorlasam da çıkmamakta ağızdan o kolay heceler
hiç bilmediğim bir yerde en çok bildiklerimleyim
onları silmek isteyenlere karşı muhaberelerdeyim
benim kitap arkadaşım muhabbeti yarım kalır
zaman sanığım olsa şimdi idam ederim adı kalır
senden korkum olmasa kurşun kafama ellerim hediye alır
anlaman zor ya neyse ahım gider vahım kalır
kötü insanları tanıma senesi can çekişmekte adımın beş hanesi
yaşamdan soğumamın çoktur bahanesi
günden güne yırtılmakta kalbimin on iki perdesi
korkutur cesaretimi iradesizlik sillesi
bak dayandım olmadı çek silahımı vur elim belime varmıyor affet
bugünüme kusrum var dostum canıma mı kastın var
kim hekimse hakimim olsun tek duvara tek kafa depremim olsun
sus yaralama şansın var sago kaç firara hakkın var
benim gerçekleğimin ölümsüzlüğü yaşatmakta hüznümü
kendimi kendime hediye ederek kutladım son doğum günümü
inanmasan da geçer sayılı zaman nöbet vaktin dolacak aslan
sabrın tadı ki acıda olsa da tatlıdır eyvan
bakacağın tek yönünüm doğru rotayı izler gözüm
rüzgara emanet sözüm hasretlerle yandım gönlüm
yalnızlığım kalbime zulüm korkutmakta her an ölüm
ben bir pembe diziyim her günüm bir bölüm
dişlerimden gardiyanlar hislerimden çağlayanlar
kirlerimden bataklıklar kemiklerimden korkuluklar
parmaklarımdan sivri bıçaklar yaratıp savundum kalemi
sırra açmak cinayetti bir kilo altın sükunetti
toprakla aramda ki mesafe kadar hayat uzun değil
adiler yoluma tuzak kursun geri teper her efsun
yunusun gözleri kara bulutlarla dolsun
yok elinde sabırdan öte bir kozu yunusun
bak dayandım olmadı çek silahımı vur elim belime varmıyor affet
bugünüme kusrum var dostum canıma mı kastın var
kim hekimse hakimim olsun tek duvara tek kafa depremim olsun
sus yaralama şansın var sago kaç firara hakkın var
daha güzel tanım: her şarkıda yine o pessimist havayı soluyabildiğimiz, kaf kef'ten "anti masallar" manzumesi. özellikle intro'da "bana müsade beyler"in müziği çalınarak, albümün seviyesi belirlenmiştir.
dinledikçe güzelleşecek, açılacak ve anlamlanacak bir albüm daha. sago'dan...
playlist'imi ele geçirmiş sagopa kajmer albümü. demiştim bu albüm harika olacak diye. (bkz: @2209315)
ikimizi anlatan bir şey albümünde sagopa, şarkıların müziklerini ayrı bir cd'de sunmuştu. belki, amator rapçıler kullansın diye, belki de böyle sevenler için yaptı bunu. bilemiyoruz. fakat; keşke bu hareketi bu albümde yapsaydı sagopa.albümde kolera ile düet olmaması sevindirdi beni. sago ile şarkı söyleyebilmek için onun sözlerine erişebilmek gerekir diye düşünüyorum.
güzel müzikler, güzel sözler ve sagopa kajmer... gerçekten güzel bir albüm olmuş.
şarkılarını ilk dinlediğimde: "bu ne be, olmadı sago" dediğim albümdür.
yanılmışım. sonrasında, dinledikçe taşlar bir bir yerine oturmaya başladı. işte sagonun şarkıları böyle bir şey, dinledikçe güzelleşiyor vesselam. özellikle; düşersem yanarım favorimdir. albümü internetten indirdim, lakin kısa bir süre içinde almayı düşünüyorum, hakediyor çünkü.
dn: yalnız kolera'yı da özlemişiz. kolo nerde sago? en azından, herhangi bir klipde kendisini görmek istiyoruz.
beklenen ilk klibi "ben hüsrana komşuyum" adlı parçaya çekilecek olan yeni sagopa kajmer albümünün adı. üstelik bu klipte bir hayranı da sagopa kajmer ile birlikte rol alacakmış.
ilk dinleyişte pek parlak gözükmese de, dinledikçe açan albümdür efendim. zannımca bpg kadar iyi değil ancak ikimizi anlatan birşey kadar kötü de değildir. neden? çünkü solodur. solo olsun çamurdan olsun, kolo'ysa evde otursun!
pek çok kişinin dediği gibi ilk dinleyişte "neydi lan bu?" gibi tepki verilebilen, aynı zamanda tekrar dinleme isteği uyandıran ve akabinde şarkıları teker teker dikkat çekmeye başlayan albüm. bpg 'den çok farklıdır, bpg2 diyemem fakat bpg kadar tatmin etmiştir beni. bu farkı oluşturan şey bu albümde sago'nun sample kullanmamasıdır (kullanmış mı bilmiyorum fakat kullandıysa da çok az herhalde.). beklediğim gibi karamsarlığın dibine vurulmuştur albümde. dikkat çeken bir husus da hiç kolera düeti olmadığı gibi başka bir isimle düet de yoktur.
2008 başlangıcı itibariyle tanımaya başladığım gruptur.işin kötusu,bir çoğu iyi sanarak bu zamana kadar hayatımda tuttuğum,arkadaş sandığım kimselerden oluşmuşlardır.çok acıdır,kabul edilemiyecek kadar da gerçektir.
sonunda sago'nun ağzından şöyle bir yazı bulunan albümdür.
"inşa ettiğim binanın çimentosu kelâm.
yolun başından beri bana sorarlar “ey fakir buraya kadar nasıl dayandın?”
derim ki; çimento taşıyarak.
çevre sakin amma ve velakin zorludur yol boyu ne olacak halin?
derim ki; allah (c.c) zoru bilmemi istemedikçe ne bilirim meşakkat. bildirmek isterse de etime kemiğime göre verir.
her yola bir son koymuştur öyle ya da böyle bir son göreceğim.
ey fakir,silahın var mı?
derim ki; benim silahım dokununca acı vermeyen sözdür.
ya fakir neler dersin, canavardan korur mu söz, bıçak olmadan çıkar mı göz?
derim ki; göz çıkarmak istedikçe bir parmak da yeter, bıçakla işi olan kalemimin ucudur, benim canavarım gaflettir.
ey garip fakir yolun açık olsun…
hadi selametle… bu fakir yoluna devam eder, görelim mevlâ ne eyler…ne eylerse güzel eyler vesselam.
kötü insanlar tanıma senesi. 365 günlük ağıt konuk eğler kağıt. rüzgarla uçuşur sözüm, nereden varacağı belli mi olur?...
anlatmak istediklerimin toplamı düşündüklerinin bir eksiği olabilir. icra etmeye gayret gösterdiklerim beklentilerinden bir mil önde olabilir. hepimiz aynı güzergâhtan gidiyoruz meçhule. bir gün anlattıklarımı sahipleneceksin.
geçtiğin diyarları sen de hatırlayacaksın. sago sadece hatırlar.
her zamanki pesimist kötü adam bu. olabildiğince kendimim. kendi gibi olan herkesin en büyük sırdaşlarındanım.
ben ağlamaktan utanmayanım, pişmanlık tövbesiyle ruhunu rahatlatanım. benim yolumun üzerine dolunay, güneşi görmeyeli yıllar oldu.
ağustos güneşi gerçektir peki ya ocak ayazı? insanlar mevsimler gibidir derler. 4 mevsim bestelere konu olmuş.
bazısı yaz hiç bitmeyecek sanıyor bazısının güneşi görünce gözleri kamaşıyor yabancılıktan… vuslat nerede?
dayanmak gerek. kaf kef kaldığı yerden devam eder, şarkı bittiği yerden başlar, nokta konduğu yerden uzaklaşır.
şarkılar birer insan gibidir, yıllar geçtikçe hüzünlenir, vakit gelince ağlarlar.
yargılar birer cellat gibidir ille de giyotinim ille de giyotinim derler. her göz altın aramasaydı çinko madenin şâhı olurdu.
ben altın dediklerinde aşağı bakıyorum, onlar altın dendiğinde “hani nerededir” diyerek her bir tarafa bakınıyorlar.
ben aynı şeyleri anlattıkça beni daha çok sevenleri görüyorum. gördüklerime inanmam gerek.
hüsranlarımla komşu olduğumdan beri beş çaylarında dolunayı izliyoruz. komşu komşunun külüne muhtaç…
tanıklarımı cansızlardan seçtim, sanıklarımsa canlılardan bir demet. bir tanığım var biri dilim diğeri kalemim.
biri üç öteki beş harftir… üç-beş anlatırlar.
maneviyat benim sarayım, hizmet edenim dua, askerlerim kelimeler, hüner süsüm. şimdi anlayabildin mi tüm bunlar benim iç yüzüm.
sana “ rab” dediğimde korkma, o senin de rabbın. kıldan ince kılıçtan keskin bir geçit bizi bekler, düşersen yanarsın, kendini tart.
o terazide ne kavun tartılır ne karpuz.
bebek karında. onun için orası dünya. ne çok seviyor orayı. yiyor içiyor…
ahiret o göbeğin terkidir işte. dışarıdaki kocaman evren nere… o bir katrecik göbek nere…
bu yolda yürümemiz için emir verildi. herkes tek başınadır denildi. emir yüce makamdan ulaştı.
bakıyorum da bazıları buna şaştı. bizler dünyaya yemeye, içmeye gelmedik. bunu hatırlaman benim gibi onlarca seneni alabilir.
bu sahibinin sesidir. sana senin sahibini hatırlatmak için verdiğim çaba değil nafile… bir-iki kişi de olsa aramıza katılır genişler bu kafile.
rabbim fazl- u keremiyle içimi ısıtıyor elhamdülillah. kalbi donmuşlara çöz diyor manen.
ne mutlu ısınana, ne mutlu çözülene, ne mutlu ruhunu yeterince doyuran fakire. sen ister kabullen ister reddet sonumuz yakın mesafe.
bal saçan dudaklar da benim acı kelamlarla yakan kor da benim.
yol yakınken çıkış bul… bir çıkar yol bulamayacağın* gün de gelecek. ölüm allah’ ın emri, ankebut’ ta belli.
biri rabbine “ben de yaratırım demiş”. rab “yarat bakalım” demiş. o biri eline toprağa daldırmış, rab şöyle demiş:
“dur bakalım, kendi toprağınla yap!...”
benim bahsettiğim bu derinlik hiçbir denizde yok, henüz kavuşmak yakındır, bir kulaç daha at ve karaya var*.
bu beyâbanın kumu olmayı çok iş sanma. senden yığınla var demektir.olabiliyorsan onun yağmuru ol!...
ne vesvasın yakınında kal ne de meleğin uzağında. kalbin hüzünlü olsun.
eğlenenleri ve eğlence düşkünlerini kendi meyhanelerinde bırak. bir bardak içindeki renkli suya teslim olanların sahibi hannastır.
yaşlı çocuk sago tebessümü dost bildi, yaşamadıkça karalamadı.
el herkeste var ama onun sahibinden el olmuşlar. üçüncü şahidim elimdir. kalp hakimdir.
sen beni iyice dinle. dinle ki bir çıkar yol bulasın…
adım yûnus… sagopa onun kahramanı.
hadi selametle… bu fakir yoluna devam eder, görelim mêvla ne eyler… ne eylerse güzel eyler vesselam…"
albümün güzel şarkılarından biri olan düşersem yanarım'ın beat'i en başta bana kürdan kolları hatırlattı. en orjinal iki parça ise tabi ki vesselam ile gölge haramileri. ayrıca beyaban ve dessas isimli şarkıların da sözleri ve beatleri baya ilgi çekici ilk izlenimlerime göre. tabi bu görüşler şarkıları dinledikçe değişebilir. zira sago şarkıları öyledir. dinledikçe yeni anlamlara bürünür. helal sago.